E-Bülten

Sözlük

Döviz

1 $ = 3,63 TL
1 € = 3,92 TL
13168951 Ziyaretçi

24 SERİ NO'LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

 24 SERİ NO'LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

22.11.1986-19289 Resmi  Gazete

Bakanlığımıza intikal eden olaylardan katma değer vergisi uygulamasında tereddüde düşüldüğü anlaşılan konularla ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.

A _ İHRACAT İSTİSNASI NEDENİYLE YAPILACAK MAHSUPLAR:

Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 77 nci maddesinin "Katma Değer Vergisi Kanununa göre yapılacak iadeler" bölümünün 2 nci fıkrasında 1.2.1985 tarihinden geçerli olmak üzere, yapılan değişiklikle, ihracat istisnası nedeniyle ihracatçılara iade edilmesi gereken katma değer vergisinin, ihracatçılar ile ihraç edilen mal ve hizmeti üretenlerin vergi borçlarına mahsubu imkanı sağlanmış, söz konusu yönetmeliğin aynı bölümünde 1.7.1985 tarihinden geçerli olmak üzere yapılan değişiklikle de, ihracat istisnası uygulaması nedeniyle ihracatçılara veya ihraç edilmek şartıyla ihracatçılara mal teslim eden imalatçılara yapılması gereken iadelerde; hak sahiplerince kendilerinin veya mal veya hizmet satın aldıkları mükelleflerin katma değer vergisi veya diğer vergi borçlarına mahsubu talep edildiği takdirde, inceleme raporu ve teminat aranmaksızın mahsup işleminin yapılacağı belirtilmiştir.

Ancak Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, ihracatçılar veya ihraç edilmek kaydıyla ihracatçılara mal satan imalatçılar tarafından talep edilen mahsup işlemlerinin zamanında yerine getirilmemesi sonucu, mahsubu talep edilen vergilerin ödeme sürelerinin geçtiği, bu nedenle lehine mahsup işlemi yapılan mükellefin iradesi dışında meydana gelen gecikme nedeniyle gecikme zammı uygulandığı anlaşılmaktadır.

Mükelleflerin mahsup taleplerinin zamanında yapılmış olması kaydıyla, vergi dairelerince yapılan işlemler sırasında meydana gelen gecikme nedeniyle zamanında mahsubu yapılamayan vergiler için gecikme zammı uygulanmaması gerekmektedir.

B - TAŞIMACILIK İSTİSNASI

1. Taşımacılık İstisnasında Beyan Dönemi :

21 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde, katma değer vergisi mükellefiyeti uluslararası taşımacılık faaliyetinden ibaret olan ve işletme hesabı esasına göre defter tutanların 1 Nisan 1986 tarihinden itibaren üçer aylık vergilendirme dönemine tabi tutulacakları belirtilmiştir.

Buna göre, faaliyetleri esas itibariyle yurt dışı taşımacılık teşkil etmekle birlikte, arızi olarak yurt içinde de taşımacılık yapan ve işletme hecabı esasına göre defter tutan katma değer vergisi mükelleflerinin 3 aylık vergilendirme dönemine tabi olmalarında sakınca bulunmamaktadır.

Ancak, üçer aylık vergilendirme dönemi kapsamına giren mükelleflerin bu durumu beyanname verme süresinden önce ilgili vergi dairelerince bildirmeleri gerekmektedir.

2. Uluslararası Taşımacılık Yapan Mükelleflerin Beyannamelerine Eklemeleri Gereken Belgeler :

Transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında, deniz, hava, kara ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu taşıma işleri katma değer vergisinden müstesna olup, bu işlemler nedeniyle yüklenilen vergilerin 60 Seri No.lu Uygulama İç Genelgesinde belirlenen esaslar çerçevesinde iadesi gerekmektedir.

Ancak Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, uluslararası kara taşımacılığı ile uğraşan mükelleflere yapılacak iadelerde aranacak belge konusunda tereddütler çıktığının anlaşılması üzerine, bu mükelleflerin işlemlerini kara manifestosu ile tevsik etmeleri uygun görülmüştür. Bu durumda, gerek iç gümrüklerde gerekse çıkış gümrüklerinde kara manifestosunun düzenlenmesi ve bir örneğinin mutlak surette sürücüye verilmesi gerektiği tabiidir.

Mükelleflerin beyannamelerinde gösterdikleri taşımacılık istisnası nedeniyle kendilerine iadesi gereken miktarın bir milyon liranın altında bulunması halinde, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yük ve yolcu taşıdıklarına ilişkin kara manifestosunun noterden tasdikli bir örneğini beyannamelerine eklemeleri gerekmektedir.

İadesi gereken miktarın bir milyon liranın üzerinde olması ve inceleme gerektirmesi halinde ise söz konusu belgenin beyannameye eklenmesine gerek bulunmamakla beraber, Vergi Usul Kanununun muhafaza ve ibraz hükümleri çerçevesinde saklanması ve inceleme elemanlarınca talep edildiğinde ibraz, zorunlu bulunmaktadır.

C - KONUT İSTİSNASI

Bilindiği üzere 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasına 3099 sayılı Kanunla eklenen (ı) bendi gereğince, net alanı 150 m2'yi geçmeyen konutların teslimi ile konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri vergiden istisna edilmiştir.

Katma Değer Vergisi Kanununun 30/a maddesine göre, istisna kapsamına giren konut teslimleri ve konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri ile ilgili alış ve giderler dolayısıyla yüklenilen vergilerin, indirim konusu yapılması veya mükellefe iadesi söz konusu değildir. Bu vergiler işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak gözönüne alınabilecektir.(*)

D - TEMEL GIDA MADDELERİ İLE TARIM ÜRÜNLERİNDE FARKLI VERGİ UYGULAMASI :

Bilindiği gibi, 24.8.1986 gün ve 19201 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22.8.1986 gün ve 86/10925 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamına giren temel gıda maddelerinin vergi nispetlerinin tespit edilmesi hakkındaki 24.2.1984 tarihli ve 84/8887 sayılı Kararnamenin eki Kararın 13.2.1985 tarihli ve 85/9114 sayılı Kararname ile değişik 1 inci maddesinin 9 uncu fıkrası "Taze sebze ve meyveler (mamulleri hariç) ile kuru üzüm ve kuru incir" şeklinde değiştirilmiş; tarım ürünleri ile gazete, dergi, kitap ve benzeri yayımların katma değer vergisi nispetlerinin tespit edilmesi hakkındaki 4.7.1986 tarihli ve 86/10793 sayılı Kararnamenin eki Kararın 1 inci maddesine ise "fiğ" eklenmiştir.

Buna göre, söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdiğinden, bu tarihten itibaren, temel gıda maddeleri kapsamına alınan kuru üzüm ve kuru incir teslimlerine sıfır (0); tarım ürünleri kapsamındaki fiğ teslimlerine ise % 1 nispetinde katma değer vergisi uygulanacaktır.

Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 3297 sayılı Kanunla değişik 29 uncu maddesi gereğince sadece temel gıda maddeleri ile ilgili olup, indirilemeyen katma değer vergisi iade edilecek, tarım ürünleri kapsamındaki kütlü pamuk, kabuklu tabii kuru fındık ve fiğ teslimleri dolayısıyla indirilemeyen vergi ise iade edilmeyip sonraki dönemlere devrolunacaktır.(*)

E - AMORTİSMANA TABİ İKTİSADİ KIYMETLERDE İADE UYGULA-MASI:

Bilindiği üzere 3065 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde 3297 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin katma değer vergisinin, bunların aktife girdiği veya kullanılmaya başlandığı vergilendirme döneminden itibaren üç yılda ve üç eşit miktarda bu bölümdeki esaslar dairesinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Kanun değişikliği hakkında gerekli açıklamaların yer aldığı 23 Seri No.lu Tebliğde, 3297 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra iktisap edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlerin katma değer vergisinin üç yıl da üç eşit taksitte, Kanunun yürürlük tarihinden önce iktisap edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlerin katma değer vergisinden halen indirilemeyen kısmın yine üç yılda üç eşit taksitte indirileceği açıklanmıştır. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlarda kullanılacak amortismana tabi iktisadi kıymetlerin katma değer vergisi ise, 12.12.1984 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 84/8837 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 1 yılda, bir defada indirim konusu yapılabilmektedir. Faaliyetleri tamamen vergiye tabi işlemlerden oluşan mükellefler, iktisadi kıymetin aktife alındığı veya kullanılmaya başlandığı dönemde yüklendikleri vergileri yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde indirim konusu yapacak, indirilemeyen kısım gelecek dönemlere devrolunacaktır.

Faaliyetleri kısmen veya tamamen "iade hakkı doğuran işlem"lerden oluşan mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymet için ödedikleri vergilerin iadesi mümkün bulunmaktadır. "İade hakkı doğuran işlemler" Katma Değer Vergisi Kanununun 32 nci maddesinde sayılan istisnalar ile değişik 29/2 nci maddesinde belirtilen temel gıda maddelerine ilişkin işlemlerdir. Bu işlemler dolayısıyla yüklenilen vergiler, indirimin mümkün olmaması halinde mükellefe iade edilebilmektedir. İade kapsamına mal ve hizmet alışları yanında genel giderler ve amortismana tabi iktisadi kıymetler için ödenen vergiler de dahildir. Ancak, bir vergilendirme döneminde iade edilecek vergi, o dönemdeki iade hakkı doğuran işlemlere ait bedelin % 10'u olarak hesaplanan miktardan fazla olamayacaktır.

Bu genel açıklamalar çerçevesinde amortismana tabi iktisadi kıymetlerle ilgili iade uygulaması aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.

1. Faaliyetleri münhasıran iade hakkı doğuran işlemlerden oluşan mükellefler bakımından:

Bu mükelleflerin hesaplanan vergileri olmadığından, yüklendikleri vergilerin iadesi gerekmektedir. Buna göre beyannamede iade hakkı doğuran işlemlere ait bedel üzerinden kanuni vergi nispetine göre hesaplanan miktar ile amortismana tabi iktisadi kıymet için yüklenilen vergiler ve vergi indirimine konu olarak diğer unsurların toplamı mukayese edilecektir. Vergi indirimi konusu olup iade ile karşılanamayan miktarın sonraki döneme devrolunacağı tabiidir.

2. Vergiye tabi işlemlerle iade hakkı doğuran işlemleri birlikte yapan mükellefler bakımından :

Bu kapsama giren mükellefler yüklendikleri vergilerin tamamını vergiye tabi faaliyetleri üzerinden hesaplanan vergilerden indireceklerdir. İndirimle giderilmeyen vergilerden bu mükelleflere ancak iade hakkı doğuran işlemlere isabet eden kısım iade edilebilecektir. Mükellefler mal ve hizmet alışları ile genel giderlere ait olan vergilerden her iki işlem grubuna ait kısmı ayırmak zorundadırlar.

Faaliyetleri kısmen iade hakkı doğuran işlemlerden oluşan bu kapsamdaki mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymetlerine ait vergilerin durumu aşağıdaki şekilde belirlenecektir.

a) İktisadi kıymet, münhasıran vergiye tabi işlemlerde kullanılıyorsa, mükellefin söz konusu iktisadi kıymetin iktisabı sırasında yüklendiği vergilerin, iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle yüklendiği vergiler kapsamında, iadesi mümkün değildir.

b) İktisadi kıymet münhasıran iade hakkı doğuran işlemlerde kullanılıyorsa, amortismana tabi iktisadi kıymet için ödenen vergiler de dahil olmak üzere iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle yüklenilen vergilerden bu işlemlerin % 10'una tekabül eden kısmı beyannamenin 33-37 nci satırlarına yazılacaktır. İktisadi kıymete ait verginin indirilemeyen kısmı için gelecek dönemlerde aynı işleme devam edilecektir.

c) İktisadi kıymet vergiye tabi olan işlemler ile iade hakkı doğuran işlemlerde ortaklaşa kullanılıyorsa, amortismana tabi iktisadi kıymete ait olup indirimle giderilmeyen katma değer vergisi yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, istisna kapsamına giren işlemlere isabet eden katma değer vergisi kadar iade konusu olacaktır.

F - MUTEMET ELİYLE İTHALAT

Bilindiği üzere 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/2 nci maddesi gereğince, her türlü mal ve hizmet ithali katma değer vergisine tabi bulunmaktadır.

Aynı Kanunun 46 ncı maddesine 3099 sayılı Kanunla eklenen 6 ncı fıkra hükmü uyarınca Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırım mallarının ithalinde ödenmesi gereken katma değer vergisi tarh ve tahakkuk ettirilerek, bu verginin fiilen indirilmesinin mümkün olacağı tarihe kadar ertelenmekte ve ertelenen katma değer vergisi kadar teminat alınmaktadır. Yatırımın gerçekleşmesinden sonra, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanıp beyan edilerek ödenen katma değer vergisi toplamı yatırım mallarının ithalinde ertelenen katma değer vergisi toplamına ulaştığında vergi dairesinden alınacak bir yazı Gümrük İdaresine ibraz edilerek teminat çözülmektedir.

26.12.1985 tarih ve 18970 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İthalat Yönetmeliğinin 16 ncı maddesi hükmü gereğince Teşvik Belgesine bağlı olarak mutemet eliyle yapılan ithalatta yukarıda belirtilen Kanun hükmünün uygulanmasında aşağıdaki şekilde hareket edilmesi gerekmektedir.

Bilindiği gibi, ithalatın mutemet eliyle yapılması durumunda vekalet akdine benzer bir durum söz konusu olup; mutemet, ithalatçının vekili gibi ithalat işlemlerini takip etmesine rağmen, ithal edilen malın mülkiyeti kendisine geçmemekte malın mülkiyeti asıl ithalatçıya ait bulunmaktadır.

Buna göre ithalatın yukarıda belirtildiği şekilde mutemet eliyle yapılması halinde, Gümrük Giriş beyannamesi adına tescil edilen mutemet firmanın veya bu firmayı mutemet tayin eden firmanın mutemet firma lehine teminat vermesi mümkün bulunmaktadır. Söz konusu teminat, yatırımın gerçekleştirilmesinden sonra, ithalatçı firmanın vergiye tabi işlemleri dolayısıyla vergi dairesine beyan edip ödediği katma değer vergisi tutarının, ithalat sırasında ertelenen vergi miktarına ulaşması sonucu, ilgili vergi dairesinden alınacak yazının gümrük idaresine ibrazı ile çözülebilecektir.

Diğer taraftan mutemet firmanın, bu ithalat işlemi için yaptığı aracılık işlemi nedeniyle elde ettiği komisyonculuk geliri katma değer vergisi kapsamında vergilendirilecektir.

G - TEŞVİK BELGESİNE BAĞLANAN YATIRIMLARDA KULLANILA-CAK YATIRIM MALLARININ İTHALİ

26.12.1985 günlü ve 18970 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin "C" bölümünde, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 46 ncı maddesine 3099 sayılı Kanunla eklenen 6 ncı fıkra hükmü gereğince Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından verilen teşvik belgelerinde gösterilen yatırım mallarının ithalinde, ödenmesi gereken katma değer vergisinin fiilen indirilmesinin mümkün olacağı tarihe kadar ertelenmesi karşılığı olarak alınan teminatların ne şekilde çözüleceği açıklanmış bulunmaktadır.

3065 sayılı Kanunun 28 inci maddesi gereğince Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen temel gıda maddeleri teslimi ile iştigal eden mükellefler hakkında da söz konusu tebliğ çerçevesinde işlem yapılacaktır.(*)

H - VERGİ DAHİL FİYAT UYGULAMASI

Bilindiği üzere, 22 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde perakende mal satışı yapanlar ile hizmet işletmelerinde liste, etiket ve belgelerde bedelin vergi dahil olarak ifade edileceği açıklanmış, ancak Tebliğin III/n bölümünde, kapsama giren mükelleflerden işletmeleri için mal ve hizmet satın alanlara düzenlenen belgelerde verginin ayrıca gösterilmesi gerektiği belirtilmişti.

Katma Değer Vergisi Kanununun 29/1-a ve 34 üncü maddelerine göre Katma Değer Vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için fatura veya benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi zorunludur. Bu hüküm 22 Seri No.lu Genel Tebliğ kapsamına giren mükelleflerden yapılan mal ve hizmet alımları için de geçerlidir. Bu nedenle, kapsama giren mükellefler müşterilerinin istemesi halinde düzenleyecekleri fatura ve benzeri belgelerde vergiyi ayrıca göstermek zorundadırlar.

Buna göre perakende mal satışı ile uğraşan mükelleflerin; tüketiciyle yaptıkları 100.000 liraya kadar olan satışlar için müşteri istemese bile perakende satış fişi veya yazar kasa fişi vermeleri, alıcının talep etmesi halinde ise fatura düzenlemeleri mecburidir.

Perakende mal satışı veya hizmet ifası ile uğraşan mükelleflerin satışlarının tamamına yakın kısmı nihai tüketiciye yapılmakla birlikte; ticaretle uğraşanlar, serbest meslek erbabı veya şirketler işyerlerinin ihtiyaçları için perakende mal satan mükelleflerden mal satın alabilirler veya hizmet ifa edenlerden hizmet temin edebilirler. Mesela; bir gerçek veya tüzel kişi ticari işletmesi için perakende mal satışı ile uğraşan bir bakkaldan temizlik malzemesi veya bir kırtasiyeciden kağıt, zarf, kalem gibi kırtasiye malzemeleri satın alabilir. Esas itibariyle perakende mal satışı yapan mükelleflerin bu nevi satışları için fatura düzenlemeleri ve düzenledikleri faturada katma değer vergisini ayrıca göstermeleri zorunludur.

Bakanlığımıza yapılan başvurulardan; münhasıran perakende mal ticareti yapan veya hizmet ifası ile uğraşan bir kısım mükelleflerin, ticaretle uğraşanlara ve serbest meslek sahiplerine bunların iş yerleri ile ilgili olarak yaptıkları satışları için düzenledikleri faturalarda katma değer vergisini mal bedelinden ayrı olarak göstermedikleri, alıcıların ısrarlarına rağmen, satıcıların böyle bir mecburiyetlerinin bulunmadığı veya faturalarda katma değer vergisini ayrıca göstermeleri halinde, yanlış işlem yapmış sayılacakları düşüncesi ve endişesiyle bu taleplerin geri çevrildiği anlaşılmıştır. Perakende mal satan veya hizmet ifa edenlerin aşağıda belirtilen şekilde işlem yapması gerekmektedir.

Münhasıran perakende mal ticareti yapan veya hizmet ifası ile uğraşan mükellefler, arızi de olsa, esnaf, tüccar, sanayici, serbest meslek erbabı ve tüzel kişi vergi mükelleflerine, bu mükelleflerin işletmelerinde kullanmak amacıyla yaptıkları satışlar veya hizmet ifaları sonunda düzenledikleri faturalarda katma değer vergisini, malın bedelinden ayrı olarak göstermeye mecburdurlar.

Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri gereğince, fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumludurlar.

Bu duruma göre, perakende mal ticareti yapan satıcıların da aynen toptan mal satanlarda olduğu gibi mal teslim ettikleri veya hizmet ifa ettikleri esnaf, tüccar, sanayici, serbest meslek erbabı veya şirketler için düzenliyecekleri faturalarda, müşterinin hüviyetine ilişkin bilgiler yanında, hesap numarasını ve bağlı bulundukları vergi dairesini belirtmeleri ve alıcılardan herhangi bir talep yapılmasını beklenmeksizin katma değer vergisini de mal bedeline dahil etmeyip ayrıca göstermeleri gerekmektedir.

Perakendeci olsalar da esnaf, tüccar, sanayici, serbest meslek sahibi veya şirketlere yaptıkları perakende satışlar dolayısıyla fatura düzenlemek ve düzenledikleri faturalarda katma değer vergisini ayrıca göstermek zorunda oldukları halde, aksine hareket edenler hakkında Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince, perakendecinin veya hizmeti ifa edenin durumuna göre aşağıdaki usulsüzlük cezaları uygulanacaktır.

Sermaye şirketleri için

 

35.00 lira

 

Sermaye şirketleri dışında kalan  
I inci sınıf tüccar ve serbest meslek erbabı için 20.000 lira
II nci sınıf tüccarlar için 10.000 lira

I - ÇAY TESLİMLERİNDE VERGİ UYGULAMASI :

Bilindiği üzere, 9 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin 2/b bölümünde, Çaykur Genel Müdürlüğü tarafından üretilen çayın özel matrah şekilleri kapsamında vergilendirileceği belirtilmiştir.

Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 23 üncü maddesine 3099 sayılı Kanunla eklenen (f) fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, Çaykur Genel Müdürlüğü dışındaki diğer müesseseler tarafından üretilip teslim edilen çayın vergilendirilmesinin de sözü edilen Genel Tebliğde belirlenen esaslar dahilinde yapılması konusunda uygun görüşler verilmiştir.

Ancak, katma değer vergisi uygulamasında indirim mekanizmasının sağlıklı şekilde işleyişini sağlayabilmek amacıyla, çayın özel matrah şekli yerine genel esaslara göre vergilendirilmesi uygun görülmüştür.

Buna göre, çayın imalat ve teslimi i1e iştigal eden mükellefler, çayın satış bedeli üzerinden katma değer vergisini hesaplayacaklar ve faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda ayrıca gösterilen katma değer vergisini indirim konusu yapmak suretiyle vergilerini beyan edip ödeyeceklerdir.

Çayın bu şekilde genel esaslara göre vergilendirilmesine 1 Aralık 1986 tarihinde başlanacaktır.

Uygulamanın başlayacağı 1 Aralık 1956 tarihi itibariyle mükellefler stoklarında bulunan ve özel matrah şekliyle vergilendirilen çay miktarını tespit edeceklerdir. Ancak bu şekilde tespit edilen çay miktarları için vergi dairelerine herhangi bir bildirimde bulunmayacaklardır.

Mükelleflerce tespit edilen çay miktarları için satınalma sırasında yüklenilen ve ilgili faturalarda görülen katma değer vergilerini Aralık 1986 vergilendirme döneminde genel esaslar dahilinde indirim konusu yapacaklardır. Ancak stoklarda bulunan çayların satınalınması sırasında yüklenilen ve indirim konusu yapılacak olan katma değer vergisinin, daha önce özel matrah şekli uvgulanan dönemde normal olarak fatura içinde maliyet unsuru olarak kaydedilmiştir. Bu durumda aynı vergi tutarları genel esaslara göre vergilemenin başladığı tarihten sorıra hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceği için bu miktarların gider hesaplarından düşülerek indirilebilir katma değer vergisi hesabına intikal ettirilmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle mükellefçe indirim konusu yapılacak bu miktar, çayın maliyetinden düşülecektir.

Konu örnekle şöyle açıklanabilir.

ÖRNEK :

30 Kasım 1986 tarihi itibariyle bir işletmenin stokunda bulunan ve perakende satış değeri (KDV dahil) 132.000,TL. (= 120.000,TL. + 12.OOO,TL. KDV) olan çayın 112.000,TL.'sına peşin para ile satın alındığını varsayalım.

1. Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükellefler :

Tecrübi usule göre bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu işlemler nedeniyle aşağıdaki örneğe benzer muhasebe işlemleri yapacaklardır.

Stoktaki çayların satın alındığı sırada muhasebe kaydının aşağıdaki şekilde yapılmış olması gerekir.

/ /
Emtia Hesabı 12.000.-  
Kar Hesabı
  12.000.-
/ /

Çayın; özel matrah şekli yerine, genel esaslara göre vergilendirilmesine geçildiğinde söz konusu çayın alımında ödenen ve malın maliyeti içerisinde yer alan katma değer vergisi bu çayların satılması sırasında tahsil edilen katma değer vergisinden indirileceğinden, indirim konusu yapılacak bu miktar, çayın maliyetinden aşağıdaki muhasebe kaydı yapılmak suretiyle çıkarılacaktır.

/ /
İndirilebilir KDV Hesabı 12.000.-  
Emtia Hesabı
  12.000.-
/ /

Stok çayların 1 aralık 1986 tarihi itibariyle gerek esaslara göre vergilendirme kapsamında satılması durumunda muhasebe kayıtları şu şekilde yapılacaktır.

/ /
Kasa Hesabı 132.000.-  
Emtia Hesabı
 
120.000.-
Tahsil edilen KDV
 
12.000.-
/ /

2. İşletme Hesabı Esasına Göre Defter Tutan Mükellefler :

Stoktaki çayların özel matrah şekli uygulaması kapsamında satın aldığı sırada deftere kaydı aşağıdaki şekilde yapılmıştır.

GİDER
Açıklama
Satın Alınan
Emtia Bedeli
İndirilecek KDV
Çay
112.000.-
 

 

Stok çayların alımında ödenen ve malınmaliyeti içeresinde yer alan katma değer vergisi, 1 Aralık 1986 tarihinden sonra hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceğinden bu miktarın aşağıdaki şekilde yapılacak kayıt ile emtia bedelinden çıkarılarak indirilecek katma değer vergisi sütununda ayrıca gösterilmesi gerekir.

 

GİDER
Açıklama
Satın Alınan
Emtia Bedeli
İndirilecek KDV
Çay
 
12.000.-

 

GELİR
Açıklama
Satın Alınan
Emtia Bedeli
Hesaplanan KDV
Çay
12.000.-
 

 

Bu çayların 1 Aralık 1986 tarihi itibariyle satılması durumunda ise aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.

 

GELİR
Açıklama
Satın Alınan
Emtia Bedeli
İndirilecek KDV
Çay
120.000.-
12.000.-

 

J - DİPLOMATİK İSTİSNA UYGULAMASI

1. Diplomatik istisnadan yararlanamayacak olan devletlerin belirlendiği 19.4.1985 tarih ve 18730 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde yer alan listeden "Portekiz" çıkarılmıştır.

2. 28.3.1986 tarih ve 19061 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (F) bölümünde yer alan; elektrik teslimlerinde diplomatik istisnadan yararlanamayacak olan devletlerin belirlendiği (b) listesinden "A.B.D." "Japonya" ile "Portekiz", su ve havagazı teslimlerinde diplomatik istisnadan yararlanamayacak olan devletlerin belirlendiği (c) listesinden "Portekiz" ve "Polonya" çıkarılmıştır.(**)

K - KUZEY ATLANTİK ANTLAŞMASI TEŞKİLATINA İŞ YAPAN MÜTE-AHHİT VE SATICILARA YAPILACAK İADELER

20 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde belirtildiği üzere Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatına veya onun namına 7/2864 sayılı Kararnamede belirtilen yetkili makamlara satıcılar veya müteahhitler tarafından yapılan teslim ve hizmetler, Katma Değer Vergisi Kanununun 15/1-a maddesi gereğince vergiden müstesna olup, bu işlemler nedeniyle yüklenilen vergiler, aynı Kanunun 32 nci maddesi gereğince mükelleflerce indirim konusu yapılacak, indirilemeyen kısım kalırsa kendilerine iade edilecektir.

Ancak bu tür inceleme ve iadelerde birlik sağlanması ve olayın özellik taşıması nedeniyle söz konusu istisna kapsamında işlem yapan mükelleflerin vermiş oldukları beyannamelerde derhal iade edilecek vergi bulunması halinde durumun vergi dairelerince derhal Bakanlığımıza (Gelirler Genel Müdürlüğü) intikal ettirilmesi uygun görülmüştür.

Bu kapsamda işlem yapan mükellefler beyannamelerini vergi dairesine verdikten sonra, iade edilmesi gereken vergi hakkında Gelirler Genel Müdürlüğüne bilgi verebileceklerdir.(*)

Tebliğ olunur.


(*) Güncelliği Kalmamıştır.
(**) Yürürlükten Kaldırılmıştır.