E-Bülten

Hava Durumu

Döviz

1 $ = 3,67 TL
1 € = 4,34 TL
15378763 Ziyaretçi

2009/1

Dış Ticaret Müsteşarlığından:   12.01.2009-27108 Resmi Gazete
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN
ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(2009/1)
BİRİNCİ KISIM
Genel Bilgi ve İşlemler
             Soruşturma
             MADDE 1 – (1) Yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerli üretim dalı adına 22 şikayetçi ve şikayeti destekleyen 3 firma tarafından yapılan başvuru üzerine, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), Hindistan ve Endonezya menşeli “suni ve sentetik liflerden iplikler” (kesik elyaf iplikleri) için 11/1/2008 tarih ve 26753 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2008/2 sayılı Tebliğ ile başlatılan ve Dış Ticaret Müsteşarlığı (Müsteşarlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülen damping soruşturmasında nihai karar aşamasına gelinmiştir.
             Kapsam
             MADDE 2 – (1) Bu bildirim; 4412 sayılı Kanunla değişik 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarih ve 99/13482 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarih ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümleri çerçevesinde yürütülen damping soruşturması sonuçlarını içermektedir.
             Yerli üretim dalının temsil niteliği
             MADDE 3 – (1) Mevcut veriler ışığında, yerli üretim dalı adına 22 şikayetçi firmanın 2006 yılı itibariyle Türkiye üretiminin % 55,3’ünü gerçekleştirdiği; şikayeti destekleyen 3 firma da dahil olmak üzere bilinen diğer üreticilerin ise Türkiye toplam üretiminin % 44,7’sini gerçekleştirdiği, bu bağlamda başvuru aşamasında Yönetmeliğin 20 nci maddesi gereğince şikayetin yerli üretim dalı adına yapıldığı değerlendirilmiştir.
             (2) Başvurunun gizli olmayan örneğinde, Türkiye’de yerleşik üreticilerin üretim verileri ile üretim payları gizli olması sebebiyle açıklanmamıştır. Gerek Anti-Damping Anlaşması’nın 5.4 maddesi hükümleri gerekse Yönetmelik’in 17 nci maddesi hükümleri gereğince şikayetçi ve şikayeti destekleyen üreticilerin üretim verilerinin ve üretimdeki paylarının tek tek açıklanması zorunluluğu bulunmamaktadır.
             (3) Bazı ithalatçı firmaları temsilen gerek soruşturmanın ilk safhasında yazılı olarak gerekse kamu dinleme toplantısında şikayetçi ve destekçi firmaların yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olmadığı iddiası dile getirilmiş ve bu nedenle soruşturmanın önlemsiz olarak kapatılması talep edilmiştir. Bu iddiaya mesnet olarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın internet sayfasında yer alan kapasite verilerine atıfta bulunulmuş ve şikayetçi olmadığı iddia edilen firmaların şikayetçi firmalara göre daha fazla kapasiteye sahip oldukları iddia edilmiştir.
             (4) Şikayetçi ve destekçi firmaların yerli üretim dalını temsil edecek büyüklüğe sahip olup olmadığı üreticilerce sağlanan üretim miktarları ve kamuya açık bilgiler ışığında değerlendirilmiştir. Ayrıca, hiçbir üretici firmanın şikayete karşı görüş beyan etmediği de dikkate alındığında ilgili mevzuat kapsamında şikayetçi ve şikayeti destekleyen üreticilerin toplam üretim içindeki payının %25 düzeyinde olması yerli üretim dalını temsil anlamında yeterlidir. Bu çerçevede, söz konusu iddianın yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
             Bilgilerin toplanması ve değerlendirilmesi
             MADDE 4 – (1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün bilinen yerli üreticilerine, Müsteşarlıkça tespit edilen ithalatçılarına, ÇHC, Hindistan ve Endonezya’da yerleşik Müsteşarlık tarafından ticaret unvanları ve adresleri bilinen ihracatçılarına ve anılan ülkelerde yerleşik diğer ihracatçılara iletilebilmesini teminen soruşturmaya taraf üç ülkenin Ankara Büyükelçiliklerine soru formları gönderilmiştir. Taraflara soru formlarını yanıtlamaları için posta süresi dahil 37 gün süre tanınmış ve müteakiben yaptıkları süre uzatımı yönündeki makul talepler karşılanmıştır.
             (2) Yerli üretim dalını temsil eden üreticiler, soru formuna usulüne uygun şekilde yanıt vermiştir. Ayrıca, mezkûr firmalar soruşturma süresi boyunca Müsteşarlıkla işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.
             (3) Soruşturma kapsamında her üç ülkeden işbirliğine gelen firmaların sayısının fazla olması nedeniyle İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 27 nci maddesi gereğince örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Örnekleme yönteminde soruşturma döneminde miktar bazında Türkiye’ye en yüksek ihracat payı kıstası başta olmak üzere ürün tipi, ithalatçı sayısı kıstasları göz önüne alınarak örnekleme dahil edilecek firmalar tespit edilmiştir. Örnekleme dahil edilen firmaların Türkiye’ye ihraç miktarı, soruşturmaya konu her bir ülkeden işbirliğine gelen firmaların toplam ihracatının asgari %50’sini, soruşturma kapsamında işbirliğine gelen firmaların Türkiye’ye toplam ihracat miktarının ise % 62’sini oluşturmaktadır.
             (4) Ayrıca, örnekleme dahil edilen söz konusu firmalardan herhangi birinin soruşturmanın ilerleyen aşamalarında işbirliğine gelmemesi halinde örnekleme dahil edilmek üzere yedek üretici ihracatçı firmalar da belirlenmiştir. Ancak, örnekleme dahil firmalar soruşturma sırasında işbirliğinde bulunmaya devam ettiğinden yedek üretici ihracatçı firmaların sunduğu bilgilerin kullanılmasına ihtiyaç duyulmamıştır.
             (5) Bazı üretici/ihracatçı firmalar örneklemeye dahil olmak istediklerini yazılı olarak beyan etmişler; ancak seçilen örnek grubun temsil niteliğini haiz olduğu ve örnek grubun büyütülmesinin soruşturmanın sağlıklı biçimde yürütülmesini güçleştireceği değerlendirildiğinden bu talepler uygun görülmemiştir.
             Yerinde doğrulama soruşturmaları
             MADDE 5 – (1) Yönetmelik’in 21 inci maddesi çerçevesinde, şikayetçi firmaların sayısının çokluğu dikkate alınarak yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olan Bursa, Adana, G. Antep ve K. Maraş’ta yerleşik belirli şikayetçi üretici firmaların üretim ve idari tesislerinde yerinde doğrulama incelemesi yapılmıştır.
             (2) Hindistan ve Endonezya’dan işbirliğine gelen ve örneklemeye dahil edilen ihracatçı/ üretici firmalar nezdinde yerinde doğrulama soruşturmaları gerçekleştirilmiştir.
             İlgili tarafların bilgilendirilmesi ve dinlenmesi
             MADDE 6 – (1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ülkelerin Ankara’daki Büyükelçiliklerine ve bilinen üretici-ihracatçı firmalara şikayetin gizli olmayan metni ve soruşturma açılış Tebliği gönderilmiştir.
             (2) Tüm taraflara, soruşturma boyunca soruşturma ile ilgili görüşlerini ve bu görüşlerle alâkalı bilgi ve belgeleri sunma imkanı verilmiştir. Buna ilave olarak, yerli üreticiler ve ithalatçıların katılımıyla özellikle pazarın durumu ve yerli üretim dalında zarara ilişkin görüşlerin karşılıklı olarak dile getirilebilmesinin teminen 17/9/2008 tarihinde bir kamu dinleme toplantısı yapılmıştır.
             (3) Soruşturma sırasında ilgili taraflardan alınan bilgi ve belgelerin gizli olmayan özetleri talep eden bütün ilgili tarafların bilgisine sunulmuştur.
             (4) Nihai bildirimin ilgili taraflara gönderilmesini müteakip örnekleme dahil üretici/ihracatçı firmalardan talep edenler için 4-5 Aralık 2008 tarihlerinde dinleme toplantıları gerçekleştirilerek taraflara soruşturmayla ilgili konularda nihai görüş ve iddialarını sözlü ve yazılı olarak sunma imkanı tanınmıştır.
             (5) İlgili tarafların soruşturma sırasında gündeme getirdiği nesnel iddialar ile belgeler değerlendirilmiş olup ilgili hususlara işbu Tebliğ içerisinde yeri geldiğince değinilmiştir.
İKİNCİ KISIM
Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün
             Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün
             MADDE 7 – (1) Soruşturma konusu madde, 55.08, 55.09, 55.10, 55.11 gümrük tarife pozisyonlarında sınıflandırılan "sentetik ve suni devamsız liflerden iplikler"dir.
             (2) Şikâyet konusu ürün, %100 sentetik veya suni devamsız elyafın veya bunların birbirleriyle veya doğal elyaflarla muhtelif oranlarda karışımlarının eğrilmesiyle elde edilen ve ağırlığını sentetik veya suni elyafın oluşturduğu ipliklerdir.
             (3) Ürün, kesim uzunluğu, numara, parlaklık, erime ısısı ve kalite gibi faktörlere bağlı olarak çeşitlilik göstermekle beraber üretim sürecinde yapılan ayarlamalarla bu çeşitliliği gerçekleştirmek mümkündür.
             (4) Söz konusu ürün, genel olarak kumaş, halı, döşeme/kaplama ve hazır giyim imalatlarında kullanılmaktadır.
             (5) Bazı dikiş ipliği ithalatçıları, Türkiye’de dikiş ipliği üretimi bulunmadığı iddiasıyla dikiş ipliklerinin soruşturma kapsamı dışına çıkarılmasını talep etmişlerdir. Söz konusu iddia nihai bildirim sonrasında da yinelenmiştir. Buna mukabil, bazı üretici firmalar gerek yazılı gerekse kamu dinleme toplantısında sözlü olarak dikiş ipliği üretimi gerçekleştirdiklerini beyan etmiş ve dampingli ithalattan şikâyetçi olduklarını dile getirerek dikiş ipliklerinin de temel fiziksel özellikleri bakımından aynı grupta değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek soruşturma kapsamında bulunmasını talep etmişlerdir.
             (6) Özellikle poliviskon renkli ipliklerle ilgili üretimin bulunmadığı veya çok kısıtlı üretimin bulunduğu gerekçesiyle bu grup ürün tipinin soruşturma kapsamı dışında tutulması gerektiği yönünde görüşler gündeme getirilmiştir. Ancak, yerli üretim dalı içinde yer alan bazı üreticiler her türlü renkli poliviskon iplik üretimi kabiliyetine sahip olduklarını, bazı ürün tiplerinin hiç üretilmeyişinin ya da yeterli miktarda üretiminin bulunmayışının temel nedeninin dampingli ithalatla rekabet kabiliyetine sahip bulunmamaları olduğunu dile getirmişlerdir. Yerli üreticiler nezdinde gerçekleştirilen yerinde doğrulama incelemelerinde de renkli poliviskon üretim kabiliyetinin bulunduğu tespiti yapılmıştır. Buna ilave olarak, talebin çok büyük ölçüde belirli renklerde yoğunlaştığı, bu ana renklerin halen üretiminin yapılmakta olduğu yerli üreticilerce ifade edilmiştir. Soruşturma sırasında yerli üretici firmalardan bazıları üretmekte oldukları soruşturma konusu ipliklere ilişkin renk kartelalarını da bu kapsamda delil olarak sunmuşlardır.
             (7) Soruşturma sırasında, ring iplik üretim tesislerinin %100 polyester iplik üretiminden kaynaklanan bazı teknik sorunlar nedeniyle bu tür iplik üretiminden kaçındıkları ve bu yüzden %100 polyester ipliğin soruşturma kapsamı dışında tutulması gerektiği iddiası gündeme getirilmiştir. Yerli üreticiler nezdinde gerçekleştirilen yerinde doğrulama incelemelerinde %100 polyester iplik üretiminin gerçekleştirilmekte olduğu tespit edilmiştir.
             (8) ÇHC menşeli ihracatın ring iplik olduğu, buna karşın Türkiye’deki üretimin esas itibariyle open-end iplik olduğundan bahisle benzer ürün tanımlamasının yanlış olduğu üretim tekniği itibariyle bu iki türün ayrıştırılması gerektiği talep edilmiştir. Elde edilen tüm bilgi ve belgeler yerli üretim dalının her iki üretim teknolojisine de sahip olduğu ve söz konusu iplikleri ürettiklerini göstermektedir.
             (9) Nihai bildirim sonrasında 55.08 ve 55.11 pozisyonları kapsamında Hindistan ve Endonezya’dan yapılan ithalatın çok cüzi miktarda olduğundan bahisle söz konusu ipliklerin mezkur ülkeler için soruşturma kapsamı dışında tutulmasını talep edilmiştir. İlgili mevzuat hükümleri çerçevesinde soruşturma konusu ürün ve benzer ürün değerlendirmesi ürün tipleri bazında ithalatın miktarına göre değil ürünlerin teknik ve fiziki özellikleri, çeşitleri, dağıtım kanalları, kullanım alanları, kullanıcıların ürünü algılaması ve birbirini ikame edebilmeleri gibi unsurlar esas alınarak yapılmaktadır.
             (10) Soruşturma sırasında elde edilen bilgi ve belgeler ışığında benzer ürüne ilişkin yukarıda yer alan itirazlar yerinde bulunmamıştır.
             (11) Bu çerçevede, Yönetmeliğin 4 üncü Maddesi hükümleri uyarınca yapılan incelemeler neticesinde soruşturmaya konu ülkelerden ithal edilen soruşturma konusu iplikler ile yerli üretim dalı tarafından üretilen ipliklerin; teknik ve fiziki özellikleri, çeşitleri, dağıtım kanalları, kullanım alanları, kullanıcıların ürünü algılaması ve birbirini ikame edebilmeleri açısından benzer özelliklere sahip olduğu ve soruşturmaya konu ülkelerden ithal edilen ürünlerin yerli üretim dalının ürünleriyle doğrudan rekabet içinde olduğu, bu nedenle de benzer ürün olarak kabul edilebileceği değerlendirilmiştir.
             (12) Soruşturma konusu ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup, uygulamaya esas olan GTİP ve karşılığı eşya tanımıdır. Bununla beraber, soruşturma konusu eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yer alan tarife pozisyonlarında ve/veya tanımlarında yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına halel getirmez.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Dampinge İlişkin Belirlemeler
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Bilgiler
             Genel
             MADDE 8 – (1) Damping belirlemesi için, 1/1/2007–31/12/2007 tarihleri arası soruşturma dönemi (SD) olarak kabul edilmiştir.
             (2) ÇHC, Endonezya ve Hindistan’dan işbirliğine gelen ve örnekleme dahil edilen üretici-ihracatçı firmalar esasında normal değerin, ihraç fiyatının nasıl belirlendiğine ve damping marjının nasıl hesaplandığına ilişkin ayrıntılı bilgilere nihai bildirim ekinde ilgili üretici-ihracatçı firmalara gönderilen firma özel bildirimlerinde yer verilmiştir.
             (3) İşbirliğine gelen ve piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet gösterdiği kabul edilen üretici-ihracatçı firmalar için özel bildirimlerinde aksi belirtilmediği sürece normal değer, ihraç fiyatı ve damping marjı aşağıda belirtildiği şekilde tespit edilmiştir.
             (4) İşbirliğine gelen ve örneklemeye dahil edilen ancak piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet göstermediği kabul edilen üretici-ihracatçı firmalar için normal değer Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümleri çerçevesinde belirlenmiştir.
             (5) Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmü uyarınca, işbirliğinden kaçınmayı önlemek amacıyla soruşturmaya konu ülkelerden işbirliğine gelmeyen üretici-ihracatçı firmalar için damping marjları, ÇHC ve Hindistan için işbirliğine gelen firmalar içinde en yüksek damping marjı tespit edilen firmaların damping marjları olarak belirlenmiştir. Endonezya’da kısmi olarak mevcut veriler çerçevesinde belirleme yapılan bir firma dışında ihmal edilebilir oranın üzerinde damping belirlemesi yapılan tek üretici-ihracatçı firma bulunduğundan bu ülkeden işbirliğine gelmeyen firmalar için ilgili firmanın SD’de Türkiye’ye en fazla ihracat yaptığı ürün tipi için hesaplanan damping marjı kullanılmıştır.
İKİNCİ BÖLÜM
Piyasa Ekonomisi Koşullarında Faaliyet Gösteren
Üretici-İhracatçı Firmalar İçin Normal Değer
             Temsil testi
             MADDE 9 – (1) İşbirliğine gelen üretici-ihracatçı firmalar için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince, menşe ülkenin iç piyasasında yapılan benzer mal satışlarının hacminin uygun bir karşılaştırma yapılmasına elverişli bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla ürün tipleri bazında temsil testi uygulanmıştır.
             (2) Buna göre normal değer, benzer ürünün menşe ülkenin iç piyasasında normal ticari işlemler çerçevesinde yapılan satışların miktarının Türkiye’ye yapılan satışların %5’ini veya daha fazlasını oluşturması halinde ihracatçı ülke iç piyasasında normal ticari işlemler çerçevesinde gerçekleşen satışlar esasında; aksi takdirde oluşturulmuş değer esasında belirlenmiştir.
             Normal ticari işlem testi
             MADDE 10 – (1) İşbirliğine gelen üretici-ihracatçı firmalar için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, soruşturmaya konu firmalardan sağlanan ve doğrulanan bilgiler ışığında menşe ülkenin iç piyasasındaki satışların normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri bazında normal ticari işlem testi uygulanmıştır.
             (2) Buna göre normal değer:
             a) Ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı ortalama birim maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda;
             1) Ağırlıklı ortalama birim maliyetin üzerindeki satış miktarının maddenin toplam satış miktarının %80’ini veya daha fazlasını oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlıklı ortalaması esasında,
             2) Ağırlıklı ortalama birim maliyetin üzerindeki satış miktarının maddenin toplam satış miktarının %80’inden daha azını oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında,
             b) Ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında,
             c) Kârlı satış işlemi olmaması halinde, oluşturulmuş değer esasında
             belirlenmiştir.
             İç piyasa satışları temelinde normal değer
             MADDE 11 – (1) İşbirliğine gelen üretici-ihracatçı firmalar için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince iç piyasa satışlarının esas alındığı hallerde normal değer, menşe ülkenin iç pazarında benzer ürün için normal ticari işlemler çerçevesinde bağımsız alıcılar tarafından ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatlar esasında belirlenmiştir. 
             Oluşturulmuş normal değer
             MADDE 12 – (1) Oluşturulmuş normal değer, firmalardan temin edilen maddenin imalat maliyeti ile satış, genel ve idari (SGİ) gider rakamlarına makul oranda bir kârın eklenmesi suretiyle hesaplanmıştır. 
             (2) Oluşturulmuş normal değer hesaplamalarında esas alınan kâr oranı, Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükmü çerçevesinde, normal ticari işlemler çerçevesinde benzer ürün satışlarından elde edilen ağırlıklı ortalama kâr oranıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Piyasa Ekonomisi Uygulamayan Ülkelerde Faaliyet Gösteren
Üretici-İhracatçı Firmalar İçin Normal Değer
             Piyasa koşullarının değerlendirilmesi
             MADDE 13 – (1) İşbirliğine gelen ve örnekleme dâhil edilen her bir firmanın piyasa koşullarında faaliyet gösterip göstermediği hususu değerlendirilmiştir.
             (2) Bu değerlendirme neticesinde:
             a) Üretimin temel girdilerinden olan işgücünün serbest dolaşımını engelleyecek şekilde düzenlemeler bulunduğu tespit edilmiştir.  
             b) Üretimin temel girdilerinden arazinin özel mülkiyetinin söz konusu olmadığı, arazi tahsisinin merkezi otoritenin yönlendirdiği yerel makamlar tarafından ancak geçici olarak yapıldığı, dolayısıyla arazinin de merkezi veya yerel makamların kontrolü altında olduğu belirlenmiştir.
             (3) İşbirliğine gelen ve örnekleme dâhil edilen firmalardan biri önemli miktardaki üretim ve ihracat satışına rağmen iç piyasa satışının bulunmadığını beyan etmiştir. Bu husus, fiilen piyasa ekonomisi koşullarının var olmadığına karine teşkil etmektedir.
             (4) Bu tespitler ışığında, ÇHC’den işbirliğine gelen ve örnekleme dâhil edilen üretici-ihracatçı firmaların piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet gösterdiği iddiası kabul edilmemiştir.
             (5) Bu çerçevede, ÇHC’den yapılan ithalata ilişkin damping belirlemelerinde, Yönetmeliğin 7 nci maddesi çerçevesinde oluşturulmuş normal değer yöntemi kullanılmıştır.
             Oluşturulmuş normal değer
             MADDE 14 (1) Oluşturulmuş normal değer, açılış Tebliğinde de belirtildiği üzere emsal ülke olarak alınan Türkiye’deki imalat maliyeti ile satış, genel ve idari (SGİ) gider rakamlarına makul oranda bir kârın eklenmesi suretiyle hesaplanmıştır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İhraç Fiyatı ve Fiyat Karşılaştırması
             İhraç fiyatının belirlenmesi
             MADDE 15 (1) İşbirliği yapan üretici-ihracatçı firmalar için ihraç fiyatı, Türkiye’ye satışlarında bağımsız alıcılarca fiilen ödenen fiyat esasında belirlenmiştir.
             Fiyat karşılaştırması
             MADDE 16 – (1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır.
             (2) Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükmü gereğince, normal değer ile ihraç fiyatını aynı ticari aşamaya getirmek ve bu suretle adil bir karşılaştırma yapabilmek amacıyla ilgili taraflarca ileri sürülen ve fiyat karşılaştırmasını etkileyen taşıma, paketleme, sigorta, ödeme koşulları, indirim, geri ödeme, banka masrafları vb. gibi hususlardan belgelendirilen, uygulanabilir ve haklı görülenler için ayarlamalar yapılmıştır.
             (3) Hindistan’da yerleşik firmaların Türkiye’ye ihracatları karşılığında Hindistan Devleti’nden girdilere dair gümrük vergilerinin ve iç vergilerin iadesine yönelik olarak aldıkları ödemelerin damping soruşturmasında ihracat fiyatlarını arttırıcı fiyat ayarlaması olarak değerlendirilmesi yönündeki talepleri firmalar nezdindeki yerinde doğrulama soruşturmaları sırasında da dile getirilmiştir. Bu talepler, Hindistan Devleti tarafından ilgili firmalara yapılan bahse konu ödemelerin girdiler için firmaların devlete yaptıkları ödemelerle işlem bazında doğrudan ilişkilendirilebilir olmaması nedeniyle uygun görülmemiştir. Söz konusu firmalar, nihai bildirim sonrasında, devlete yapılan ödemelerle birebir ilişkilendirilemiyor olsa bile ihracat işlemleriyle ilişkili olarak alınan iadelerin damping soruşturması kapsamında ayarlama olarak dikkate alınması gerektiğini, Anti Damping Anlaşması’nın 2.4 maddesi çerçevesinde bu iadelerin fiyat karşılaştırmasını etkileyen unsurlar olduğunu, zira iç piyasa işlemlerinde böyle         iadelerin olmadığını ifade etmişlerdir. Söz konusu firmalardan biri ise, yine nihai bildirim sonrasında, ödedikleri dahili vergilere ilişkin iadelerin devlete yaptıkları ödemelerle birebir ilişkilendirilebilir olduğunu iddia ederek bu durumun dikkate alınmasını talep etmiştir. Bahse konu firmalar, bu iadelerin sübvansiyon olup olmadığının ancak sübvansiyon soruşturması yoluyla değerlendirilebileceğini, damping soruşturmalarında iadelerin olduğu gibi dikkate alınması gerektiğini iddia etmişlerdir. Ancak, Anti Damping Anlaşması’nın ilgili maddesi fiyat ayarlamalarının ancak gerekli olduğu durumlarda yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Öte yandan, GATT 1994’ün VI. Maddesinin 5 inci fıkrası, aynı ihracat sübvansiyonunu telafi etmek üzere hem damping hem de telafi edici önlem alınamayacağını açıkça ifade etmektedir. Söz konusu maddenin ihracat sübvansiyonlarına yönelik olarak dampinge karşı önlem alınmasına cevaz verdiği açıktır. Soruşturma sırasında elde edilen bilgi ve bulgulardan; söz konusu iadelerden bazılarının (vergi iadesi ve DEPB programı gibi) girdiler için devlete vergi ödenip ödenmediğine              bakılmaksızın ihracat işlemleri karşılığında yapıldığı, diğer bazı iadelerin ise girdilerin alımında devlete yapılmış olabilecek iç vergi ödemelerinden bağımsız biçimde ve bu ödemelerden daha fazla olacak biçimde yapıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu iadelerin ihracat sübvansiyonu olduğu açık bir biçimde anlaşılmaktadır. Firmaların ihracatta fiyatı yükseltici bir ayarlama olarak talep etmeleri de zaten yapmış olabilecekleri ödemelerden daha fazla olan bu iadelerden fayda sağladıklarına işaret etmektedir. Ayrıca, iddiaya konu iadelerin bahse konu firmalarca devlete yapılan ödemelerin doğrudan iadesi olmadığı da aşikardır. Dolayısıyla söz konusu talepler reddedilmiştir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Damping Marjları
             Genel
             MADDE 17 (1) Yönetmelik’in 11 inci maddesi hükmü çerçevesinde damping marjları, normal değer ile ihraç fiyatlarının ağırlıklı ortalamalarının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır.
             Hindistan
             MADDE 18 – (1) Nihai bildirim sonrasında örnekleme dahil firmalar kendilerine ilişkin olarak yapılan damping marjı hesaplamalarına itirazlarda bulunmuştur.
             (2) Firmaların, iç piyasada satışı olmamakla birlikte Türkiye’ye ihraç edilen belirli ürün tiplerine yönelik normal değer belirlemesinde ilgili ürün tiplerinin maliyetleri için iç piyasaya yönelik satış, genel ve idari masrafların dikkate alınmadığı yönündeki itirazları haklı bulunarak söz konusu maddi hatalar düzeltilmiştir.
             (3) Firmalar ayrıca, Türkiye piyasasında ve iç piyasalarında farklı alıcı tiplerine satış yaptıkları iddiasını yeniden gündeme getirerek bu konuya ilişkin taleplerinin dikkate alınmamasına, kredi maliyetine dair ayarlama hesaplamasında kendi vermiş oldukları faiz oranlarının kullanılmamış olmasına ve müşteriye vade imkanı sağlamayan belirli ödeme şekillerinde kredi maliyeti hesaplanmış olmasına itiraz etmişlerdir. Söz konusu ayarlamalarda esas alınan unsurlar ve bu unsurların neden esas alındığı nihai bildirime ek firma özel bildirimlerinde açıklanmıştır. Firmalar iki piyasada farklı tipte müşterilere satış yaptıklarını ve farklı tipte müşterilere sistematik olarak farklı fiyat uyguladıklarını somut biçimde ortaya koyamamışlardır. Kredi maliyetleri ise çalışma sermayesi ihtiyacı çerçevesindeki kavramsal kredi maliyetinin iç piyasada kullanılan para birimi üzerinden hesaplanması nedeniyle bu para biriminden krediler için firmaların sunduğu faiz oranları üzerinden hesaplanmıştır. Müşteriye vade imkanı sağlamayan belirli ödeme şekillerinde, bu ödeme şekillerinin ihracatçı firmalara ek maliyet doğuruyor olması ve firmaların ihracat işlemlerinde bu farkın bilincinde olması nedeniyle kredi maliyeti için ayarlama yapılmıştır. Bu unsurlara dair itirazlar dikkate alınmamıştır.
             (4) Firmalar, normal değer belirlemesinde kullanılmak üzere firma verilerinden hesaplanan kar marjlarının hesaplanma yöntemine de itiraz ederek kar marjı hesaplamasında iç piyasada yeteri kadar karlı satış miktarına ulaşılamayan ya da ağırlıklı ortalama satış fiyatının ağırlıklı ortalama maliyetlerin altında kaldığı ürün tipleri için yalnız karlı işlemlerin esas alınmış olmasının damping marjını şişirdiği, halbuki Anti Damping Anlaşmasının (ADA) 2.2 maddesinin fıkraları dikkate alındığında bütün işlemlerin kar hesaplamasına dahil edilmesi gerektiğini iddia etmişlerdir. ADA’nın ilgili maddesinin gövde metni kar marjı hesaplamasının esaslarını ortaya koymakta olup kar marjı hesaplaması her soruşturmada olduğu gibi bu soruşturmada da ilgili hüküm çerçevesinde yapılmış olduğundan söz konusu itiraz reddedilmiştir.
             (5) Örnekleme dahil firmalardan RSWM, damping marjı hesabının aylık maliyetler üzerinden yapılması yönündeki taleplerinin dikkate alınması gerektiğini gündeme getirmiştir. Ancak, firmanın iç piyasasına ve Türkiye pazarına satış yaptığı bütün ürün tipleri için aylık maliyet bilgisini sunmamış olduğundan bu talep soruşturma sırasında değerlendirmeye alınmamıştır.
             (6) RSWM firması, vadeli ihracat işlemlerinden kaynaklanan döviz gelirini ilgili vade sonu için vadeli işlem piyasasındaki oranlardan satması nedeniyle hesaplamada satış tarihindeki kur oranı yerine vadeli kur oranının alınması gerektiğini ifade etmiştir. Söz konusu talep, yerinde doğrulama soruşturması sırasında doğrulanmış olan belgelere dayandığından uygun bulunmuş ve hesaplamalarda gerekli değişiklik yapılmıştır.
             (7) Aynı firmanın gerek iç piyasasına gerekse Türkiye’ye satışlarına ilişkin tablolarda yer alan bazı ürün tiplerinin soruşturma konusu ürün olmadığı, bu nedenle söz konusu ürün tiplerine dair işlemlerin hesaplama dışında bırakılması gerektiği yönündeki talebi, firmalara eksiklik tamamlama ve düzeltme için verilen sürenin ve nihai bildirimin sonrasında yapıldığından dikkate alınmamıştır.
             (8) Shree Rajasthan Syntex Ltd firması, iç piyasa satışlarına ilişkin olarak “SALESDOM” tablosunda yer alan “OTHER2” sütununun ayarlamalarda dikkate alınmaması gerektiğini belirterek hesaplamanın bu yönde değiştirilmesini talep etmiştir. Talep uygun bulunarak nihai hesaplamalarda bahse konu sütunda yer alan veriler dikkate alınmamıştır.
             (9) Sangam (India) Limited firması, iç piyasada satışı olmamakla birlikte Türkiye’ye ihraç edilen belirli ürün tiplerinde normal değer hesaplaması için iç piyasada satılan en yakın ürün tipi yerine ilgili ürün tipinin imalat maliyetine firmanın iç piyasasındaki satış genel ve idari giderler ve paketleme masraflarının eklenmesiyle oluşturulmuş maliyetinin kullanılmasını talep etmiştir. Söz konusu talep uygun bulunarak firmanın sunmuş olduğu bilgiler ışığında yapılan değişiklikler nihai hesaplamada esas alınmıştır.
             MADDE 19 – (1) İşbirliğine geldiği kabul edilmekle birlikte örnekleme dışında kalan firmalar için damping marjı, örnekleme dahil firmaların damping marjlarının ağırlıklı ortalaması olarak hesaplanmıştır.
             (2) İşbirliğinde bulunduğu kabul edilen ve örneklemeye seçilen firmalar için yukarıda belirtilen düzeltmeler sonrasında hesaplanan damping marjları ile işbirliğine gelmekle birlikte örnekleme dışında kalan firmalar ve işbirliğine gelmeyen firmalar için belirlenen damping marjları aşağıda belirtilmektedir.
 
FİRMA ADI
DAMPİNG MİKTARI (ABD Doları/Kg)
RSWM LIMITED
0,29
SANGAM (INDIA) LIMITED
0,45
SUTLEJ (IN) TEXTILES AND INDUSTRIES LIMITED
0,46
SHREE RAJASTHAN SYNTEX LIMITED
0,49
SORU FORMUNA CEVAP VEREN DİĞER FİRMALAR
0,39
DİĞERLERİ
0,49
 
             Endonezya
             MADDE 20 – (1) Nihai bildirim sonrasında PT Apac Inti Corpora ve PT Kamaltex firmaları kendilerine ilişkin olarak yapılan damping marjı hesaplamalarına itirazlarda bulunmuştur.
             (2) Firmalar, damping marjı hesabının aylık maliyetler üzerinden yapılması yönündeki taleplerinin dikkate alınması gerektiğini gündeme getirmiştir. Ancak, her iki firmanın da iç piyasalarına ve Türkiye pazarına satış yaptıkları bütün ürün tipleri için aylık maliyet bilgisi vermedikleri için bu talep soruşturma sırasında değerlendirmeye alınmamıştır.
             (3) Firmalar ayrıca, Türkiye piyasasında ve iç piyasalarında farklı alıcı tiplerine satış yaptıkları iddiasını yeniden gündeme getirerek bu konuya ilişkin taleplerinin dikkate alınmamasına, kredi maliyetine dair ayarlama hesaplamasında kendi vermiş oldukları faiz oranlarının kullanılmamış olmasına ve müşteriye vade imkanı sağlamayan belirli ödeme şekillerinde kredi maliyeti hesaplanmış olmasına itiraz etmişlerdir. Söz konusu ayarlamalarda esas alınan unsurlar ve bu unsurların neden esas alındığı nihai bildirime ek firma özel bildirimlerinde açıklanmıştır. Firmalar iki piyasada farklı tipte müşterilere satış yaptıklarını ve farklı tipte müşterilere sistematik olarak farklı fiyat uyguladıklarını doğrulanabilir ve belgelere dayanan bir biçimde ortaya koyamamışlardır. Kredi maliyetleri ise çalışma sermayesi ihtiyacı çerçevesindeki kavramsal kredi maliyetinin iç piyasada kullanılan para birimi üzerinden hesaplanması nedeniyle bu para biriminden krediler için firmaların sunduğu faiz oranları üzerinden hesaplanmıştır. Müşteriye vade imkanı sağlamayan belirli ödeme şekillerinde, bu ödeme şekillerinin ihracatçı firmalara ek maliyet doğuruyor olması ve firmaların ihracat işlemlerinde bu farkın bilincinde olması nedeniyle kredi maliyeti için ayarlama yapılmıştır. Bu unsurlara dair itirazlar dikkate alınmamıştır.
             (4) Firmalar, normal değer belirlemesinde kullanılmak üzere firma verilerinden hesaplanan kar marjlarının hesaplanma yöntemine de itiraz ederek kar marjı hesaplamasında iç piyasada yeteri kadar karlı satış miktarına ulaşılamayan ya da ağırlıklı ortalama satış fiyatının ağırlıklı ortalama maliyetlerin altında kaldığı ürün tipleri için yalnız karlı işlemlerin esas alınmış olmasının damping marjını şişirdiği, halbuki ADA’nın 2.2 maddesinin fıkraları dikkate alındığında bütün işlemlerin kar hesaplamasına dahil edilmesi gerektiğini iddia etmişlerdir. ADA’nın ilgili maddesinin gövde metni kar marjı hesaplamasının esaslarını ortaya koymakta olup, kar marjı hesaplaması her soruşturmada olduğu gibi bu soruşturmada da ilgili hüküm çerçevesinde yapılmış olduğundan söz konusu itiraz reddedilmiştir.
             (5) PT Apac Inti Corpora firması tarafından gündeme getirilen iç piyasa satışlarındaki iskontoların ve Türkiye’ye satışlarda yerinde doğrulanan birim paketleme ayarlamasının dikkate alınmadığı yönündeki itirazları haklı bulunarak söz konusu maddi hatalar düzeltilmiştir. Firma, damping marjı hesaplamasında esas alınan maliyetlerin gerçek maliyetlerini yansıtmadığını iddia ederek gerçek maliyetlerini yansıttığını iddia ettiği aylık bazda veriler içeren yeni bir maliyet tablosu sunmuştur. Firma, soruşturma sırasında sunduğu ve sonrasında düzeltme yaptığı maliyet verilerini yerinde doğrulama soruşturması başlangıcında yeniden düzeltme yoluna gitmiştir. Nihai bildirim sonrasında firma tarafından gerçek maliyetler olduğu iddiasıyla sunulan aylık bazdaki yeni maliyet verilerinin ise ne yerinde doğrulama soruşturması sırasında verilen maliyet verileriyle ne de daha önceki aşamalarda sunulan maliyet verileriyle örtüşmediği anlaşılmıştır. Firmanın soruşturmanın her aşamasında değişikliğe gittiği maliyet verilerinin güvenilirliği soru işareti doğurmasına karşın yerinde doğrulama soruşturması öncesinde elde bulunan maliyet verileri esas alınmış ve sadece maliyet bilgisi bulunmayan ürün tipleri için kısmi olarak ve yine firmanın nihai bildirim öncesi aşamalarda sunmuş olduğu veriler ışığında maliyet oluşturulmuş olduğundan firmanın maliyet verilerinin düzeltilmesi yönündeki talebi uygun bulunmamıştır.
             (6) PT Kamaltex firması tarafından gündeme getirilen iç piyasa satışlarında kredi maliyetinin ve bazı ürün tiplerinin maliyetlerinde iç piyasaya yönelik satış, genel ve idari masrafların dikkate alınmadığı yönündeki itirazlar haklı bulunarak söz konusu maddi hatalar düzeltilmiştir. Firma tarafından Türkiye’ye satışlarında gerçekleşen banka masraflarından daha fazla bir ayarlama yapıldığı iddiası incelenmiş; aradaki farkın Türkiye’ye ihracat işlemleriyle ilgili ödemeler ve bankalar vasıtasıyla yapılan navlun ödemelerine ilişkin banka masraflarının toplamının da hesaplamalara dahil edilmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle söz konusu itiraz haklı bulunmamıştır.
             MADDE 21 – (1) İşbirliğine geldiği kabul edilmekle birlikte örnekleme dışında kalan firmalar için damping marjı belirlemesinde; Yönetmeliğin 26 ncı maddesi çerçevesinde kısmi olarak mevcut veriler ışığında belirleme yapılan PT Apac Inti Corpora firması ile ihmal edilebilir düzeyin altında damping marjı belirlenen PT Elegant Textile Industries ve PT Sunrise Bumi Textile firmalarının damping marjları dikkate alınmamıştır. Bu nedenle, işbirliğine geldiği kabul edilmekle birlikte örnekleme dışında kalan firmalar için PT Kamaltex firması için hesaplanan damping marjı esas alınmıştır.
             (2) İşbirliğinde bulunduğu kabul edilen ve örneklemeye seçilen firmalar için yukarıda belirtilen düzeltmeler sonrasında hesaplanan damping marjları ile işbirliğine gelmekle birlikte örnekleme dışında kalan firmalar ve işbirliğine gelmeyen firmalar için belirlenen damping marjları aşağıda belirtilmektedir.
FİRMA ADI
DAMPİNG MİKTARI (ABD Doları/Kg)
PT APAC INTI CORPORA
0,23
PT ELEGANT TEXTILE INDUSTRIES
--
PT SUNRISE BUMI TEXTILE
--
PT KAMALTEX
0,25
SORU FORMUNA CEVAP VEREN DİĞER FİRMALAR
0,25
DİĞERLERİ
0,40
 
             ÇHC için normal değer
             MADDE 22 – (1) Nihai bildirim sonrasında, Nantong A-Z Textile Co. Ltd firmasının kendi üretimi olmayan ancak Türkiye’ye ihraç etmiş olduğu ürünler damping marjı hesaplamasından çıkarılarak ilgili maddi hata düzeltilmiştir.
             (2) İşbirliğine gelmekle birlikte örneklem dışında kalan firmalardan gelen kendileri için özel damping marjı hesaplaması yapılması talepleri, soruşturmanın mevcut iş yükü dikkate alınarak uygun görülmemiştir.
             (3) İşbirliğine geldiği kabul edilmekle birlikte örnekleme dışında kalan firmalar için damping marjı, örnekleme dahil firmaların damping marjlarının ağırlıklı ortalaması olarak hesaplanmıştır.
              (4) Belirtilen esaslar dahilinde, işbirliğinde bulunduğu kabul edilen ve örneklemeye seçilen firmalar için yukarıda belirtilen düzeltme sonrasında hesaplanan damping marjları ile işbirliğine gelmekle birlikte örnekleme dışında kalan firmalar ve işbirliğine gelmeyen firmalar için belirlenen damping marjları aşağıda belirtilmektedir.
 
FİRMA ADI
DAMPİNG MİKTARI (ABD Doları/Kg)
NINGBO ZHIDA TEXTILE CO., LTD.
0,80
NINGBO QIAOTAIXING TEXTILES CO.,LTD.
0,97
JIANGYIN CITY HONGWU SPINNIG CO., LTD.
1,54
NANTONG A-Z TEXTILE CO., LTD.
0,49
SORU FORMUNA CEVAP VEREN DİĞER FİRMALAR
1,11
DİĞERLERİ
1,54
 
DÖRDÜNCÜ KISIM
Zarar-Zarar Tehdidi ve Nedenselliğe İlişkin Belirlemeler
BİRİNCİ BÖLÜM
Dampingli İthalatın Gelişimi
             Genel açıklama
             MADDE 23 – (1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın hacminde mutlak anlamda ya da Türkiye tüketimine oranla önemli ölçüde bir değişim olup olmadığı, zarar tehdidine ilişkin unsurların mevcudiyeti ve bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu inceleme için veri toplama ve analiz amacıyla 1/1/2004-31/12/2007 arasındaki dönem esas alınmıştır.
             İthalatın etkisinin toplu değerlendirilmesi
             MADDE 24 – (1) ÇHC, Endonezya ve Hindistan için hesaplanan damping marjlarının ve soruşturmaya tabi her bir ülkeden yapılan ithalat miktarlarının ihmal edilebilir oranlardan fazla olduğu görülmüştür. 
             (2) Yapılan incelemeler sırasında, soruşturmaya konu her bir ülke kaynaklı ürünün benzer fiziksel özelliklere sahip olduğu, aynı dağıtım kanallarından geçtiği ve aynı piyasaya hitap ettiği anlaşılmıştır. Bu çerçevede soruşturmaya tabi her bir ülkeden ithal edilen soruşturma konusu ürünlerin kendi aralarında ve yerli benzer ürünle rekabet ettiği sabit görülmüştür. 
             (3) Bu çerçevede, aşağıda yer alan değerlendirmelerde dampingli ithalat ifadesi soruşturmaya konu ülkelerden yapılan soruşturma konusu madde dampingli ithalatının toplamına karşılık gelmektedir.  
             Maddenin genel ithalatı
             MADDE 25 – (1) Maddenin genel ithalatı, 2004 yılı ile SD arasında miktar bazında %46 oranında artarak 188.396.687 kg’ye; değer bazında % 79 oranında artarak 592.926.443 ABD Dolarına yükselmiştir. Bu artışın önemli bir kısmı soruşturmaya konu ülkeler menşeli   ithalatın artışından kaynaklanmaktadır.
             Maddenin soruşturma konusu ülkelerden ithalatı
             MADDE 26 – (1) Maddenin soruşturma konusu 3 ülkeden ithalatı, 2004 yılı ile SD arasında miktar bazında %62 oranında artarken, anılan dönemdeki değer artışı %113 oranında gerçekleşmiştir. Soruşturma konusu ülkelerden yapılan ithalat 2004 yılında miktar bazında 95.246.444 kg ile genel ithalat içerisinde % 74’lük paya sahip iken SD’de 154.021.383 Kg ile genel ithalat içerisinde % 82’lik paya ulaşmıştır. Değer bazında ise mezkur ithalat 2004 yılında 218.959.373 ABD Doları ile % 66’lık paya sahip iken SD’de 466.148.358 ABD Doları ile     % 79 paya sahip olmuştur. 
             (2) Maddenin ÇHC’den ithalatı, 2004 yılı ile SD arasında miktar bazında %489 oranında artarken, değer bazında %611 oranında artmıştır. Aynı dönemde ÇHC’nin genel ithalat içindeki payı miktar ve değer bazında % 5’ten % 21’e yükselmiştir.
             (3) Maddenin Hindistan’dan ithalatı, 2004 yılı ile SD arasında miktar bazında %32 oranında, değer bazında ise %64 oranında artmıştır. Aynı dönemde Hindistan’ın genel ithalat içindeki payı miktar bazında %41’den %37’ye düşmüştür.
             (4) Maddenin Endonezya’dan ithalatı, 2004 yılı ile SD arasında miktar bazında % 24, değer bazında ise %77 oranında artmıştır. Aynı dönemde Endonezya’nın genel ithalat içindeki payı miktar bazında % 27’den % 23’e düşmüştür.
             (5) Maddenin soruşturma konusu ülkelerden SD sonrası ithalatının gelişimine ışık tutabilecek bir diğer unsur da soruşturma konusu ürüne ilişkin üretim kapasitesi, fiili üretimi, stok düzeyi ve firmaların yatırım eğilimidir.
             (6) Sadece örneklemeye dahil edilen firmaların kapasiteleri Türkiye iç pazarının üzerinde bir büyüklüğe işaret etmekte olup kapasitelerin genel olarak artış eğiliminde olduğu dikkat çekmektedir. Söz konusu firmaların fiili üretimleri de Türkiye iç pazarının toplam büyüklüğünün üzerinde olup soruşturma konusu ürün stokları 2004-SD arasında artış eğilimindedir.
             (7) Soruşturmaya konu ülkelerin dünya ihracat içindeki miktar paylarının da yıllar itibarıyla bir artış eğilimi içinde olduğu da ayrıca vurgulanması gereken bir diğer noktadır. Bu durum, ilgili ülkelerde toplam üretim kapasitesinin ciddi boyutlarda arttığına ve ihracat kabiliyetlerinin geliştiğine delil teşkil etmektedir.
             (8) Türkiye piyasasının büyüklüğü soruşturmaya konu ülkelerin toplam ihracatları ile karşılaştırıldığında oldukça küçük kalmaktadır. Bu durum, soruşturma konusu ülkelerin ihracat kapasitelerinin oldukça küçük bir kısmını Türkiye’ye yönlendirmeleri halinde bile piyasayı önemli ölçüde etkileme kabiliyetine sahip olduklarını ortaya koymaktadır.
             Maddenin üçüncü ülkelerden ithalatı
             MADDE 27 – (1) Maddenin üçüncü ülkelerden ithalatı, 2004 yılı ile SD arasında miktar bazında % 1 oranında, değer bazında ise % 13 oranında artmıştır. Aynı dönemde üçüncü ülkelerin genel ithalat içindeki payı miktar bazında %26,3’den %18’e; değer bazında ise                   % 33,9’dan % 21,4’e gerilemiştir.
             Dampingli ithalatın tüketime göre artışı
             MADDE 28 – (1) Maddenin yurtiçi tüketimi, şikayet başvurusunda verisi bulunan 22 şikayetçi firma ile 3 şikayeti destekleyen firmanın iç piyasa satışları ile genel ithalatın toplanması suretiyle hesaplanmıştır.
             (2) Bu çerçevede belirlenen toplam tüketim endeks olarak 2004 yılında 100 iken SD’de 135 seviyesine yükselmiştir.
             (3) 2004-SD’de dampingli ithalatın pazar payı endeks olarak 100’den 119’a yükselmiştir. Dampingli ithalatın hızla büyüyen pazarda satışlarını arttırmanın da ötesinde yerli üretim dalı ve üçüncü ülkeler aleyhine pazar payını ciddi oranda arttırmış olması dikkat çekmektedir. Söz konusu pazar payı artışının özellikle 2006-2007 döneminde ortaya çıkmış olduğu da ayrıca üzerinde durulması gereken bir husus olarak ortaya çıkmaktadır.
             (4) Aynı dönemde yerli üreticilerin yurtiçi satışları %13 yükselmesine karşın pazar payı %17 azalmıştır. Her ne kadar yerli üreticilerin satışları 2004-07 arasında kaybedilen pazar payına karşın artış göstermiş olsa da 2006-07 döneminde büyüyen pazara rağmen satışlardaki ciddi boyutlu azalma dikkat çekicidir.
             Dampingli ithalatın fiyatlarının gelişimi
             MADDE 29 – (1) TÜİK kayıtları esas alınarak yapılan incelemede, soruşturmaya konu ülkelerin ağırlıklı ortalama CIF ihraç fiyatları 2004 yılı 2,3 ABD Doları/Kg iken; 2005 yılında 2,4 ABD Doları/Kg; 2006 yılında 2,7 ABD Doları/Kg ve SD’nde 3 ABD Doları/Kg olmuştur.
             (2) Soruşturma konusu ülkeler haricindeki 3 üncü ülkelerin ağırlıklı ortalama CIF ihraç fiyatları ise 2004 yılı 3,3 ABD Doları/Kg iken; 2005 yılında 3,4 ABD Doları/Kg; 2006 yılında 3,4 ABD Doları/Kg ve SD’nde 3,7 ABD Doları/Kg olmuştur.
             (3) İthalat ağırlıklı ortalama CIF ihraç fiyatları ise 2004 yılı 2,6 ABD Doları/Kg iken; 2005 yılında 2,6 ABD Doları/Kg; 2006 yılında 2,8 ABD Doları/Kg ve SD’nde 3,1 ABD Doları/Kg olmuştur.
             (4) Soruşturmaya konu ülkeler menşeli ithalatın fiyatları, zarar inceleme dönemi boyunca üçüncü ülkelerden ithalatın ortalama birim fiyatının ciddi ölçüde altında seyretmiştir. Bu fiyat farkı 2004 yılında %44, 2005 yılında %41, 2006 yılında %29 ve 2007 yılında %22 düzeyinde gerçekleşmiştir.
             İKİNCİ BÖLÜM
Dampingli İthalatın Yerli Üretim Dalının Satış Fiyatları Üzerindeki Etkisi
             Genel
             MADDE 30 – (1) Yerli üretim dalının fiyatlarının dampingli ithalattan kaynaklanan baskı sonucu maliyetlerinin altında kalması nedeniyle dampingli ithalatın yerli üretim dalının satış fiyatları üzerindeki etkisi fiyat baskısı esasında değerlendirilmiştir. Bu aynı zamanda, SD sonrasında dampingli ithalata yönelik talebin olası seyrine de ışık tutan bir gösterge olarak dikkate alınmıştır.
             Fiyat baskısı
             MADDE 31 – (1) Fiyat baskısı, dampingli ithalat fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli üretim dalının olması gereken satış fiyatının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını göstermektedir.
             (2) Fiyat baskısı analizinde, soruşturma konusu ülkelerden örnekleme alınan firmaların soruşturma döneminde ağırlıklı ortalama CIF ihraç fiyatına gümrük vergisi ve masrafları eklenerek bulunan Türkiye piyasasına giriş fiyatları, yerli üretim dalının üretim maliyetine mâkul oranda kâr marjı eklenmek suretiyle tespit edilen olması gereken satış fiyatı (hedef fiyat) ile karşılaştırılmış ve dampingli ithalatın fiyatının yerli üretim dalının olması gereken fiyatını önemli ölçüde baskı altına aldığı tespit edilmiştir.
             (3) Bu çerçevede, SD için dampingli ithalatın olduğu örneklem kapsamı firmalar bazında hesaplanan fiyat baskısının ağırlıklı ortalama olarak ÇHC için % 20, Hindistan için          % 21 ve Endonezya için % 22 seviyesine kadar çıktığı tespit edilmiştir. 
             (4) Yıllar itibarıyla soruşturma konusu ülkeler kaynaklı ithalattan kaynaklanan fiyat baskısını incelemek üzere resmi istatistiklerde yer alan ithalat fiyatları kullanılarak hesaplama yapılmıştır. Bu hesaplama, vadeli ithalat fiyatlarının da peşin gibi değerlendirilmesine neden olduğundan gerçek fiyat baskısını tam olarak yansıtmamakla birlikte önemli bir gösterge niteliği taşımaktadır.
             (5) Bu kapsamda yapılan hesaplamalar, her üç ülkeden kaynaklanan fiyat baskısının yıllar itibarıyla artış eğiliminde olduğunu göstermektedir. Hindistan ve ÇHC menşeli ithalatın fiyatlarının neden olduğu fiyat baskısı 2004-SD arasında düzenli biçimde artarak sırasıyla %3’ten %17’ye ve -%5’ten %11’e yükselmiş; Endonezya menşeli ithalatın neden olduğu fiyat baskısı ise 4 yıl boyunca önemli düzeylerde (%22-%33) seyretmiştir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yerli Üretim Dalının Durumu ve Zarar Analizi
             Genel
             MADDE 32 – (1) Dampingli ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin belirlenmesinde verileri doğrulanan şikayetçi üretici firmaların verileri esas alınmıştır.
             (2) Yerli üretim dalı, soruşturma konusu ürün dışında başka ürün üretimi de yapmaktadır. Bu nedenle yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin incelenmesinde mümkün olduğu ölçüde ilgili ürüne ait veriler esas alınmıştır. Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerindeki gelişmeler değerlendirilirken bu husus dikkate alınmıştır.
             (3) Öte yandan, eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla Yeni Türk Lirası bazındaki veriler için yıllık ortalama “üretici fiyat endeksi” oranları kullanılarak hesaplanmış reel değerler kullanılmıştır.
             Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri
             MADDE 33 – (1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi hükümleri çerçevesinde, dampingli ithalatın yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri üzerindeki etkisinin tespiti amacıyla, zarar dönemi içerisinde yerli üretim dalının üretim, satışlar, pazar payı, kapasite, kapasite kullanımı, yurtiçi fiyatlar, maliyetler, stoklar, istihdam, ücretler, verimlilik, nakit akışı, yatırımlardaki artış, kârlılık, net dönem kârı/zararı gibi ekonomik göstergeleri incelenmiştir.
             (2) Yerli üretim dalının tesislerinde, soruşturma konusu ürün kapsamında yer almayan doğal elyaf ağırlıklı diğer bazı iplikler de üretilebilmektedir. Dolayısıyla üretim, gerekli hallerde soruşturma kapsamı dışındaki ürünlerle soruşturma kapsamı ürün arasında kaydırılabilmektedir. Zarar inceleme döneminde yerli üreticilerin daha büyük rekabet sorununun yaşandığını iddia ettikleri doğal elyaf esaslı iplik üretiminden soruşturma konusu ürün üretimine kaymak durumunda kaldıkları üreticiler tarafından dile getirilmiştir. Bahse konu soruşturma kapsamı dışındaki ürünlerden pamuk ipliğine yönelik olarak 2008 yılında açılan korunma önlemi soruşturması ve sonrasında alınan korunma önlemi de bu duruma işaret etmektedir.
             a) Üretim ve kapasite kullanım oranı (KKO)
             Yerli üretim dalının ilgili üründe 2004 yılında 100 olan üretim miktar endeksi SD’de 179’a yükselmiş, KKO % 29’dan % 50 seviyesine yükselmiştir. 2006-07 arasında ise üretim %4 azalma göstermiştir.
             b) Satışlar
             Yerli üretim dalının ilgili üründe yurtiçi satışları 2004 yılında miktar bazında 100 iken 2006 yılında 170’e yükselmiş, 2007 yılında ise bir önceki yıla göre %6 azalmıştır.
             Satış cirosu ise, 2004-2006 arasında artış gösterirken 2006-07 arasında %9 oranında azalmıştır.
             c) Yurt içi fiyatlar
             Yerli üreticinin ilgili üründe ağırlıklı ortalama yurt içi birim satış fiyatı 2004 yılında 100 iken 2006 yılında 102’ye yükselmiş, 2007 yılında ise 99 seviyesine gerilemiştir. (Tablo 10)
             d) Maliyetler
             Yerli üreticinin ilgili üründe ortalama birim ticari maliyet endeksi 2004 yılında 100 iken 2006 yılında 174, SD’de ise 152 olarak gerçekleşmiştir.
             e) İhracat
             Yerli üretim dalının ilgili üründe 2004 yılında 100 olan ihracat miktar endeksi 2006 yılında 248’e ulaşmışken 2007 yılında %25 azalma göstermiştir. İhracat hasılatı ise 2004-2006 arasında 223’e ulaşmış, 2006-07 arasında değişmemiştir. Bu durum, yerli üretim dalının özellikle 2007 yılında ihracat pazarlarında fiyatlarını arttırma kabiliyetinin bulunduğuna işaret etmektedir.
             f) Kârlılık
             Yerli üretim dalının ilgili üründe yurtiçi satış zararı 2004 yılında endeks olarak 100 iken 2006 yılında 135’e ulaşmış, SD’de 98’e gerilemiştir.
             g) Pazar payı
             Yerli üreticilerin ilgili üründe yurt içi pazar payı 2004-06 arasında %17 oranında artarak %31,4’ten %36,9’a çıkmış, ancak 2007 yılında bir önceki yıla göre %29, 2004’e göre ise %17 oranında düşüş göstererek %26,2’ye gerilemiştir.
             h) Stoklar
             Yerli üretim dalının ilgili üründe stok düzeyi endeksi 2004 yılında 100 iken 2006 yılında 106’ya 2007 yılındaysa 139’a yükselmiştir.
             i) İstihdam
             Yerli üretim dalının ilgili üründe çalışanlarının sayısı endeks olarak 2004-06 arasında 100’den 124’e yükselmiş, 2007 yılında azalarak 123’e gerilemiştir.
             j) Ücretler
             Yerli üretim dalının ilgili ürün üretiminde çalışan işçilerinin aylık giydirilmiş brüt ücret endeksi 2004-06 arasında değişim göstermezken 2007 yılında 115’e yükselmiştir.
             k) Verimlilik
             Yerli üretim dalının ilgili ürün üretiminde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2004-06 arasında 100’den 124’e yükselmiş 2007 yılında gerileyerek 123 olmuştur.
             l) Yatırımlar
             Yerli üretim dalının 2004 yılında tüm ürünlerine dönük 681 bin YTL yatırım gerçekleştirilirken SD’de yapılan yatırım 12,2 milyon YTL olmuştur.
             m) Nakit akışı
             Yerli üretim dalının reel nakit akışı (kâr + amortisman), 2004 yılında 100 iken, 2005 yılında 327 seviyesine yükselmiş, 2006 yılında 67’ye gerilemiş, SD’de ise 141’e yükselmiştir.
             n) Büyüme
             Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerine ilişkin aktifleri 2004-06 arasında %5 artarken SD’de önceki yıla göre %6 azalma göstermiştir. Bütün faaliyetlere ilişkin özkaynaklardaki değişim ise zarar inceleme dönemi boyunca düşüş eğilimi içerisinde olmuştur. 2004-SD arasında özkaynaklardaki reel kayıp %32’yi bulmuştur.
             o) Yatırımların geri dönüşü 
             Yerli üretim dalı zarar inceleme dönemi boyunca ilgili üründe zarar etmekle birlikte bütün faaliyetlerine ilişkin kârlılığında olumlu bir gelişme görülmektedir. Gerek aktif kârlılığı gerekse özkaynak kârlılığı tüm faaliyetler açısından iyileşme içinde olmuş, soruşturma konusu ürün ise bu göstergeleri olumsuz yönde etkilemiştir.
             Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi
             MADDE 34 – (1) Tüm bu veriler ışığında, 2004-06 arasında yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün kârlılığına ilişkin olanlar dışındaki göstergelerde önemli bir olumsuzluk olmadığı, hatta üretim ve satışlarla ilgili göstergelerin büyüyen pazarla birlikte büyüme eğilimi içinde olduğu gözlenmektedir. Bununla birlikte aynı dönemde yerli üretim dalının fiyat baskısı altında olduğu ve bu baskı nedeniyle ticari maliyetlerin altında seyreden fiyatları nedeniyle soruşturma konusu ürünle ilgili faaliyetlerinde kârlılığının negatif olduğu dikkat çekmektedir.
             (2) Dampingli ithalatın hızlı biçimde arttığı SD’de ise yerli üretim dalının soruşturma konusu ürüne ilişkin faaliyetlerinden zarar etmeye devam ettiği, 2004-06 arasında olumlu eğilim içindeki göstergelerde ise bozulma eğiliminin ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Yerli üretim dalının 2006-SD arasında büyüyen pazara rağmen pazar payını koruyamamanın da ötesinde yurtiçi satışlarında azalma yaşadığı, bu duruma paralel olarak üretimin azalmaya başladığı, buna rağmen stoklarının önemli miktarda arttığı tespit edilmiştir.
             (3) Yerli üretim dalının mevcut kötü gidişatı engellemek ve rekabet güçlerini arttırabilmek için çaba gösterdiği, maliyetlerinde önemli düşüş sağladığı, ihracata ve entegre tesisleşmeye önem verdiği; ancak bu çabalarına karşın piyasa payını ve ithal ürünler karşısında rekabet gücünü koruyamadığı görülmüştür.
             (4) Ekonomik göstergelerinde yaşanan söz konusu olumsuz gelişmeler ışığında, yerli üretim dalının soruşturmaya konu ürün ile ilgili faaliyetlerinde özellikle SD’de olumsuzlukların arttığı anlaşılmaktadır. 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Dampingli İthalat ile Zarar Arasındaki Nedensellik Bağı ve Zarar Tehdidi
             Nedensellik
             MADDE 35 – (1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi hükümleri gereğince, soruşturma konusu ülkeler menşeli dampingli ithalatın miktarı ve fiyatlarının yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin yanı sıra zarara yol açabilecek diğer unsurlar ve zarar tehdidine ilişkin göstergeler         incelenmiştir
             Dampingli ithalatın mevcut ve muhtemel etkisi
             MADDE 36 – (1) Soruşturmaya konu ülkeler menşeli ithalatın ciddi ölçüde dampingli olduğu ve yerli üretim dalının fiyatlarını önemli ölçüde baskı altında tuttuğu belirlenmiştir.
             (2) 2004-06 döneminde soruşturmaya konu ülkeler menşeli dampingli ithalatın görece istikrarlı bir düzeyde seyrettiği; ancak, 2006 yılında artışa geçen dampingli ithalatın SD’de miktar bazında çok ciddi bir artış gösterdiği belirlenmiştir. 2004-SD döneminde dampingli ithalatın % 35 büyüyen yurt içi pazardaki payı % 19 oranında artmıştır.
             (3) Yerli üretim dalının fiyatlarını önemli ölçüde baskı altında tutan dampingli ithalatın fiyatlarının zarar inceleme dönemi boyunca sürekli olarak üçüncü ülkeler menşeli ithalatın ortalama fiyatlarının oldukça altında seyrettiği ve ithalat içindeki payını üçüncü ülkeler aleyhine genişlettiği tespit edilmiştir.
             (4) 2004-06 arasında soruşturma konusu ürüne ilişkin faaliyetlerinde zarar durumunda olan yerli üretim dalı, SD’de dampingli ithalatın miktar olarak ciddi biçimde artışı ile birlikte zararına fiyatlarla bile iç pazarda satış kaybına uğramaya başlamıştır. Yerli üretim dalının zararına fiyatlarla bile büyüyen piyasada satışlarının azalması yerli üretici firmaları üretimlerini azaltmaya zorlamış; buna karşın stoklar ciddi biçimde artmıştır.
             (5) Aşağıda irdelendiği üzere, yerli üretim dalının ekonomik göstergelerindeki gelişimin dampingli ithalatın yanı sıra bazı başka faktörlere de işaret ettiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte, bahse konu diğer unsurların dampingli ithalatın yerli üretim dalı üzerinde neden olduğu fiyat baskısını açıklamaktan uzak olduğu açık biçimde görülmektedir.
             (6) İplikler gibi genel anlamda temel ürün (commodity) haline gelmiş ürünlerde talebin fiyat esnekliği de dikkate alındığında dampingli ithalattan kaynaklanan fiyat baskısının yerli üretim dalında ortaya çıkan zararın önemli bir nedeni olduğu aşikardır. Özellikle firma bazında yapılan hesaplamaların, çoğu ihracatçı/üretici firma için önemli ölçüde dampingin mevcudiyetini ortaya koyduğu dikkate alındığında her ne kadar başka faktörlerin de zarara etkisi olduğu anlaşılsa da dampingli ithalatın yerli üretim dalındaki zararın en önemli nedeni olduğu görülmektedir.
             (7) Sektörün mevcut dağınık yapısı göz önüne alındığında ve açık kaynaklardan (gazeteler, raporlar vb) edinilen bilgiler ışığında özellikle KOBİ niteliğindeki firmaların dampingli ithalatın neden olduğu olumsuz koşullardan daha fazla etkilenmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmiştir. Bazı Sanayi ve Ticaret Odalarından intikal eden bilgilerin yurt içi üretimde ciddi bir sıkıntı yaşandığına, kapasite kullanım oranlarının azaldığına ve hatta bazı firmalarda üretimin durma noktasına geldiğine işaret ediyor olması bu değerlendirmeyi desteklemektedir.
             (8) Soruşturma konusu ülkelerin, dünya ticaretinden hızla artan biçimde pay aldığı, bu payın diğer ülkeler ortalamasına göre oldukça düşük fiyatlarla gerçekleştiği; mevcut ihracatlarının ve ihracat artışının ciddi bir kapasiteye ve bu kapasitede hızlı bir artış eğilimine işaret ettiği anlaşılmıştır. Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının da diğer ülkeler ortalamasının sürekli olarak önemli ölçüde altında kaldığı ve zarar inceleme dönemi boyunca yerli üretim dalının fiyatlarını önemli ölçüde baskı altında tuttuğu; Türkiye’ye dampingli fiyatlarla gerçekleşen ihracatlarının özellikle SD’de hızlı bir artış gösterdiği, buna mukabil örneklemede yer alan ihracatçı/üretici firmaların stoklarında genel olarak bir artış eğiliminin bulunduğu; bu durumun SD sonrasında dampingli ithalatın pazar payını arttırmasının muhtemel olduğuna işaret ettiği değerlendirilmiştir.
             (9) İlgili üründe talebin fiyat hassasiyeti ve mevcut küresel daralma koşulları da dikkate alındığında, soruşturmaya konu ülkeler menşeli dampingli ithalatın SD sonrasında muhtemel artışının yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde gözlenen bozulmayı daha da derinleştirmesi olağan bir gelişme olacaktır.
             (10) Nitekim soruşturma sürecinde birincil ve ikincil kaynaklardan elde edilen bilgiler yerli üretimde baş gösteren sorunların giderek artmakta olduğunu; bu çerçevede bazı firmaların üretimlerini azalttığını bazı firmaların üretimlerini durdurduğunu bazılarını ise soruşturma konusu ürüne ilişkin faaliyetlerine tamamen son verdiğini ortaya koymaktadır.
             (11) Bütün bu bilgi ve bulgular bir bütünlük içinde ele alındığında, önlem alınmadığı takdirde soruşturmaya konu ülkeler menşeli dampingli ithalatın pazar payının artmasının yakın ve muhakkak olduğu ve bu durumun yerli üreticilerde mevcut zararı daha da derinleştireceği değerlendirilmiştir.
             Üçüncü ülkelerden ithalat
             MADDE 37 – (1) Soruşturma konusu ürünün ortalama genel ithal birim fiyatı 2004 yılında 2,6 ABD Doları/kg iken SD’de 3,1 ABD Doları/kg seviyesine yükselmiştir. Soruşturmaya konu ülkeler dışındaki üçüncü ülkelerden ortalama ithal birim fiyatı ise aynı dönemde 3,30 ABD Doları/kg seviyesinden 3,7 ABD Doları/kg seviyesine çıkmıştır.
             (2) Üçüncü ülkelerden yapılan ithalatta, 2004-SD döneminde fiyatlar %13 oranında artmış, buna karşılık söz konusu ithalat miktar bazında %1 oranında artmıştır. Bu çerçevede, anılan dönemde üçüncü ülkelerin ithalat içindeki payı miktar bazında %26’dan %18’e; değer bazında %34’den %21’e gerilemiştir. Üçüncü ülkeler menşeli ithalatta görülen bu değişim, dampingli ithalatın anılan ülkelerin piyasadaki payını da olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir.
             (3) Soruşturma konusu ülkeler menşeli dampingli ithalatın fiyatlarının oldukça üzerinde seyreden ortalama birim fiyatları ve azalan payları ile üçüncü ülkeler menşeli ithalatın gerek miktarı ve piyasa payındaki eğilimi, gerekse fiyatları itibariyle yerli üretime zarar verebilecek boyutta olmadığı görülmektedir.
             Diğer unsurların etkisi
             MADDE 38 – (1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi hükümleri uyarınca, soruşturma konusu ülkeler menşeli dampingli ithalattaki gelişim ile söz konusu ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin yanı sıra yerli üretim dalında zarara yol açabilecek diğer olası unsurlar da incelenmiştir.
             (2) Hammadde ve enerji fiyatlarında yaşanan artışlar yalnızca Türkiye piyasasını değil tüm küresel piyasaları etkilemiştir. Bu durum üretici-ihracatçı soru formuna cevap veren firmaların göndermiş olduğu verilerden de açıkça görülebilmektedir. Ayrıca, yerli üretim dalı için soruşturma konusu ürünün hammaddelerine erişimin önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır. Bu sebeple yerli üreticiler ile soruşturmaya konu ülkelerde mukim üreticilerin kimi farklılıklar haricinde (navlun vb) aynı fiyat düzeyinden hammadde temini mümkün bulunmaktadır.
             (3) Bununla birlikte bazı uzakdoğu ülkeleri ile karşılaştırıldığında yerli üretim dalının enerji maliyetlerinin görece yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, yerli üreticilerin işçilik maliyetleri bakımından da Güney ve Güney Doğu Asya ülkelerine göre dezavantajlı konumda olduğu görülmektedir.
             (4) Finansal maliyetler anlamında bakıldığında ise YTL kredi maliyetlerinin görece yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, YTL’nin ABD Doları ve Avroya karşı güçlü pozisyonunu koruduğu zarar inceleme döneminde döviz bazlı kredi maliyetlerinin reel anlamda son derece düşük olduğu ve yerli üretim dalının döviz bazlı krediye erişimde önemli bir sıkıntı yaşadığı hususunda her hangi bir bilgi bulunmadığı da dikkate alındığında finansal maliyetlerin yerli üretim dalında ortaya çıkan zararla doğrudan ilintili olmadığı anlaşılmaktadır. Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerine ilişkin veriler de finansal maliyetlerin toplam maliyet içerisinde çok önemli bir unsur olmadığına işaret etmektedir.
             (5) Her ne kadar yerli üretim dalı istihdam ve enerji anlamında soruşturmaya konu bazı ülkelere göre daha yüksek maliyetlerle üretim yapıyor olsa da bu unsurlar dampingli ithalattan kaynaklanan fiyat baskısını ve yerli üretim dalında gözlenen zararı açıklamaktan çok uzaktır.
             (6) Sonuç itibariyle, bahse konu hususların dampingli ithalat ile yerli üretim dalında gözlenen zarar arasındaki illiyet bağını ortadan kaldırmadığı anlaşılmıştır.
BEŞİNCİ KISIM
İlgili Taraflarca Gündeme Getirilen Hususlar
             MADDE 39 – (1) Soruşturmanın açılışını müteakip başvurunun gizli olmayan örneğinin bir çok noksanlığının bulunduğu iddia edilmiş, nihai bildirim sonrasında da söz konusu iddialar yinelenmiştir. Söz konusu noksanlıkların göz önünde bulundurularak soruşturma konusu ürünün Endonezya menşeli olanları için açılmış bulunan soruşturmanın sona erdirilmesi talebi yazılı olarak Müsteşarlığımıza iletilmiştir.
             (2) Damping iddiasının tek bir faturaya dayandırılmış olmasının ve bu faturanın da 2006 yılına ait olmasının, buna karşın soruşturma döneminin 2007 olarak alınmış olmasının damping iddiasının temelini sorunlu hale getirdiği iddia edilmiştir. Ancak, şikayet konusu ürünün homojen bir ürün olmaması çok sayıda ürün tipinin olması ve ürün tipleri arasındaki fiyat farklılıklarının kayda değer olması nedeniyle damping marjı iddiasında ağırlıklı ortalama ihraç fiyatı yerine ihraç faturalarındaki ürün tipleri esasında damping hesaplaması yapılmış olmasının damping iddiasının ortaya konulması açısından daha sağlıklı sonuç verdiği değerlendirilmiştir. Ayrıca, soruşturma açılışında soruşturmayı yürüten birim tarafından belirleme ve değerlendirmelerin en güncel veriler temelinde yapılması amacıyla seçilen soruşturma dönemiyle soruşturma talebinde yer alan ve bir soruşturma açılışı için yeterli düzeyde damping ve dampingli ithalatla ilintili zarar durumunu ortaya koyması beklenen iddiaların temel aldığı belgelerin ait olduğu dönemin birebir aynı olmasının ne ADA ne de bu anlaşmayla tamamen uyumlu bulunan ilgili mevzuat tarafından zorunlu kılınmadığı açıktır. Söz konusu ithalat faturasıyla yerli üretim dalının Endonezya menşeli ithalatın dampingli olduğu iddiasını belgelemeyi amaçladığı ve söz konusu belgenin iddia edilen durumu ortaya koyduğu aşikârdır.
             (3) İlgili taraflarca, şikayetin gizli olmayan örneğinde yer alan verilerden bazıları ele alınarak yerli üreticilerde soruşturma açılışını destekleyecek zarar durumunun olmadığı iddia edilmektedir. Anlaşmanın ilgili maddesi ve ulusal mevzuatın ilgili hükümleri, soruşturma sırasında zarara ilişkin olarak belirli faktörlerin incelenmesini zorunlu tutmakla birlikte zarar belirlemesinde bu unsurların bir ya da birkaçının kesin değerlendirmeye esas olmadığını ifade etmektedir. Kaldı ki, soruşturma açılışına dair şikayette esas olan damping soruşturmasını haklı kılacak delilin sunulmuş olmasıdır. Ayrıca, soruşturmanın açılması aşamasında otoritenin görevi bu delilleri doğruluk ve yeterlilik açısından denetlemekten ve değerlendirmekten ibarettir. Bu çerçevede, şikâyet sadece bahse konu edilen ekonomik göstergeler çerçevesinde değil bir bütün olarak değerlendirilmiş ve bütün bilgiler ışığında soruşturma açılışı için yeterli delilin bulunduğuna karar verilmiştir.
             MADDE 40 – (1) Soruşturma açılışını müteakip dile getirilen bir diğer bir iddia ise zararla dampingli ithalat arasında nedensellik bağının bulunmayışıdır. Söz konusu iddia nihai bildirim sonrasında da gündeme getirilmiştir.
             (2) Ayrıca, nihai bildirim sonrası yerli üretim dalında zararın oluştuğuna dair açık delillerin olmadığından bahisle gizli olmayan özette yer alan yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri ile nihai bildirimde yer alan göstergeler arasında tutarsızlıkların olduğu belirtilerek bu farklılığın bildirimde açıklanmadığı belirtilmiştir.
             (3) İlgili mevzuatın zarar değerlendirmesine dair hükümleri çerçevesinde, “zarar” teriminin, aksi belirtilmediği sürece üretim dalında ortaya çıkan maddi zarar, üretim dalına yönelik maddi zarar tehdidi veya üretim dalının kurulmasının esaslı ölçüde geciktirilmesi şeklinde anlaşılması ve mezkûr madde hükümlerine göre yorumlanması gerekmektedir. Soruşturma sırasında yapılan zarar incelemesine ilişkin ayrıntılı değerlendirmeler ise nihai bildirimin ilgili bölümlerinde ilgili tarafların bilgisine sunulmuştur.
             (4) İlgili taraflarca gündeme getirilen ihracat fiyatlarının ve firma içi transfer fiyatlarının düşmüş olduğu değerlendirmesi hususu yanılgıdan kaynaklanmaktadır. Başvurunun gizli olmayan örneği ve nihai bildirimde yer alan bilgiler, tersine hem ihracat fiyatlarının hem de şirket içi transfer fiyatlarının, yurtiçi satış fiyatlarının aksine reel anlamda artış gösterdiğine işaret etmektedir.
             (5) Soruşturmanın açılışını müteakip gündeme getirilen soruşturma açılışında diğer üreticilerle temas kurulmamış olmasının şikâyetçilerin yerli üretim dalını temsil yeteneğinin değerlendirilmesi açısından eksiklik olduğu iddiası nihai bildirim sonrasında yinelenmiştir. Şikâyetçilerin bütün diğer üreticilerle birebir temas kurması zorunluluğu bulunmamaktadır. Birebir temas kurulmamış olması, diğer üreticiler hakkında şikâyetçilerin bilgi sahibi olmadığı anlamına da gelmemektedir.
             (6) Başvurunun gizli olmayan örneğinde yeterli bilgi bulunmadığına dair iddia nihai bildirim sonrasında yinelenmiştir. Bu hususta şikâyetin dayandığı verilerin gizli olduğunun dikkate alınmadığı ve bahse konu metinde bulunan bazı verilerin dikkatle okunmadığı anlaşılmaktadır.
             (7) Sonuç olarak, soruşturmanın gerek ADA’nın 5.3 maddesine gerekse ilgili mevzuat hükümlerine tamamen uygun bir biçimde açılmış olduğunu göstermektedir.
ALTINCI KISIM
Fiyat Taahhüdü Talepleri
             Taahhüt Talepleri
             MADDE 41- (1) Hindistan’da yerleşik üretici ihtracatçılardan Shree Rajasthan Syntex Ltd. ve Sutlej (Ind) Textiles and Industries Ltd. firmaları, soruşturma kapsamında fiyat taahhüdünde bulunmak istediklerini bildirmişlerdir. Ancak, bahse konu fiyat taahhüdü talepleri genel politika prensipleri çerçevesinde kabul edilmemiştir.
YEDİNCİ KISIM
Sonuç
             Karar
             MADDE 42 – (1) Soruşturma sonucunda dampingin, yerli üretim dalında zararın ve her ikisi arasında illiyet bağının mevcut olduğu tespit edilmiş olup, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nun kararı ve Bakan’ın onayı ile aşağıda tanımı ve menşei verilen maddenin Türkiye’ye ithalatında belirtilen oranlarda firma bazında dampinge karşı kesin önlem yürürlüğe konulmuştur.
 
GTP
Madde
Menşe Ülke
Üreticiler
Dampinge Karşı Önlem
(ABD Doları/ Kg)
 
 
 
 
 
 
55.08; 55.09
(5509.52; 5509.61;
5509.91 hariç)
55.10 (5510.20 hariç);
55.11
 
 
 
 
 
Sentetik ve suni devamsız liflerden iplikler
ÇHC
Nantong A-Z Textıle Co., Ltd.
0,49
Diğerleri
0,80
Hindistan
Rswm Limited
 0,29 
Diğerleri
0,39
Endonezya
PT Elegant Textile Industries
---
PT Sunrise Bumi Textile
---
PT Apac Inti Corpora
0,23
PT Kamaltex
0,25
PT Sinar Panua Djaja
PT Bitratex Industries
PT Hımalaya Tunas Texindo
PT Indoroma
PT Lotus Indah Textile Industries
PT Srı Rejeki Isman-Sritex
PT Kewalram Indonesia
PT Lotus Indah Textile Industries
PT Embee Plumbon Tesktil
PT Indo Liberty Textiles
PT Himalaya Tunas Texindo
Polysindo Eka Perkasa
PT Kawalram
Diğerleri
0,40
 
             Uygulama
             MADDE 43 – (1) Gümrük idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife istatistik pozisyon numaraları, tanımı ve menşe ülkeleri belirtilen maddenin, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında ithalatında karşılarında gösterilen miktarlarda dampinge karşı kesin önlemi uygular.
             Yürürlük
             MADDE 44 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
             Yürütme
             MADDE 45 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan yürütür.