E-Bülten

Sözlük

Döviz

1 $ = 3,63 TL
1 € = 3,92 TL
13174580 Ziyaretçi

38 SERİ NO'LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

38 SERİ NO'LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
16.10.1991-21023 Resmi Gazete
Katma Değer Vergisi uygulaması ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuş, ayrıca sahte ve/veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyen veya kullanan mükellefler haklarında yapılacak işlemlere ilişkin esaslar yeniden belirlenmiştir.

A _ GENEL ESASLARA GÖRE YAPILACAK İADE VE MAHSUP İŞLEMLERİ:

Bilindiği gibi, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı veya düzenlediği konusunda haklarında rapor bulunmayan mükelleflerin iade ve mahsup talepleri genel esaslara göre yerine getirilmektedir.

Buna göre, ihracat teslimleri ile ihraç kaydıyla yapılan teslimlerden doğan nakden iadelerde, iade miktarının 20 Milyon lirayı; taşımacılık istisnası kapsamındaki işlemlerden doğan iadelerde 10 Milyon lirayı; diğer iade hakkı doğuran işlemlerde ise 2 Milyon lirayı aşmaması halinde, ilgili bedellerin ibrazı şartıyla nakten iade işlemi gerçekleştirilmektedir. İade miktarının söz konusu sınırları aşması durumunda, bu sınırların altında kalan kısım teminatsız, aşan kısım ise % 100 teminat karşılığında iade edilmekte, söz konusu teminatlar yapılan inceleme sonucuna bağlı olarak iade edilmektedir.

Öte yandan, ihracat istisnası ile ihraç kaydıyla yapılan teslimlerden doğan katma değer vergisi iade talepleri vergilendirme dönemleri, itibariyle 20-150 milyon TL. arasında olan mükelleflerden dileyenler, iadelerini teminat göstermeden Yeminli Mali Müşavir İnceleme Raporuna göre alabilmektedirler. Ancak, bu uygulamadan yararlanmak isteyen mükelleflerin, ilgili dönem beyannamelerine bir dilekçe ekleyerek, iadelerini bu şekilde almak istediklerini belirtmeleri gerekmektedir.

Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı konusunda haklarında rapor bulunması nedeniyle iade ve mahsup talepleri dört kat teminat karşılığı veya inceleme raporuna göre yerine getirilen mükelleflerin ise, bu uygulamadan faydalanmaları mümkün bulunmamaktadır.

Diğer yandan, 28, 29 ve 35 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğlerinde belirtilen şartları taşıyan iade hakkı sahibi mükelleflerin, katma değer vergisi iadeleri % 10 teminat karşılığı yerine getirilmektedir.

İhracat teslimleri ile ihraç kaydıyla yapılan teslimler ve uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlara mal teslimlerinden doğan iadelerin, mükelleflerin kendilerinin veya mal veya hizmet satın aldıkları kişilerin vergi borçlarına mahsup edilmesinde teminat ve inceleme raporu aranılmamaktadır. Mükelleflerin iade talebinde bulundukları tutarların, mal veya hizmet satın aldıkları kişilerin vergi borçlarına mahsubu işleminde mahsubu istenebilecek tutar, mükelleflerin bu kişilerden aldıkları mal veya hizmetler için hesaplanan katma değer vergisi miktarından fazla olamamaktadır.

Öte yandan, sermayelerinin % 51'i veya daha fazlası kamuya ait kuruluşların katma değer vergisi iade alacaklarının, kendilerine bağlı müessese, ortaklık veya iştiraklerin vergi borçlarına mahsubu talep edildiğinde, aralarında herhangi bir mal veya hizmet alımı olup olmadığına bakılmaksızın, mahsup işlemi teminat ve inceleme raporu aranılmadan yerine getirilmektedir.

B _ SAHTE VEYA MUHTEVİYATI İTİBARİYLE YANILTICI BELGE KULLANAN MÜKELLEFLER HAKKINDA YAPILACAK İŞLEMLER:

Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı konusunda haklarında bir rapor bulunan mükelleflerin iade ve mahsup talepleri, iade hakkı doğuran işlem ihracat ile ilgili ise yaptıkları ihracatın gerçek olması ve Hazineye intikal etmeyen katma değer vergisi ile buna bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve cezaların ödenmesi şartıyla, yukarıda açıklanan genel hükümler çerçevesinde yerine getirilecektir. Ödemenin doğrudan mükellefce veya müteselsil sorumluluk çerçevesinde işleme taraf olanlarca yapılması durumu değiştirmeyecektir. Söz konusu verginin ödenmemesi veya yargı organlarında ihtilaf yaratılması halinde ise, iade ve mahsup talepleri ancak dört kat teminat karşılığı yerine getirilecektir.

Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanımı nedeniyle Hazineye intikal etmeyen katma değer vergisinin gecikme faizi, zam ve cezaları ile birlikte ödenmemesi veya ihtilaf yaratılması sonucu dört kat teminat uygulamasına geçilmesinden sonra, mükellef hakkında düzenlenen bir olumlu raporun vergi dairesine intikal etmesi şartıyla, iade ve mahsup işlemleri bu Tebliğin (A) bölümünde açıklanan genel esaslara göre yapılacaktır.

ÖRNEK:

Mükellef (A) nın 1991/Mayıs dönemi katma değer vergisi iade talebinin incelenmesi sırasında, mükellefin sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı tesbit edilmiştir. Raporda, ihracatın gerçek dışı olduğunu belirten herhangi bir tereddüte yer verilmemiştir. Rapor uyarınca Hazineye intikal etmediği tesbit edilen vergi ile buna bağlı ceza, gecikme zammı ve gecikme faizi ödendiği takdirde, genel hükümler çerçevesinde işlem yapılmaya devam edilecektir. Aksi takdirde, söz konusu mükellefin bu tarihten sonraki iade ve mahsup talepleri dört kat teminat karşılığında yerine getirilecek, mükellef hakkında düzenlenen bir olumlu raporun vergi dairesine intikalinden sonra ise iade ve mahsup işlemleri genel esaslara göre yapılacaktır.

Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandıkları için iade ve mahsup talepleri 4 kat teminat karşılığında yerine getirilen mükelleflerin, % 10 teminat uygulamasından yararlanabilmeleri için, diğer şartlar yanında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığına dair düzenlenen her bir rapordan sonra, iki adet olumlu rapor düzenlenmiş ve vergi dairesine intikal etmiş olması gerekmektedir.

ÖRNEK:

Mükellef (B) hakkında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı konusunda düzenlenen raporda, ihracatın gerçek dışı olduğunu belirten herhangi bir tereddüte yer verilmemiştir. Mükellef, rapor uyarınca yapılan tarhiyata ait vergi ile buna bağlı ceza, gecikme zammı ve gecikme faizini ödememiştir. Mükellefin bu tarihten sonraki iade ve mahsup talepleri dört kat teminat karşılığı yerine getirilecektir.

Ancak, mükellef (B) hakkında bu tarihten sonra bir adet olumlu rapor düzenlenerek vergi dairesine intikal ettikten sonra, iade talepleri % 100 teminat karşılığında yerine getirilecektir. Bu uygulamaya geçilmesinden sonra ikinci bir olumlu raporun vergi dairesine intikal etmesi şartıyla mükellef % 10 teminat uygulamasından faydalanabilecektir.

İade talepleri % 10 teminat karşılığı yerine getirilmekte iken, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı konusunda hakkında rapor düzenlenen mükelleflerin, sözkonusu rapor uyarınca yapılan tarhiyata ait vergi ve buna bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme zammını yargı organlarında ihtilaf yaratmaksızın ödemeleri halinde teminat uygulamasında herhangi bir değişiklik söz konusu olmayacak, aksi taktirde dört kat teminat uygulamasına geçilecektir.

ÖRNEK:

Mükellef (C)'nin katma değer vergisi iade talepleri % 10 teminat karşılığında yerine getirilmektedir. Bu mükellef hakkında düzenlenen bir raporda, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanıldığı, ancak yapılan ihracatın da gerçek olduğu tespit edilmiştir. Rapor uyarınca yapılan tarhiyata ait vergi ile buna bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme zammının yargıda ihtilaf yaratılmaksızın ödenmesi halinde % 10 teminat uygulamasına devam edilecek, aksi takdirde dört kat teminat uygulamasına geçilecektir.

C _ SAHTE VEYA MUHTEVİYATI İTİBARİYLE YANILTICI BELGE DÜZENLEYEN MÜKELLEFLER HAKKINDA YAPILACAK İŞLEMLER:

Haklarında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlendiği konusunda bir rapor bulunan mükelleflerin iade ve mahsup talepleri, dört kat teminat karşılığı yerine getirilecek, mükellefler hakkında bu konuda iki veya daha fazla rapor düzenlenmesi halinde bundan sonraki iade ve mahsup talepleri ancak inceleme sonucuna göre yerine getirilecektir.

Belirtilen durumda bulunan mükelleflerin % 100 veya % 10 teminat uygulamasından yararlanabilmeleri, sadece bu Tebliğin (D) bölümünde belirtildiği şekilde, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlendiğine dair rapor uyarınca yapılan tarhiyatın yargı organlarının nihai kararlarıyla tamamen terkin edilmiş olması halinde mümkündür.

Öte yandan haklarında düzenleyen vergi inceleme raporlarında, ihracatlarının gerçek olmadığı tespit edilen mükelleflerle ilgili olarakta Tebliğin bu bölümündeki açıklamalar çerçevesinde işlem yapılacaktır.

D _ SAHTE VEYA MUHTEVİYATI İTİBARİYLE YANILTICI BELGE DÜZENLEYEN VE/VEYA KULLANAN MÜKELLEFLER HAKKINDA MAHKEMELERCE KARAR VERİLMİŞ OLMASI HALİNDE YAPILACAK İŞLEMLER:

Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı konusunda haklarında vergi inceleme raporu düzenlenmiş bulunan mükelleflerin, yapılan tarhiyat üzerine yarattıkları uyuşmazlıkların, yargı mercilerince verilen nihai kararlarla tamamen terkin edilmiş olması halinde, tarhiyatın dayanağı olan raporlar düzenlenmemiş sayılacaktır.

E _ SAHTE VEYA MUHTEVİYATI İTİBARİYLE YANILTICI BELGE DÜZENLEDİĞİ VE/VEYA KULLANDIĞI KONUSUNDA HAKLARINDA İNCELEME RAPORU BULUNAN MÜKELLEFLERDEN MAL ALANLAR İLE İLGİLİ OLARAK YAPILACAK İŞLEMLER:

Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı konusunda haklarında rapor bulunan mükelleflerden mal alanların, bu firmalardan mal aldıkları dönemlere ait iade ve mahsup talepleri, miktarına bakılmaksızın ancak dört kat teminat karşılığı yapılacaktır. Olay daha sonra incelemeye gönderilecektir. Söz konusu mükelleflerin diğer dönemlere ait iade ve mahsup talepleri ise kendileri hakkında bu dönemlerle ilgili olarak herhangi bir olumsuz rapor bulunmamak kaydıyla genel hükümler çerçevesinde yerine getirilecektir.

Ancak, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemiş veya kullanmış olan satıcı firmanın, düzenlenen rapora göre ziyaa uğrattığı vergi ile buna bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme zammını ödemiş olması halinde, bu firmadan mal alan mükelleflerin mal aldıkları döneme ait iade ve mahsup talepleri, kendileri hakkında bir olumsuz rapor bulunmaması koşuluyla genel hükümler çerçevesinde yerine getirilecektir.

F _ SAHTE VE MUHTEVİYATI İTİBARİYLE YANILTICI BELGE DÜZENLEDİĞİ VE/VEYA KULLANDIĞI KONUSUNDA HAKLARINDA İNCELEME RAPORU BULUNAN MÜKELLEFLERİN ORTAKLARI VE BU MÜKELLEFLERİN KURDUKLARI VEYA ORTAK OLDUKLARI ŞİRKETLER HAKKINDA YAPILACAK İŞLEMLER :

Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği konusunda haklarında rapor bulunan mükellefler için geçerli olan uygulama, bu mükelleflerin ortaklarının veya bu mükelleflerin kurdukları veya ortak oldukları şirketlerin iade ve mahsup talepleri için de aynen geçerlidir.

Ancak, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı konusunda haklarında rapor bulunan mükelleflerin ortaklarının veya bu mükelleflerin kurdukları veya ortak oldukları şirketlerin iade ve mahsup talepleri, kendileri hakkında bu yolda düzenlenmiş herhangi bir olumsuz rapor bulunmamak koşuluyla genel hükümler çerçevesinde yerine getirilecektir.

G _ BU TEBLİĞİN YAYIMINDAN ÖNCEKİ TARİHLERDE SAHTE VEYA MUHTEVİYATI İTİBARİYLE YANILTICI BELGE KULLANDIĞI VE/VEYA DÜZENLEDİĞİ KONUSUNDA HAKKINDA RAPOR BULUNAN MÜKELLEFLERLE İLGİLİ OLARAK YAPILACAK İŞLEMLER :

Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği ve/veya kullandığı konusunda haklarında düzenlenmiş bir veya iki vergilendirme dönemine ait rapor bulunması nedeniyle, iade ve mahsup talepleri bu Tebliğin yayım tarihinden önce dört kat teminat karşılığı veya inceleme sonucuna göre yerine getirilmekte olan mükelleflerle ilgili olarak başlatılmış işlemler, daha önceki Tebliğlerde yer alan açıklamalar çerçevesinde sonuçlandırılacaktır.

Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı ve/veya düzenlediği konusunda haklarında bu Tebliğin yayım tarihinden önce düzenlenmiş ve vergi dairelerine intikal etmiş rapor bulunan mükelleflerin, bu Tebliğin yayımından sonraki iade ve mahsup talepleri ise bu Tebliğde yer alan açıklamalar çerçevesinde yerine getirilecektir.

Öte yandan, bu Tebliğin yayımından önce düzenlenmiş bulunan olumlu raporların da bu Tebliğdeki esaslar çerçevesinde yapılacak iade ve mahsup işlemlerinde olumlu rapor olarak dikkate alınacağı tabiidir. Bu Tebliğde belirtilen olumlu vergi inceleme raporu 28 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde açıklanan raporlardır.

ÖRNEK 1 :

İhracatçı mükellef (A), Nisan 1991 vergilendirme döneminde, ihracat istisnası nedeniyle katma değer vergisi iade talebinde bulunmuştur. İlgili vergi dairesince mükellefin tarh dosyasının incelenmesi sırasında, adı geçen hakkında, Şubat 1991 vergilendirme döneminde sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı konusunda bir adet vergi inceleme raporu bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, mükellefin Nisan 1991 vergilendirme dönemine ilişkin, iade talepleri dört kat teminat karşılığında yerine getirilmiş, olay bir yandan da incelemeye gönderilmiştir. Buna göre, mükellef (A)'nın bu iade işlemi ile ilgili olarak bu Tebliğin yayımından sonra herhangi bir işlem yapılmayacak, inceleme sonucuna bağlı olarak teminat iade edilebilecektir.

ÖRNEK 2 :

İhracatçı mükellef (B) hakkında Şubat, Mart, Nisan 1990 vergilendirme dönemlerinde sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı konusunda bir adet vergi inceleme raporu bulunmaktadır. Adı geçen, Mayıs 1991 vergilendirme döneminde yaptığı ihracat nedeniyle katma değer vergisi iadesi talebinde bulunmuştur. Vergi dairesince iade talebi kabul edilmeyerek olay incelemeye sevk edilmiştir. Bu mükellef hakkında da inceleme sonucu beklenecek ve düzenlenen rapor uyarınca işlem yapılacaktır.

ÖRNEK 3 :

Mükellef (C) hakkında, Mayıs, Haziran, Temmuz 1990 vergilendirme dönemlerinde sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı konusunda bir rapor bulunmaktadır. Dolayısıyla adı geçenin iade ve mahsup talepleri inceleme sonucuna göre yerine getirilmektedir.

Adı geçen mükellef, bu Tebliğin yayım tarihinden sonra, Eylül 1991 döneminde yaptığı ihracat nedeniyle katma değer vergisi iadesi talebinde bulunmuştur.

Bu durumda, mükellef (C)'nin Eylül 1991 dönemine ilişkin iade talebi mükellef hakkında düzenlenmiş olumlu bir rapor bulunduğunun tespit edilmesi veya adı geçenin, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma nedeniyle ziyaa uğrattığı vergi ile buna bağlı faiz, ceza ve gecikme zammını ödemesi şartıyla, genel hükümlere göre yerine getirilebilecektir. Aksi takdirde iade talebi, dört kat teminat karşılığında yerine getirilecektir.

H _ SAHTE VEYA MUHTEVİYATI İTİBARİYLE YANILTICI BELGE KULLANAN MÜKELLEFLERİN TEMİNATLARI HAKKINDA YAPILACAK İŞLEM:

35 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (C) bölümünde, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı veya düzenlediği vergi inceleme raporlarıyla tespit edilen mükelleflerin, bu mükelleflerin şahıs veya sermaye şirketi olmaları halinde bu şirketlerin ortaklarının ve bu mükelleflerin kurdukları veya ortak oldukları şirketlerin verdikleri teminatların derhal paraya çevrileceği açıklanmıştır.

Söz konusu uygulama sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği konusunda rapor bulunan mükellefler bakımından devam edecektir.

Ancak, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı konusunda hakkında rapor bulunan mükelleflerin, konu ile ilgili olarak ihtilaf yaratmaları halinde teminatları paraya çevrilmeyecektir. Söz konusu, raporlar üzerine yapılan tarhiyatlar için yargı mercilerinde mükellefe ihtilaf yaratılması durumunda, sadece ihtilaf yaratılan dönemler nedeniyle verilmiş olan teminatları paraya çevrilecek diğer dönemlerine ilişkin teminatları paraya çevrilmeyecektir.

I _ KATMA DEĞER VERGİSİ UYGULAMASINDA MÜTESELSİL SORUMLULUK :

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 11. maddesine 3239 sayılı Kanunun 2. maddesiyle eklenen fıkra uyarınca, vergiye tabi işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim veya iade konusu yapılan katma değer vergisinin, ilgili mükellef tarafından beyan edilerek ödenmemiş olduğunun yapılan incelemelerle tespit edilmesi halinde, ziyaa uğratılan katma değer vergisi yönünden mükellefle birlikte, işleme taraf olanlar ile aralarında zımmen dahi olsa irtibat olduğu tespit olunanlar müteselsilen sorumludurlar.

J _ İHRACAT TESLİMLERİ İLE İHRAÇ KAYDIYLA YAPILAN TESLİM-LERDEN DOĞAN İADE VE MAHSUP, TECİL-TERKİN İŞLEMLERİNDE DÖVİZ ALIM BELGESİNİN İBRAZI :

Bilindiği gibi, ihracat teslimleri ve ihraç kaydıyla doğan katma değer vergisi iade ve mahsup taleplerinin yerine getirilebilmesi için ;

1. Gümrük çıkış beyannamesinin aslı veya noterce onaylı örneğinin,

2. Döviz alım belgesinin aslı veya ilgili banka şubesince onaylı ve şerhli örneğinin,

3. Alış ve satış faturalarının (imalatçılarda sadece satış faturalarının) fotokopileri veya söz konusu faturaların dökümünü gösteren, ilgili firmaca onaylı listelerin,

vergi dairelerine ibrazı gerekmektedir.

İhracat bedeli dövizlerin ihracat tesliminin gerçekleşmesinden çok sonra yurda getirilmesi nedeniyle mükelleflerin iade ve mahsup işlemlerinin gecikmesi hususu gözönüne alınarak, bu Tebliğin yayımından itibaren söz konusu iade ve mahsup işlemlerinde döviz alım belgelerinin aranılmaması uygun görülmüştür. Ancak bu şekilde işlem yapılabilmesi için, mükelleflerce iade veya mahsubu istenen verginin miktarına bakılmaksızın iade ve mahsubu istenen miktar kadar teminat verilmesi gerekmektedir. Bu ihracat işlemine ait döviz alım belgesi, iade ve mahsup işleminden sonra kambiyo mevzuatına göre belirlenen süre ve miktarlara bağlı olarak ilgili vergi dairesine ibraz edilecektir. Döviz alım belgesinin vergi dairesine ibrazı üzerine yapılacak işlemler aşağıda açıklanmıştır:

_ İade edilen vergi tutarı 20 Milyon TL nin altında ise teminat çözülecek,

_ İade, mahsup suretiyle yapılmış ise miktarına bakılmaksızın teminat çözülecek,

- İade edilen vergi tutarının 20 Milyon TL nin üzerinde olması halinde ise, 20 Milyon TL na isabet eden kısım için verilen teminat çözülecek, arta kalan kısma ait teminat ise inceleme sonucuna kadar muhafaza edilecektir.

Mükelleflerin, eskiden olduğu gibi, diğer belgelerle birlikte ihracat bedeli dövizlerin yurda getirildiğini tevsik eden döviz alım belgelerini ibraz ederek iade ve mahsup talebinde bulunmaları halinde ise, genel hükümlere göre işlem yapılacağı tabiidir.

Öte yandan, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanan ve düzenleyen mükellefler bakımından teminat karşılığı iade yapılıp yapılamıyacağı ve teminatların çözülmesi konularında, bu Tebliğin önceki bölümlerinde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.

Yine ihracat bedeli dövizleri kambiyo mevzuatı uyarınca süresinde yurda getiremeyen ve Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığınca söz konusu dövizleri yurda getirme mecburiyetleri kaldırılmayan mükelleflere daha önce iade ve mahsup suretiyle ödenmiş bulunan vergiler, bu mükelleflerden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca cezalı olarak geri alınacaktır. İhracat bedeli dövizin Kambiyo mevzuatınca öngörülen sürede, ancak belirlenen tutarların altında yurda getirilmesi halinde ise, yurda getirilen dövize isabet eden iade veya mahsup tutarı için herhangi bir tarhiyat yapılmayacak, yurda getirilmeyen dövize isabet eden vergilerin mükelleflerden cezalı olarak geri alınması yoluna gidilecektir.

Öte yandan, ihracat bedeli dövizlerin kambiyo mevzuatı uyarınca belirlenen yurda getirilme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde, döviz getirme süresi, resmi tatili izleyen işgününün mesai saati sonuna kadar uzar.(*)

K _ ÖDÜNÇ VERME İŞLEMLERİNDE KATMA DEĞER VERGİSİ UYGU-LAMASI :

Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1. maddesi ile ticari, sınai, zırai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde teslim ve hizmetler, katma değer vergisine tabi tutulmuştur. Kanunun 271. maddesinde teslim, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce alıcıya veya onun adına hareket edenlere devri olarak tanımlanmıştır.

30.12.1984 tarih ve 18951 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (II/A-1) bölümünde, teslimin; mal üzerindeki tasarruf etme, yani mülkiyet hakkının başkasına devredilmesi olduğu ve bir malın ariyeten veya ödünç olarak verilmesinin teslim sayılmayacağı belirtilmiştir. Ancak, ödünç olarak verilen malların aynen değil de, aynı veya benzeri vasıfta mallar olarak geri alınması şeklinde ortaya çıkan "karz" akdine dayalı işlemlerde, ödünç olarak verilen malların tasarruf hakkı devredilmektedir. Bu durumda, Borçlar Kanununun 306-312. maddelerinde düzenlenmiş olan "karz" akdine dayalı olarak ticari, sınai, zırai veya serbest meslek faaliyeti çerçevesinde teslim edilen mallar için katma değer vergisi hesaplanması gerekmektedir.

Tebliğ olunur.

 


(*) Yürürlükten Kaldırılmıştır.