E-Bülten

Sözlük

Döviz

1 $ = 3,61 TL
1 € = 3,92 TL
13188618 Ziyaretçi

19 SERİ NO'LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

19 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (A) bölümü Seri No 117 ile yürürlükten Kaldırılmıştır.

19 SERİ NO'LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
21.03.1986-19054 Resmi Gazete

Katma değer vergisi uygulaması ile ilgili olarak aşağıdaki hususların açıklanmasına gerek duyulmuştur.

A _ Gelir Vergisi Kanununun 18. Maddesi Kapsamına Giren İşlemlerde Sorumluluk Uygulaması:

Katma Değer Vergisi kanununun 1/l. maddesine göre serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler vergiye tabidir. Buna göre, sözü edilen faaliyetleri mutad ve sürekli bir şekilde yapanlar gerçek usulde katma değer vergisine tabi olacak, arızi nitelik taşıyan serbest meslek faaliyetlerinde ise vergi uygulanmayacaktır.

Gelir Vergisi Kanununun 3239 sayılı Kanunla değişik 18. maddesi kapsamına giren faaliyetlerde de yukarıdaki hüküm geçerli olacaktır. Sözü edilen 18. madde kapsamına giren faaliyetlerin mutad ve sürekli bir çerçevede sürdürülmesi gerçek usulde katma değer vergisi mükellefiyetini gerektirmektedir. Bu faaliyetlerin arızi olarak yapılması halinde yukarıdaki açıklama çerçevesinde vergi aranılmayacaktır.

Öte yandan, Katma değer Vergisi Kanununun 9. maddesinde; Maliye ve Gümrük Bakanlığının, gerekli görülen hallerde, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. Bu yetkiye dayanılarak, Gelir Vergisi Kanununun sözü edilen 18. maddesi kapsamına giren teslim ve hizmetleri münhasıran aynı Kanunun 94. maddesinde zikredilen kişi ve kuruluşlara yapanların katma değer vergisinin bu kişi veya kuruluşlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi uygun görülmüştür.

Serbest meslek erbabının bu uygulamadan faydalanabilmesi için gerçek usulde katma değer vergisi mükellefiyetlerinin sadece Gelir Vergisi Kanununun 18. maddesi kapsamına giren işlemlerden ibaret olması ve işlemlerinin tamamının aynı Kanunun 94. maddesine göre gelir vergisi stopajına tabi bulunması gerekmektedir. Buna göre 18. madde kapsamına giren teslim veya hizmeti 94. maddede sayılan kişi ve kuruluşlar yanında maddede yer almayanlara da yapanlar bu uygulamadan faydalanamayacaktır.

Bu şartları taşıyan mükelleflerin en geç 25 Nisan 1986 günü mesai saati sonuna kadar bağlı bulundukları vergi dairesine yazılı olarak başvurmaları gerekmektedir. İşlemleri Gelir Vergisi Kanununun 18. maddesi kapsamına girmekle birlikte halen gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olmayıp, bu tarihten sonra mükellef olması gerekenlerden bu uygulamadan faydalanmak isteyenlerin, işlemden önce ilgili vergi dairelerine yazılı olarak başvurmaları zorunludur.

Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinde sayılan kişi veya kuruluşlar, aynı Kanunun 18. maddesi kapsamına giren kişilere yapacakları ödemeler ile ilgili olarak gelir vergisi stopajına esas olan miktar üzerinden % 10 nispetinde katma değer vergisini hesaplayıp vergi sorumlularına ait katma değer vergisi beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edip ödeyeceklerdir. Ancak bu şekilde işlem yapılabilmesi için Gelir Vergisi Kanununun 18. maddesi kapsamına giren kişilerin bu durumu önceden vergi sorumlusuna bildirmesi gerekmektedir. İşlemlerine ait verginin beyan ve ödeme mükellefiyeti sorumlular tarafından yerine getirilen serbest meslek mensupları ise aynca katma değer vergisi beyannamesi vermeyecek ve defter tutmayacaklardır. İşlemin belgelenmesi ise Vergi Usul Kanununun genel hükümlerine göre gerçekleştirilecektir.

Sorumluluk uygulamasını tercih etmeyenler ile esasen bu kapsama girmesi mümkün olmayan mükelleflerin, Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinde sayılan kişi ve kuruluşlara yaptıklan teslim ve hizmet ifaları sebebiyle hesaplanan katma değer vergisi kendileri tarafından mükellef sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Bu mükellefler genel hükümler çerçevesinde defter tutacak, belge düzenleyecek ve katma değer vergisi beyannamesi vereceklerdir. 94. maddede sayılan kişi ve kuruluşların bu işlemler sebebiyle vergi sorumlulukları söz konusu değildir.

Gelir Vergisi Kanununun 18. maddesi kapsamına giren işlemlerde "sorumlu"luk uygulaması 1 Nisan 1986 tarihinden itibaren geçerli olacaktır.

B _ Götürü Usulde Vergilendirilen Mükelleflerin Katma Değer Vergilerinin Hesaplanması:

Katma Değer Vergisi Kanununun 38. maddesinde; Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları götürü usulde tespit edilen ticaret ve serbest meslek erbabının katma değer vergisinin her türlü mal ve hizmet alışları ile giderleri toplamına % 13 oranının uygulanması suretiyle bulunacak miktardan alış ve giderlere ait belgelerde gösterilen katma değer vergisinin indirilmesi suretiyle, kazançları götürü gider usulüne göre tespit edilen çiftçilerin katma değer vergisini Gelir Vergisi Kanununa göre tespit edilen safi kazançları üzerinden hesaplanacağı bu şekilde hesaplanan verginin Gelir Vergisi Kanununa göre götürü olarak belirlenen safı kazançlarının % 10'undan aşağı olamayacağı hükme bağlanmıştır.

Katma Değer Vergisi Kanununun genel hükümlerine göre, bu hesaplamada, Kanunun kapsam, istisna ve temel gıda maddelerine dair hükümlerinin gözönüne alınacağı tabiidir. Buna göre, faaliyetleri arasında vergiden istisna edilmiş bulunan veya özel matrah şekli uygulanan işlemleri bulunan mükelleflerin götürü vergileri ile ilgili hesaplamaya bu işlemler dahil edilmeyecektir. Faaliyetleri içinde indirimli oranda vergilendirilen temel gıda maddelerine ait işlemleri bulunan mükelleflerin götürü vergilerinin hesabında ise bu işlemler indirimli oran üzerinden dikkate alınacaktır.

Bu kapsama giren mükellefler, verecekleri katma değer vergisi beyannamesine; normal oranda vergiye tabi işlemleri ile vergiden istisna edilmiş bulunan, özel matrah şekline tabi olan ve temel gıda maddelerine ait olup indirimli oran uygulanan işlemlerini toplu rakamlar itibariyle gösteren bir liste ekleyeceklerdir.(*)

C _ Petrol Arama Faaliyetlerine Dair İstisna:

Bilindiği gibi, 19.12.1985 tarih ve 18963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde petrol arama faaliyetleri ile ilgili istisna uygulaması hakkında gerekli açıklama yapılmıştır.

Genel Tebliğin 3. paragrafında, petrol arama faaliyetlerine ait olmayan idari faaliyetler ile bina tesislerinin ve teçhizatının inşası, kurulması ve işletilmesine ait mal ve hizmetlerin istisnadan yararlanamayacağı belirtilmiştir. Bu uygulama münhasıran petrol arama faaliyetinde bulunmayıp, üretim, taşıma veya tasfiye yapan kuruluşları kapsamaktadır, Ancak, münhasıran petrol arama faaliyetinde bulunan kuruluşların idari faaliyetleri ile bina tesislerinin ve teçhizatının inşası, kurulması ve işletilmesine ait mal ve hizmet alımlarının petrol arama faaliyeti ile ilgili açık olduğundan, bu mal ve hizmet alımlarında sözü edilen istisna hükmü gereğince vergi uygulanmayacaktır. Bu uygulama, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından, münhasıran arama faaliyetinde bulunduklarına dair bir belge almış olan kuruluşlar için geçerli olacaktır.

Öteyandan, sözü edilen istisna kapsamında faaliyet gösteren belgeli kuruluşlaıa yapılan teslim ve hizmetler sebebiyle fatura ve benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmek suretiyle katma değer vergisinin hesaplanması halinde ise, aynı Kanunun 32. madde hükmüne göre işlem yapılacaktır.

D _ Genel Bütçeli İdarelerin Katma Değer Vergisi Mükellefiyeti:

Bilindiği gibi, Katma Değer Vergisi Kanununun 1/3-g maddesi hükmüne göre genel bütçeli idarelerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri vergiye tabi bulunmaktadır.

Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetlerine dair harcamaları genel bütçeden karşılanan bu idarelerin, vergiye tabi faaliyetlerine ait katma değer vergisi mükellefiyetlerinin aşağıdaki şekilde yerine getirilmesi uygun görülmüştür.

Katma Değer Vergisi Kanununun 46. maddesinin 5. fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, Bakanlığımıza başvurarak izin alan Genel Bütçeli İdarelerin sözü edilen vergiye tabi işlemleri sebebiyle katma değer vergisi mükellefiyetleri tesis edilmeyecek, bu işlemleriyle ilgili katma değer vergisi vezne alındılarında aynca gösterilmek kaydıyla Saymanlıklarca tahsil edilecektir.

Diğer taraftan genel bütçeli idarelere bağlı iktisadi amaçlı kuruluşların mesela döner sermayeli işletmelenin teslim ve hizmetleri ile ilgili mükellefiyetlerinin önceden olduğu gibi devam edeceği ve bu uygulamadan faydalanamayacakları tabiidir.

E _ İhracat İstisnası:

1. 26.12.1985 gün ve 18970 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (D) bölümünün ikinci paıagrafında "hizmet ihracında bulunan mükelleflerin, ihraç ettikleri hizmete ait gümıük çıkış beyannamesi düzenlemeleri söz konusu olmadığından bu mükelleflerden katma değer vergisi beyannamelerine; ihraç edilen hizmete ait yuıt dışındaki müşteriler adına düzenlenen fatura ve benzeri vesikaların sureti ile söz konusu hizmet bedeline dair döviz alım belgesinin aslının veya noterce onaylı suretini ekleyecekleri" belirtilmiştir.

Ancak, döviz alım belgesinin mükelleflere geç intikal ettiği gözönüne alınarak bu belgenin katma değer vergisi beyannamelerine eklenmesi zonınluluğu kaldırılmıştır. Fakat katma değer vergisi mükelleflerinin bu belgeyi temin ettikten sonra 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun "Muhafaza ve İbraz Hükümleri" uyarınca saklamaları gerekmektedir. Fatura ve benzeri vesikalara ait suretlerin ise eskiden olduğu gibi beyannameye eklenmesine devam edilecektir.

2. Katma Değer Vergisi Kanununun 12/1-b maddesine göre bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük hattından geçerek bir dış ülkeye vasıl olması gerekmektedir. Konuyla ilgili olarak yayımlanan 4 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde; fiili ihracatın gümrük çıkış beyannamesinin ilgili gümrük idaresi tarafından tescil edilmesi ile gerçekleşmiş sayılacağı, fiili ihracat tarihinin ise bu beyannamelerin ön yüzünün üst orta bölümündeki tarih olacağı ifade edilmiştir.

Özellikle iç gümrüklerden yapılan ihracat işlemlerinde Tebliğde sözü edilen ön yüzün üst orta bölümündeki tarih ile malın gümrük hattını geçtiği tarih farklı olabilmektedir. Bu durum gözönüne alınarak 4 Seri No.lu Genel Tebliğin A/1 bölümünün 1. paragrafının "fiili ihracat tarihi ise bu beyannamelerin ön yüzünün üst orta bölümündeki tarihtir" ifadeli son cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Katma değer vergisi uygulamasında ihracat işleminin gerçekleştiği tarih, malın gümrük hattından geçtiği sırada çıkış gümrüğünce belirlenen ve gümrük çıkış beyannamesinin ilgili bölümünde belirtilen "Gümrük hattını çıkış tarihi" olacaktır.

Bu uygulama 1 Nisan 1986 tarihinden itibaren geçerli olacak, bu tarihe kadar yapılan ihracat işlemlerinde ise 4 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğine göre işlem yapılacaktır.

Tebliğ olunur.

(*) Güncelliği Kalmamıştır.