İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2009/18)

06.12.2009-27424 Resmi Gazete

İTHALATTA KORUNMA ÖNLEMLERİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2009/18)

Kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğ, 2/5/2009 tarihli ve 27216 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin 2009/1 sayılı Tebliğ ile başlatılan ve İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Karar ve İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliği çerçevesinde yürütülen soruşturma sonucunda alınan kararı içermektedir.

Soruşturma

MADDE 2 – (1) Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve bulguları içeren sonuç raporu ekte yer almaktadır.

Karar

MADDE 3 – (1) İthalatta Korunma Önlemlerini Değerlendirme Kurulu, 36.05 gümrük tarife pozisyonunda (GTP) yer alan eşyanın ithalatında 3 (üç) yıl süreyle ek mali yükümlülük şeklinde korunma önlemi uygulanmasına, ek mali yükümlülüğün aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde, azami ek mali yükümlülüğü aşmamak üzere, eşik birim kıymetten ithal edilen ürünün diğer yurtdışı giderler hariç CIF birim kıymetinin (net kilogram başına fiilen ödenen veya ödenecek bedel ile navlun ve sigorta bedelleri toplamı) çıkarılması suretiyle hesaplanan müspet farka tekabül eden tutar kadar belirlenmesine, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Korunma Önlemleri Anlaşması’nın (Anlaşma) 12.3 maddesi gereğince soruşturma konusu eşyanın ihracatçıları olarak önemli bir menfaati olan DTÖ üyeleri ile istişarelerde bulunulmasına, Anlaşma’nın 9.1 maddesi gereğince gelişmekte olan ülkelere muafiyet tanınmasına ve önlemin istihsali hususunda Bakanlar Kurulu’na öneride bulunulmasına karar vermiştir.

GTPEşik Birim Kıymet/Azami Ek Mali Yükümlülük

(ABD Doları/Net Kg)

1 inci Dönem (6/6/2009-5/6/2010)2 nci Dönem (6/6/2010-5/6/2011)3 üncü Dönem (6/6/2011-5/6/2012)
36.05Eşik Birim Kıymet3,103,053,00
Azami Ek Mali Yükümlülük1,000,950,90

Yürürlük

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür.

EK

KİBRİT İTHALATINDA KORUNMA ÖNLEMİ SORUŞTURMASINA İLİŞKİN ÖZET SONUÇ RAPORU

  1. SORUŞTURMAYA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER

1.1. Kapsam

Bu rapor, İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Karar hükümleri çerçevesinde yürütülen korunma önlemi soruşturması sonucunda yapılan tespitleri içermektedir.

1.2. Soruşturmanın Başlatılması

Kibrit ithalatına yönelik korunma önlemi soruşturması, yerli üretici Malazlar Kibrit San. ve Tic. A.Ş.’nin yapmış olduğu başvuruya istinaden, 2/5/2009 tarihli ve 27216 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin 2009/1 sayılı Tebliğ ile başlatılmıştır.

1.3. İlgili Tarafların Bilgilendirilmesi ve Dinlenmesi

Soruşturma konusu eşyanın yerli üreticileri, ithalatçıları ve ihracatçıları ile yabancı ülke temsilciliklerine ve diğer ilgili taraflara görüşlerini göndermeleri ve sözlü dinlenme taleplerini iletmeleri için yeterli süre tanınmıştır. İlgili taraf başvuru formları ve bilgi formları Müsteşarlık internet sayfasında yayımlanarak duyurulmuştur. Soruşturmaya ilgili taraf olarak iştirak etmek isteyen tüzel kişiliklerin başvuruları kabul edilmiş ve söz konusu tarafların görüşlerinin dinlenebilmesini teminen, 22/7/2009 tarihinde tarafları dinleme toplantısı yapılmıştır. Gerek bu toplantı öncesinde gerekse toplantıdan sonra Müsteşarlığımıza yazılı olarak iletilen bilgi formları ve ilgili taraf görüşleri, Müsteşarlık internet sayfasında yayımlanarak kamuoyuna duyurulmuştur.

1.4. Sonuçların Değerlendirilmesi

Soruşturma sonucunda elde edilen bilgiler ve değerlendirmeleri içeren soruşturma raporu İthalatta Korunma Önlemlerini Değerlendirme Kurulu’nun 20/11/2009 tarihli toplantısında değerlendirilmiştir.

1.5. Soruşturma Konusu Eşya

2009/1 sayılı Tebliğ ile ithalatına karşı korunma önlemi soruşturması başlatılan eşya, 3605.00.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonlu “kibritler (36.04 pozisyonundaki pirotekni eşyası hariç)” altında sınıflandırılmaktadır.

1.6. Benzer veya Doğrudan Rakip Ürün

Soruşturma konusu eşyanın yerli ve ithal olanları, ağırlıklı olarak tütün mamüllerinin yakılması amacıyla kullanılmaktadır. Bunun yanında, kibritler ev içi kullanım amacıyla da satın alınabilmektedir. Bu itibarla, soruşturma konusu kibritlerin yerli ve ithal olanlarının kullanım alanları aynıdır.

Kibritler genel olarak alt ve alt/orta gelir grubunda yer alan tüketicilerce kullanılmaktadır. Buna bağlı olarak, kibrit talebini belirleyen en önemli unsurun ürünün fiyatı olduğunu ve bu bağlamda kibritin, talebinin fiyat esnekliği göreceli olarak yüksek bir ürün olduğunu söylemek mümkündür. Bu itibarla, belirli bir marka kibrite olan talep, diğer marka kibritlerin ve ikame ürün olan çakmakların fiyat seviyelerinden önemli ölçüde etkilenebilmektedir.

Yerli ve ithal kibritler, başlıcaları bakkallar, gazete bayileri/büfeler ve süpermarketler olmak üzere aynı satış noktalarında nihai tüketiciye sunulmaktadır. Kibritler nihai satış noktasına ise distribütörler/toptancılar ve bayiler vasıtasıyla ulaşmakta olup dağıtım kanalının bu aşamalarında hem ithal hem de yerli kibritler tercih edilebilmektedir. Bu itibarla, soruşturma konusu eşyanın yerli ve ithal olanlarının aynı dağıtım kanalı yoluyla tüketicilere sunulduğu sonucuna varılmaktadır.

Bunun yanında, kibritin üretim süreci dünya ölçeğinde standarttır. Bu çerçevede, yerli ve ithal ürünler aynı üretim tekniğiyle üretilmektedir.

Diğer taraftan, yapılan incelemelerde, belirli bir fiyat seviyesinin üzerinde birim fiyatları haiz ithal kibritlerin, promosyon amaçlı olarak pazarlanabildiği veya nihai kullanıcılar tarafından lüks tüketim amacıyla talep edilebildiği tespit edilmiştir. Bu tip kibritlerin, boyut, şekil, renk gibi özellikleriyle de yerli kibritlerden ayrıldığı belirlenmiştir.

Bu itibarla, talep ve arz yönünden incelendiğinde, yerli kibritler ile belirli bir fiyat seviyesinin altında fiyatları haiz ithal kibritlerin benzer ürünler olduğunu söylemek mümkündür.

1.7. Yurt İçinde Yaratılan Katma Değer

Soruşturma konusu eşya olan kibritin üretimi, kibrit çöpünün üretilmesi, kibrit başının yapılması, kibrit dış kutularının yapılması, kibrit iç kutularının yapılması ve kibrit çöplerinin doldurulması ile ambalajlama olmak üzere beş süreçten oluşan bir bütün olarak değerlendirilebilir.

Yerli üreticinin üretim yapısının incelenmesi sonucunda ağaç tomruklarının gerekli işlemlerden geçirilerek kibrit çöpleri haline getirilmesiyle yurt içinde yaratılan katma değerin önemli bir kısmının oluştuğu anlaşılmıştır.

  1. SORUŞTURMA KONUSU EŞYANIN İTHALATI İLE İLGİLİ BİLGİLER

2.1. Mutlak İthalat

İthalat

(Ton)

200420052006200720082008

(1-6)

2009

(1-6)

1071753446111.2032821.211

2004 yılında 107 ton olan soruşturma konusu ürün ithalatı, izleyen yıllarda sürekli olarak artmıştır. İthalatın 2009 Ocak-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %330 oranında artış kaydettiği görülmektedir.

2.2. İthalatın Yerli Üretime Oranı

İthalat/Üretim

(% – Endeks)

20042005200620072008
1001462967945.611

İthalatın yerli üretime oranı incelenen dönem içerisinde önemli ölçüde artış göstermiştir.

2.3. İthalatın Piyasa Payı

İthalatın Piyasa Payı

(% – Endeks)

20042005200620072008
1001483265521.129

İthalatın piyasa payı son beş yıllık dönemde ciddi şekilde artmıştır. 2004 yılı ile karşılaştırıldığında ithalatın piyasa payı 2008 yılında 10 katın üzerinde artış kaydetmiştir.

2.4. Ülkeler İtibariyle İthalat

Ülkeler200420052006200720082009

(1-6)

Endonezya%18%76%88
Hindistan%8%46%46%16%4
ÇHC%1%2%4
Almanya%66%40%13%9%3%2
Polonya%13%18%4%7%2%1
Diğer%21%34%37%19%1%1

Yukarıdaki tabloda Türkiye’nin kibrit ithalatının yıllar itibariyle miktar bazında menşe ülkelere göre dağılımı yer almaktadır. Buna göre, inceleme konusu dönemde kibrit ithalatında ülke paylarının önemli ölçüde değişiklik gösterdiği görülmektedir. 2006 yılına kadar Endonezya’dan kibrit ithalatı yapılmazken, ithalatın 2008 yılında %76’sını, 2009 Ocak-Haziran döneminde ise %88’ini bu ülke menşeli ürünler oluşturmuştur. Yine, 2003 ve 2004 yıllarında ithalat yapılmayan bir ülke olan Hindistan, izleyen yıllarda ithal kibritlerin önemli bir tedarikçisi konumuna gelmiştir. Buna karşın, söz konusu dönemde, Almanya ve Polonya’nın ithalat içerisindeki ağırlıklarını önemli oranda kaybettikleri görülmektedir.

3. ÖNGÖRÜLMEYEN GELİŞMELER

Kibrit üretim koşulları üzerinde, teknoloji ve makinalaşmayla birlikte hammadde maliyetleri, hammaddelere yakınlık, işgücü maliyetleri ve önemli pazarlara yakınlık gibi faktörler etkili olmaktadır. Aşağıdaki tablolarda sırasıyla dünya kibrit ihracatı ve ülkelerin dünya kibrit ihracatı içerisindeki payları görülmektedir.

Dünya Kibrit İhracatı, Bin ABD Doları

İhracatçı20042005200620072008
Dünya179.283192.715202.728225.272224.374
Hindistan12.74323.49925.54235.61037.047
İsveç22.73325.54829.65632.67736.503
Rusya21.34419.98222.40827.97528.955
Pakistan18.07118.59623.82925.23425.657
Beyaz Rusya6.6517.8329.45311.61314.113
Endonezya3.7326.0287.2627.2449.433

Kaynak: International Trade Center (ITC)

Dünya Kibrit İhracatında Ülke Payları, %

İhracatçı20042005200620072008
Hindistan712131617
İsveç1313151516
Rusya1210111213
Pakistan1010121111
Beyaz Rusya44556
Endonezya23434

Kaynak: ITC

Yukarıda görüldüğü üzere, dünya kibrit ihracatı yıllar içerisinde düzenli bir artış seyri izlemiş ve 2004 yılında 179 milyon USD iken 2008 yılında 224 milyon USD’ye yükselmiştir. Ülkeler 2008 yılı ihracat değerlerine göre sıralandığında, ihracatta ilk altı sıranın beşini gelişmekte olan ülkelerin aldığı görülmektedir. Bunun yanında, söz konusu dönemde gelişmekte olan ülkelerin dünya ihracatından aldıkları pay genel itibariyle yükseltmiştir. Bu husus, dünya kibrit üretiminde gelişmekte olan ülkelerin ağırlığının yakın geçmişte göreceli olarak arttığına işaret etmektedir.

Bunun yanında, konu talep yönünden değerlendirildiğinde, kibrite olan talebin satış fiyatları, nüfus büyüklüğü, tütün mamülleri kullanım eğilimleri ve ikame ürün fiyatlarının gelişimi gibi faktörler tarafından belirlendiğini söylemek mümkün bulunmaktadır. Bu çerçevede, dünya kibrit ithalatının gelişimine dair özet bir tablo aşağıda sunulmaktadır.

Dünya Kibrit İthalatı, Ton

İthalatçı20042005200620072008
Dünya123.273118.947128.502120.884
Nijerya3.0666.57612.081
Ukrayna10.63710.59710.90110.93010.370
Kazakistan7.3655.9067.4719.2326.744
Uganda3.2973.7203.0023.5396.189
Angola2.0203.0601.5975.541
ABD4.6614.1273.7743.519

Kaynak: ITC

 

Kibrit ithalatı 2008 yılı büyüklüklerine göre sıralandığında, ithalatta ilk altı sıranın beşini gelişme yolundaki ve en az gelişmiş ülkelerin aldığı görülmektedir. Bu itibarla, yukarıda sayılan etkenlerin yıllar içerisindeki değişimi sonucunda dünya kibrit talebinin içerisinde gelişmiş ülkelerin payının kademeli olarak gerilediğini söylemek mümkündür.

Dünya kibrit piyasasında yaşanan tüm bu değişimlerin Türkiye’nin kibrit ithalatında önemli etkileri olmuştur. Kibrit üretiminin, düşük maliyetlerle ön plana çıkan gelişmekte olan ülkelerde yoğunlaşması ve gelişmiş ülkelerin dünya kibrit talebindeki ağırlığının gerilemesi, göreceli olarak düşük birim fiyatlı kibritlerin nüfus büyüklüğü ve tütün mamülleri kullanım eğilimleri ile önemli bir pazar konumunda olan Türkiye’ye yönelmesi sonucunu doğurmuştur.

Sonuç itibariyle, dünya kibrit arz ve talep koşullarının son yıllardaki gelişimi, Türkiye’nin kibrit ithalatında ani artışa yol açan öngörülmeyen gelişmeler olarak değerlendirilmektedir.

4. CİDDİ ZARAR TESPİTİ İLE İLGİLİ BİLGİLER

4.1. Üretim

 

Üretim

(Ton – Endeks)

20042005200620072008
1001121097220

 

2005 yılını %12 oranında artışla kapatan üretim, 2006 yılında %3, 2007 yılında ise %34 oranında gerilemiştir. Yerli üretici, 2008 yılının Nisan ayında üretim faaliyetini durdurmuştur.

4.2. Yurt içi Satışlar

 

Yurt içi Satışlar

(Ton – Endeks)

200420052006200720082008

(1-6)

2009

(1-6)

1001097247552755

 

Yerli üreticinin yurt içi satışları 2005 yılında %9 oranında artış kaydetmiştir. Yurt içi satışların 2007 ve 2008 yıllarında %34 oranında düştüğü görülmektedir. Buna karşın, satışların 2008 yılı ile 2009 yılı Ocak-Haziran döneminde artış kaydettiği tespit edilmiştir.

4.3. Kapasite ve Kapasite Kullanım Oranı (KKO)

 

KKO

(% – Endeks)

20042005200620072008
1001121097220

 

Yerli üreticinin toplam üretim kapasitesi soruşturma konusu dönem boyunca aynı seviyede kalmıştır. Bu bağlamda, üretimde yaşanan değişimleri yansıtan kapasite kullanım oranı, 2008 yılında son beş yılın en düşük değerine gerilemiştir.

4.4. Dönem Sonu Stoklar

 

Stoklar

(Ton – Endeks)

200420052006200720082008

(1-6)

2009

(1-6)

1008712922017522966

 

2005 yılında %13 oranında gerileyen dönem sonu stokların izleyen iki yılda önemli ölçüde artış kaydettiği görülmektedir. Buna karşın, 2008 yılında üretime ara verilmesiyle birlikte eritilmeye başlanan stoklar, 2009 yılının Haziran ayı itibariyle incelenen dönemin en düşük seviyesine inmiştir.

4.5. İstihdam

 

İstihdam

(İşçi sayısı – Endeks)

20042005200620072008
1001031018522

 

Kibrit üretiminde çalışan direkt işçi sayısının 2006 yılından başlamak üzere sürekli olarak gerilediği görülmektedir.

4.6. İşgücü Verimliliği

 

Verimlilik

(Ton/İşçi – Endeks)

20042005200620072008
1001091078591

 

2005 yılında %9 oranında artış gösteren verimliliğin izleyen iki yılda gerilediği görülmektedir. 2008 yılında üretimde yaşanan büyük oranlı düşüşe bağlı olarak, işgücü verimliliği bu yılda önemli ölçüde azalmıştır.

4.7. Kârlılık

 

Kârlılık

(% – Endeks)

200420052006200720082009

(1-6)

10049-35-50-3130

 

Kârlılığın 2004 ve 2005 yıllarında pozitif değerler aldığı ancak işletmenin izleyen üç yılda üretim faaliyetinden zarar ettiği tespit edilmiştir. Kârlılık, 2009 Ocak-Haziran döneminde belirli bir ölçüde yükselmiştir.

  1. NEDENSELLİK İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ

5.1. Fiyat Kırılması

Soruşturma konusu ürünün tedarik zinciri içerisinde yer alan aktörlerin ürün tercihini belirleyen en önemli etkenin ürünün fiyatı olduğu bilinmektedir. Bu itibarla, yerli ve ithal kibritlerin fiyatlarını aynı aşamada karşılaştırmak üzere hazırlanan tablo aşağıda verilmektedir. Tabloda, ağırlıklı ortalama ithal fiyatlarına diğer masraflar eklenerek oluşturulan İthal Ürün Fiyatı, gümrük işlemleri sona ermiş ithal ürünün yıllar itibariyle birim fiyatını göstermektedir. Bunun yanında, tabloda, Yerli Ürün Fiyatı-1, yerli üretimin yıllar itibariyle ağırlıklı ortalama yurt içi satış fiyatını ifade etmektedir. Ayrıca, yerli üretimin 2006 yılından 2008 yılına negatif kârlılıkla çalıştığı göz önüne alınarak yerli ürünün yıllar itibariyle “olması gereken” fiyatını gösteren Yerli Ürün Fiyatı-2 oluşturulmuştur. Yerli Ürün Fiyatı-2, yerli ürünün sınai maliyetine, makul düzeyde bir kâr eklenerek hesaplanmıştır.

 

Fiyat20042005200620072008
İthal Ürün Fiyatı (USD/Kg – Endeks)10086667466
Yerli Ürün Fiyatı-1 (USD/Kg – Endeks)10098768488
Yerli Ürün Fiyatı-2 (USD/Kg – Endeks)100113113144149
Fiyat Kırılması (%)10101023

 

Tabloda görüldüğü üzere, ithal ürünün fiyatı incelenen dönem içerisinde önemli ölçüde gerilemiştir. Buna paralel olarak, ithal ürün, yerli ürünün fiyatını son dört yıl boyunca sürekli olarak kırmış, fiyat kırılması 2008 yılında %23’e ulaşmıştır. Ayrıca, yerli ürün fiyatının incelenen dönem içerisinde kademeli olarak gerilediği ve son 3 yıl boyunca yerli ürün fiyatının yerli ürün maliyetinin altında kaldığı göz önüne alındığında, yerli kibritlerin soruşturma konusu dönemde fiyat yıpranmasına ve fiyat baskısına maruz kaldığı değerlendirilmektedir.

5.2. Diğer Faktörlerin Etkisi

Bu kısımda, ilgili tarafların soruşturma esnasında sunmuş oldukları görüşler de dikkate alınarak, ithalatta görülen artış dışında kalan faktörlerin yerli üretimde ortaya çıkan ciddi zarar üzerinde ne ölçüde etkili oldukları incelenmiştir. Söz konusu faktörlerin yerli sanayi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmeler başlıklar halinde aşağıda sunulmaktadır.

5.2.1. Tüketim

İlgili taraflar, soruşturmaya ilişkin olarak iletmiş oldukları görüşlerde, Türkiye’de kibrite olan talebin son yılarda önemli ölçüde azaldığını belirterek yerli üreticinin yaşadığı ekonomik sıkıntının ithalat artışı dışında kalan diğer faktörlerle beraber tüketimde yaşanan düşüşten kaynaklandığını savunmuştur. Aşağıdaki tabloda Türkiye’nin yıllar itibariyle miktar bazında kibrit tüketimi yer almaktadır. Tüketim büyüklükleri, başvuru sahibi yerli üretici firma ile ithalatçı firmalar tarafından sağlanan veriler ve ithalat istatistikleri kullanılarak hesaplanmıştır.

 

Tüketim

(Ton – Endeks)

200420052006200720082008 (1-6)2009 (1-6)
1001049177643852

 

 

Buna göre, tüketim 2005 yılında incelenen dönemin en yüksek değerine ulaşmıştır. Tüketimin izleyen üç yılda sürekli olarak düştüğü, 2009 Ocak-Haziran döneminde ise %37 oranında arttığı görülmektedir.

Bu itibarla, Türkiye’de kibrit piyasasının incelenen dönem içerisinde belirli ölçüde daraldığını söylemek mümkündür. Bu daralmanın yerli üretici üzerindeki etkisi soruşturma esnasında incelenmiş olup aşağıdaki tabloda bu incelemenin sonuçları yer almaktadır. Pay-1, yerli üreticinin yurt içi piyasadan yıllar itibariyle aldığı payı göstermektedir. Pay-2 ise 2005 yılı tüketiminin izleyen yıllarda sabit kaldığı varsayımıyla 2005 yılı tüketimi ile gerçekleşen tüketim arasındaki fark, 2005 yılı payı oranında yerli üreticinin satışlarına eklenerek hesaplanan yerli üretici payını ifade etmektedir.

 

Piyasa Payı2005200620072008
Pay-1

(% – Endeks)

100755882
Pay-2

(% – Endeks)

100776888

 

Görüldüğü üzere, yerli üretici küçülen piyasada 2006 ve 2007 yıllarında pazar kaybı yaşamış, üreticinin 2008 yılı piyasa payında ise bir miktar artış olmuştur. Bunun yanında, piyasanın daralmadığı varsayımıyla hesaplanan piyasa payı, gerçekleşen piyasa payından belirli bir ölçüde yüksek değerler alsa da, söz konusu iki büyüklük benzer bir seyri takip etmektedir.

Sonuç itibariyle, kibrite olan talepte yaşanan düşüş yerli üretimde oluşan ciddi zararı belirli bir düzeyde etkilemiş olsa da bu etkinin sınırlı bir seviyede kaldığını söylemek mümkündür.

5.2.2. İhracat

İlgili taraflar yerli sanayinin uğradığı ciddi zararın bir başka sebebinin ise yerli üreticinin ihracatında görülen düşüş olduğunu öne sürmüşlerdir. Bu çerçevede, başvuru sahibi yerli üreticinin yıllar itibariyle yurt dışı satışlarına ilişkin göstergeler aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

 

Yurt dışı Satışlar20042005200620072008
Miktar (Ton – Endeks)100110116331
Değer/Ciro (% – Endeks)1001051751142

 

Yurt dışı satışlar 2005 yılında %10 oranında artmıştır. Ekonomik göstergelerde bozulmanın ortaya çıktığı ilk yıl olan 2006’da ise yurt dışı satışlar %6 oranında yükselmiştir. İzleyen iki yılda ise yurt dışı satışlar çok önemli ölçüde düşmüştür.

Bunun yanında, yurt dışı satışların toplam satışlara oranı incelendiğinde, yerli üreticinin geleneksel olarak yurt içi pazar ağırlıklı bir yapısının olduğu görülmektedir. Ancak, ekonomik durumun kötüleştiği 2006 yılında firma, yurt dışı satışları gerek miktar gerekse pay olarak arttırabilmiştir. Buna karşın, izleyen yıllarda iç piyasa koşullarına bağlı olarak azalan üretim, yurt dışı satışlarda da düşüşe yol açmıştır.

Bu çerçevede, izlediği seyir ve toplam satışlar içerisindeki ağırlığı itibariyle yurt dışı satışların oluşan ciddi zarar üzerinde etkisinin bulunmadığı, yurt dışı satışlardaki azalmanın ekonomik durumdaki bozulmanın bir sonucu olduğu düşünülmektedir.

5.2.3. İkame Ürünler

İlgili taraflar, çakmaklar ile kibritlerin kullanım alanları itibariyle ikame ürünler olduğunu belirterek son yıllarda talebinde artış görülen özellikle Uzak Doğu menşeli ve göreceli olarak düşük birim fiyatlı çakmakların yol açtığı rekabetin yerli üretimde ortaya çıkan zarar üzerinde önemli etkilerinin bulunduğunu savunmuştur. Bu itibarla, Türkiye’nin 9613.10 GTP’li “tekrar doldurulamayan gazlı çep çakmakları” ile 9613.20 GTP’li “doldurulabilen gazlı çep çakmakları” ithalatının yıllar itibariyle değişimi aşağıdaki tabloda görülmektedir.

 

Çakmak İthalatı

(Değişim – %)

20042005200620072008
713-26-7

 

Türkiye’nin çakmak ithalatı 2005 yılında %71, 2006 yılında ise %3 oranında artmıştır. İthalat izleyen iki yılda ise önemli ölçüde gerilemiştir. Buna karşın yerli üreticinin yurt içi satışları 2005 yılında artış göstermiştir. Çakmak ithalatının önemli oranda azaldığı 2007 yılında ise yurt içi satışların %34 oranında gerilediği tespit edilmiştir.

Bu çerçevede, yerli üretim dalında ortaya çıkan zarar ile kibritin ikame ürünü olan çakmağın ithalatının seyri arasında bir ilişki tespit edilememiştir.

5.2.4. Maliyetler

Soruşturma esnasında ilgili taraflarca, zarar üzerinde üretim maliyetlerinde yaşanan artışın önemli ölçüde etkili olduğu ifade edilmiştir. Bu itibarla, yerli üreticinin yıllar itibariyle birim sınai maliyeti aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.

 

Sınai Maliyet (TL/Kg – Endeks )20042005200620072008
100107114132136

 

Soruşturma konusu ürünün birim sınai maliyeti incelenen dönem içerisinde toplamda %36 oranında artış kaydetmiştir. Sınai maliyette en yüksek oranlı artış 2007 yılında yaşanmıştır. Maliyet artışının yerli üretici üzerindeki etkisini incelemek üzere, öncelikle sınai maliyetin incelenen dönemde Tüketici Fiyatları Endeksi’nde görülen artış ile aynı oranda arttığı varsayılmıştır. Bu durumda, sınai maliyetin seyri aşağıda gösterilmektedir.

 

Sınai Maliyet (TL/Kg – Endeks )20042005200620072008
100108117124146

 

Görüldüğü üzere, sınai maliyet bu varsayım altında toplamda daha yüksek oranlı bir artış kaydetmektedir. Son olarak, gerçekleşen maliyetler ile TÜFE-bazlı maliyetler kullanılarak hesaplanan kârlılık oranları aşağıdaki tablo verilmektedir.

 

Kâr20042005200620072008
Kârlılık 1

(% – Endeks)

10049-35-50-31
Kârlılık 2

(% – Endeks)

10044-51-18-66

 

Gerçekleşen ve hesaplanan kârlılığın genel olarak aynı seyri izlediği görülmektedir. Maliyetler incelenen dönemde TÜFE oranında artmış olsaydı yerli üreticinin üretim faaliyetinden yalnızca 2007 yılında gerçekleşenden daha az zarar etmiş olacağı tespit edilmiştir. Bu çerçevede, maliyetlerde görülen artış ile ciddi zarar arasında anlamlı bir ilişki kurulamamıştır.

5.2.5. Kapasite

Yerli üreticinin kurulu kaspitesinin incelenen dönemde sabit kaldığı göz önüne alındığında, kapasite fazlasının ciddi zarar üzerinde etkisi olan bir faktör olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.

  1. SONUÇ

Sonuç olarak, soruşturma konusu eşyanın ithalatının özellikle son dönemde ani ve önemli oranda arttığı; bu artışın yerli üreticinin ekonomik göstergelerinde bozulmalara neden olduğu, ithalat artışı ve gerçekleşme koşulları ile yerli üreticinin ciddi zarar ile karşı karşıya kalması arasında kuvvetli bir nedensellik ilişkisinin olduğu anlaşılmıştır.