İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2016/18)

Ekonomi Bakanlığından:  24.05.2016-29721 Resmi Gazete

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2016/18)

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 10/4/2015 tarihli ve 29322 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2015/7) ile başlatılan ve Ekonomi Bakanlığı tarafından yürütülen nihai gözden geçirme soruşturması sonucunda alınan kesin önlem kararının yürürlüğe konulmasıdır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) BAE: Birleşik Arap Emirliklerini,

b) Bakanlık: Ekonomi Bakanlığını,

c) ÇHC: Çin Halk Cumhuriyetini,

ç) Genel Müdürlük: Bakanlık İthalat Genel Müdürlüğünü,

d) GTP: Gümrük tarife pozisyonunu,

e) ITC: Uluslararası Ticaret Merkezini,

f) ITMF: Uluslararası Tekstil Üreticileri Federasyonunu,

g) Kanun: 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunu,

ğ) NGGS: Nihai gözden geçirme soruşturmasını,

h) OTİAD: Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneğini,

ı) TETSİAD: Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneğini,

i) TÜİK: Türkiye İstatistik Kurumunu,

j) Yönetmelik: 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliği,

k) YÜD: Yerli üretim dalını,

l) Zorluteks: Zorluteks Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmasını,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Genel Bilgi ve İşlemler

Mevcut önlem ve soruşturma

MADDE 4 – (1) 11/4/2010 tarihli ve 27549 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2010/8) ile ÇHC menşeli suni veya sentetik liflerden belirli mensucat veya tekstil ürünü ithalinde CIF bedelin %70,44’ü (Azami 5 ABD Doları/Kg) oranında dampinge karşı kesin önlem yürürlüğe konulmuştur.

(2) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce, 19/7/2014 tarihli ve 29065 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2014/21) ile mevcut önlemlerin yürürlükte kalma süresinin sona ereceği ve ilgili ürünün yerli üreticilerinin mevzuatta öngörülen sürelerde yeterli delillerle desteklenmiş bir başvuru ile bir NGGS açılması talebinde bulunabilecekleri duyurulmuştur.

(3) ÇHC’ye yönelik bahse konu önlemin yürürlükten kalkması halinde önleme konu üründe dampingin ve zararın devam edeceği veya yeniden meydana geleceği iddiasıyla YÜD’ü temsilen Zorluteks adına TETSİAD tarafından yapılan ve Tanrıverdi Mensucat Sanayi A.Ş. ve Burkay Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile diğer TETSİAD üyeleri tarafından desteklenen başvuru üzerine, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2015/7) ile başlatılan NGGS tamamlanmıştır. Söz konusu soruşturma süresince önlem yürürlükte kalmaya devam etmiştir.

Yerli üretim dalının temsil niteliği

MADDE 5 – (1) Yönetmeliğin 18 inci ve 20 nci maddeleri çerçevesinde şikayetçi firmaların YÜD’ü temsil yeteneğini haiz olduğu anlaşılmıştır.

İlgili tarafların bilgilendirilmesi, dinlenmesi ve bilgilerin değerlendirilmesi

MADDE 6 – (1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Bakanlık tarafından bilinen ÇHC’de mukim üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye’de yerleşik ithalatçılarına ve ayrıca soruşturmaya konu ülkede yerleşik diğer üreticilere/ihracatçılara iletilebilmesini teminen ÇHC’nin Ankara’daki Büyükelçiliğine soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuştur.

(2) Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan özetine ve soru formlarına nereden erişileceği hususunda bilgi verilmiştir.

(3) Taraflara soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre tanınmıştır. Ayrıca, ilgili tarafların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.

(4) YÜD, soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.

(5) Soruşturma döneminde ithalat gerçekleştirdiği tespit edilen ithalatçı firmalardan kendilerine soru formu gönderilmiş olanların 12’sinden soru formuna yanıt alınmıştır. Üretici/ihracatçı soru formuna ise hiçbir firmadan yanıt alınamamıştır.

(6) Öte yandan, İstanbul Ticaret Odası, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği, Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ile OTİAD gibi sektör temsilcileri soruşturmaya ilişkin görüş ve iddialarını Genel Müdürlüğe iletmiştir.

(7) Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve değerlendirmeleri içeren nihai bildirim 18/2/2016 tarihinde yayımlanmıştır. Söz konusu bildirim, soruşturma konusu ülkenin Ankara Büyükelçiliği ile soruşturma sırasında görüş bildiren ithalatçılar, sektör dernekleri ve YÜD’e iletilmiştir.

(8) Nihai bildirim sonrasında, tarafların nihai bildirime ilişkin görüş ve önerilerini sözlü olarak da sunmalarına imkân tanımak amacıyla tüm ilgili tarafların katılımı ile 29/2/2016 tarihinde kamu dinleme toplantısı düzenlenmiştir.

(9) Nihai bildirime ve kamu dinleme toplantısına ilişkin olarak TETSİAD, Zorluteks, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği, Adana Sanayi Odası, Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası, Akspa Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. ile OTİAD Genel Müdürlüğümüze yazılı görüşlerini iletmişlerdir.

(10) Tarafların soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş, mezkûr görüşlerden mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlarına bu Tebliğin ilgili bölümlerinde değinilmiştir. Ayrıca, ilgili taraflardan alınan bilgi ve belgelerin gizli olmayan nüshaları, talep eden bütün ilgili tarafların bilgisine sunulmak üzere hazır tutulmuştur.

Yerinde doğrulama soruşturmaları

MADDE 7 – (1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde yerli üretici Zorluteks firmasının Lüleburgaz’daki üretim ve idari tesislerinde yerinde doğrulama soruşturması gerçekleştirilmiştir.

Gözden geçirme dönemi

MADDE 8 – (1) Önlemin yürürlükten kalkması durumunda, dampingin ve zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığının tespiti için 1/1/2012-31/12/2014 arasındaki dönem gözden geçirme dönemi olarak alınmıştır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün

Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün

MADDE 9 – (1) Soruşturma konusu olan önleme tabi ürün, 54.07 GTP altında yer alan suni veya sentetik filamentten dokunmuş perdelik ve döşemelik mensucatı; 58.10 GTP altında yer alan işlemeli perdelik ve döşemelik mensucatı, 60.05 ve 60.06 GTP’leri altında yer alan örme perdelik mensucatı ve 63.03 GTP altında yer alan hazır perde ve tekstil ürünlerini kapsamaktadır.

(2) Önleme konu ürün genellikle perdelik ve döşemelik mensucat olarak kullanılmakla birlikte farklı amaçlar için de kullanılması mümkündür. Perdelik mensucat, asılacağı pencerenin büyüklüğüne göre özel ebatlarda kesilerek güneş ışığını ve iç ortamın görünmesini engelleyen aynı zamanda dekoratif özelliği olan perde elde etmek amacıyla kullanılmaktadır. Perde, dokuma veya örme kumaştan olabilmektedir. Ayrıca, perdeyi tül perde ve kumaş perde olmak üzere iki grupta değerlendirmek de mümkündür. Tül perdelik mensucatın bilgisayar kontrollü armür ve jakar sistemleri vasıtasıyla isteğe göre desen verilerek dokunmasından sonra yarı mamul olan ham tül perdelik kumaş elde edilmektedir. Ham tül perdelik kumaş, yıkama, boyama ve diğer işlemlerden geçerek mamul perdelik mensucat haline gelmektedir. Ham tül perdelik kumaş, işlemeli polyester perdelik kumaş üretimi için zemin kumaş olarak kullanılmakta ve bu kumaş üzerine nakış işlenmektedir. Nakış yapılan perdelik kumaşa ise boya apre işlemleri yapılarak brode (işlemeli) perdelik mensucat elde edilmektedir. Tül perde içerisinde yer alan organze tip tül ise, atkı ve çözgü ipliği diğer tül perdelere göre daha ince olan ipliklerden dokunan perdelik mensucattır. Kumaş perdelik mensucat ise kullanılacağı mekâna göre farklı renklerdeki ipliklerden dokunmuş veya baskı yapılmış kalın kumaştan elde edilen mensucattır. Örme perdelik mensucat da dokuma perdelik mensucat ile benzer özellikler göstermekte olup tezgâh ve ipliklerde değişiklikler yapılarak üretilebilmektedir.

(3) Döşemelik mensucat ise, genellikle kalın kumaş perdelik mensucat ile aynı tip makinelerde benzer üretim sürecinden geçerek üretilmektedir. Önlem konusu döşemelik mensucat, perdelik mensucattan farklı olarak daha çok koltuk kaplama, minder kaplama, koltuk şalı, şezlong örtüsü, yatak örtüsü, masa örtüsü gibi alanlara hitap etmekle birlikte temel fiziki özellikleri itibarıyla büyük ölçüde perdelik mensucat ile aynı ya da benzer özellikler taşımaktadır.

(4) Perdelik mensucatın belirli ölçülerde kesilerek dikilmesiyle elde edilen hazır perdeler nihai mamul niteliğinde olup, gerek yerli üreticilerin ürettiği gerekse ithal edilen hazır perdeler ev tekstili sektöründe tüketiciler tarafından kullanılmaktadır. Diğer taraftan, hem YÜD’ün ürettiği hem de ithal edilen ÇHC menşeli perdelik mensucat ise perde mağazasında nihai tüketicilere ihtiyaç duyulan boyutta hazırlanıp perde haline getirilerek sunulmaktadır. Yerli üreticilerin bir kısmı kendi pazarlama şirketleri, bazıları da ana bayileri veya bölge bayileri vasıtasıyla ürünlerini yurt içinde perakende satış yapan firmalara dağıtmaktadırlar. Ayrıca bazı firmaların kendi mağaza zincirleri de bulunmaktadır. İthal edilen ürünler de benzer şekilde nihai tüketiciye ulaşmaktadır.

(5) İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2010/8) ile sonuçlandırılan soruşturmada yerli üretici tarafından üretilen ürünler ile önleme konu ülke menşeli ürünler arasında fiziksel özellikler, ürün çeşitliliği ve kullanım alanları olarak “benzer ürün” tanımı açısından ayrım oluşturan herhangi bir farklılık bulunmadığı tespit edilmiştir. Mevcut soruşturma kapsamında yapılan değerlendirmede, Yönetmeliğin 4 üncü maddesi çerçevesinde benzer ürüne yönelik tespiti değiştirecek herhangi bir bulguya rastlanılmamıştır. Bu nedenle, söz konusu ürünlerin benzer ürün olduğu tespiti geçerliliğini korumaktadır.

(6) İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2010/8)’in 7 nci maddesinin beşinci fıkrasında 5810.92 GTP altında yer alan ürünler için giyimlik kumaşları perdelik kumaşlardan ayıran en önemli özelliğin kumaşların eni olduğu, kumaş eninin nesnel bir ayrım kriteri olabileceğine karar verildiği ve dolayısıyla 5810.92 GTP altında yer alan işlemeli kumaşların eni 150 cm ve altı olanlarının soruşturma konusu ürün kapsamı dışına çıkarıldığı ifade edilmiştir. Söz konusu GTP altında yer alan giyimlik kumaşların ithalatçısı ve kullanıcısı niteliğinde olan abiye ve gelinlik üreticilerini temsil eden OTİAD’ın nihai bildirim raporu sonrası Genel Müdürlüğe sunmuş olduğu görüşlerde, 2010 yılından bu yana bahse konu GTP altında ithal edilen eşyaya uygulanan önlemde yer alan 150 cm’lik sınırın Gümrük idarelerince toleranssız uygulandığı, bu durumun ise bahse konu sınırı çok düşük farklarla geçen giyimlik kumaşların önleme tabi olması sonucunu doğurduğu ifade edilmiştir. Benzer bir görüşü, soruşturma esnasında Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği de dile getirmiştir. Buna mukabil, TETSİAD, Adana Sanayi Odası, Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası ve Zorluteks ile işlemeli giyimlik kumaş üreticisi olan Akspa Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının nihai bildirim raporu sonrası Genel Müdürlüğe sunmuş olduğu görüşlerde gerek 5810.92 GTP altında ithal edilen 150 cm altı giyimlik kumaşların gerekse de esas soruşturma sonucunda önlemden muaf tutulan 60.05 ve 60.06 GTP’lerinde yer alan eşyanın soruşturma konusu olarak değerlendirilip önlem kapsamına alınması gerektiği ifade edilmiştir.

(7) Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup uygulamaya esas olan bilgi, yürürlükteki Türk Gümrük Tarife Cetvelinde bulunan ilgili GTP ve karşılığı eşya tanımıdır.

(8) Önleme tabi ürünün Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yer alan tarife pozisyonunda yapılacak değişiklikler, bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Dampingin Devamı ve Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali

Genel açıklamalar

MADDE 10 – (1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde önlemin yürürlükten kalkması halinde dampingin devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı incelenmiştir.

(2) Soruşturma sırasında yeni bir damping marjı hesaplanmamış, esas soruşturmada hesaplanmış olan damping marjı gösterge olarak dikkate alınmıştır.

Esas soruşturmada tespit edilen damping marjları

MADDE 11 – (1) Mevcut dampinge karşı önlemin hukuki ve idari altyapısını teşkil eden esas soruşturma esnasında tespit edilen damping marjları, firmaların önlemin yürürlükten kalkması halindeki muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli bir göstergedir. Buna göre, esas soruşturma sırasında ÇHC’de yerleşik üretici-ihracatçı firmalar için tespit edilen damping marjları CIF bedelin %77,04-%85,06’sı arasında değişen oranlarda tespit edilmiştir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Zararın Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali

Genel açıklamalar

MADDE 12 – (1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde, 8 inci maddede belirtilen gözden geçirme döneminde YÜD’deki zarar durumu ve önlemin yürürlükten kalkması halinde zarara etki edebilecek muhtemel gelişmeler incelenmiştir. Bu çerçevede, ithalatın miktarı ve gelişimi, ithalat fiyatlarının gelişimi, fiyat kırılması ve baskısı ile YÜD’ün ekonomik göstergeleri incelenmiştir.

(2) Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı ve soruşturmaya konu ülkeden yapılan ithalatın incelemesinde TÜİK verileri kullanılmıştır.

Ürünün genel ithalatı ve ithalatın fiyatları

MADDE 13 – (1) Soruşturma konusu ürünün 2012-2014 döneminde tüm ülkelerden gerçekleşen ithalat rakamları incelendiğinde 2012 yılında 4.944.953 Kg olan ithalatın, 2013 yılında düşerek 3.455.296 Kg seviyesine geldiği, 2014 yılında ise 4.510.391 Kg olarak gerçekleştiği görülmektedir. Toplam ithalatın değeri ise 2012-2014 döneminde sırasıyla 35,7 milyon, 30,7 milyon ve 37,1 milyon ABD Doları olarak gerçekleşmiştir. Gözden geçirme döneminde genel ithalat miktar olarak %40 oranında gerilerken değer olarak %4 artış göstermiştir.

(2) İthalatın birim fiyatının ise 2012-2014 döneminde sırasıyla 7,22, 8,87 ve 8,24 ABD Doları/Kg olarak gerçekleştiği görülmektedir. Üç yıllık ithalatın ağırlıklı ortalama fiyatı 8,02 ABD Doları/Kg olmuştur. Gözden geçirme dönemine ait son iki yılda ithalatın fiyatı, dönem ortalamasının üzerinde seyretmiştir.

Ürünün önlem konusu ülkeden ithalatı ve ithalatın fiyatları

MADDE 14 – (1) Soruşturma konusu ürünün 2012-2014 döneminde önlem konusu ülkeden gerçekleşen ithalat rakamları incelendiğinde 2012 yılında 1.325.246 Kg olan ithalatın, 2013 ve 2014 yıllarında azalarak 796.478 ve 779.760 Kg olarak gerçekleştiği görülmektedir. Önlem konusu ülke menşeli ithalatın değeri ise 2012-2014 döneminde sırasıyla 6,1 milyon, 4 milyon ve 4,2 milyon ABD Doları olarak gerçekleşmiştir. Gözden geçirme döneminde önlem konusu ülkeden ithalat değer olarak %31, miktar olarak ise %41 oranında gerilemiştir.

(2) ÇHC menşeli ithalatın birim fiyatının ise 2012-2014 döneminde sırasıyla 4,61, 4,95 ve 5,43 ABD Doları/Kg olarak gerçekleştiği görülmektedir. Üç yıllık ithalatın ağırlıklı ortalama fiyatı 4,92 ABD Doları/Kg olmuştur. Gözden geçirme dönemine ait son iki yılda ithalatın fiyatı, dönem ortalamasının üzerinde seyretmiştir. ÇHC menşeli ithalatın CIF birim fiyatları 2012-2014 döneminde genel ithalatın birim fiyatlarından sırasıyla %36, %44 ve %34 oranında daha düşük seyretmiştir.

Ürünün üçüncü ülkelerden ithalatı ve ithalatın fiyatları

MADDE 15 – (1) Soruşturma konusu ürünün 2012-2014 döneminde üçüncü ülkelerden gerçekleşen ithalat rakamları incelendiğinde 2012 yılında 3.619.707 Kg olan ithalatın, 2013 yılında 2.658.818 Kg, 2014 yılında ise 3.730.631 Kg olarak gerçekleştiği görülmektedir. Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın değeri ise 2012-2014 döneminde sırasıyla 29,6 milyon, 26,7 milyon ve 32,9 milyon ABD Doları olarak gerçekleşmiştir. Gözden geçirme döneminde üçüncü ülkeler menşeli ithalat değer olarak %11, miktar olarak ise %3 oranında artış göstermiştir. Üçüncü ülkeler menşeli ithalat içinde son yıllarda Mısır ve İran’ın payının arttığı görülmektedir.

(2) Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın birim fiyatının ise 2012-2014 döneminde sırasıyla 8,17, 10,05 ve 8,82 ABD Doları/Kg olarak gerçekleştiği görülmektedir. Üç yıllık ithalatın ağırlıklı ortalama birim fiyatı 8,91 ABD Doları/Kg olmuştur. Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın 2012-2014 dönemindeki ağırlıklı ortalama birim fiyatı ÇHC menşeli ithalatın ağırlıklı ortalama birim fiyatından %81 oranında, genel ithalatın ağırlıklı ortalama birim fiyatından ise %11 oranında daha yukarıda seyretmiştir.

Türkiye toplam benzer mal tüketimi ve pazar payları

MADDE 16 – (1) Önlem konusu ithalatın nispi olarak değişimini görebilmek için, söz konusu ithalatın toplam Türkiye benzer mal tüketimi içindeki payı incelenmiştir. Bu bağlamda, YÜD’ü temsilen Zorluteks ve diğer yerli üreticilerden temin edilen yurt içi satış miktarları ile genel ithalat miktarları kilogram bazında toplanarak ilgili yılda benzer mala ilişkin Türkiye toplam tüketim rakamı elde edilmiştir.

(2) Bu veriler çerçevesinde, Türkiye benzer mal tüketimi endeks değeri 2012 yılı için 100 olarak alındığında 2013 yılında 80’e düşmüş, 2014 yılında ise 83’e yükselmiştir.

(3) YÜD’ün pazar payı ise 2012 yılında 100 iken, takip eden yıllarda sırasıyla 106 ve 95 olarak gerçekleşmiştir.

(4) ÇHC’nin Türkiye benzer mal tüketimi içindeki pazar payı 2012-2014 yıllarında sırasıyla 100, 75 ve 70 olarak gerçekleşmiştir.

(5) Diğer ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın Türkiye benzer mal tüketimi içindeki pazar payı ise 2012-2014 döneminde sırasıyla 100, 92 ve 123 olarak gerçekleşmiştir.

Fiyat kırılması ve fiyat baskısı

MADDE 17 – (1) Önlem konusu ithal ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatlarının YÜD’ün fiyatlarının ne kadar altında kaldığını gösteren fiyat kırılması hesabında, önlem konusu ülke olan ÇHC’den gerçekleşen ithalatın CIF bedeline en çok ithalatın yapıldığı 54.07 grubu ürünler için uygulanan %8 oranında gümrük vergisi, %20 ilave gümrük vergisi ve %2 oranında gümrükleme masrafı eklenmiş ve önlem konusu ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur. Dampinge karşı önlemin söz konusu olmadığı bir ortamda önlem konusu ülke menşeli ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatının hangi düzeyde olacağına ilişkin değerlendirmeyi mümkün kılmak amacıyla anılan fiyata dampinge karşı önlem eklenmemiştir. Bu şekilde elde edilen fiyat YÜD’ün yıllık ortalama yurt içi satış fiyatları ile mukayese edilerek önlem konusu ülkenin ihraç fiyatının YÜD’ün ağırlıklı iç piyasa satış fiyatlarını hangi oranda kırdığı tespit edilmiştir.

(2) ÇHC menşeli önlem konusu ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının YÜD’ün yurt içi satış fiyatlarını 2012-2014 döneminde sırasıyla %205-210, %285-290 ve %225-230 aralıklarında kırdığı tespit edilmiştir.

(3) Önlem konusu ürüne ilişkin fiyat kırılması hesabına ek olarak YÜD’ün olması gereken iç piyasa satış fiyatı ile soruşturma konusu ithal ürünlerin Türkiye pazarına giriş fiyatlarını karşılaştıran fiyat baskısı hesabı da yapılmıştır. Fiyat baskısı hesabında yer alan YÜD’ün olması gereken satış fiyatı, YÜD’ün gözden geçirme döneminde gerçekleşmiş ağırlıklı ortalama birim ticari maliyetine makul bir kâr oranı eklenerek bulunmuştur. Bulunan bu fiyat birinci fıkrada nasıl hesaplandığı açıklanan ÇHC menşeli ithalatın Türkiye piyasasına giriş fiyatlarıyla karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda, ÇHC menşeli önlem konusu ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının yerli üretim dalının yurt içi satış fiyatlarını 2012-2014 döneminde sırasıyla %195-200, %345-350 ve %335-340 aralıklarında baskı altında tuttuğu tespit edilmiştir.

Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri

MADDE 18 – (1) YÜD ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesinde, şikâyetçi yerli üreticilerden Zorluteks’in 2012-2014 dönemi verileri incelenmiştir. Eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla, Türk Lirası bazındaki veriler için TÜİK verilerinden elde edilmiş yıllık ortalama Üretici Fiyatları Endeksi kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler esas alınmıştır. Enflasyondan arındırılarak elde edilen reel değerler 2012 yılı 100 kabul edilerek endekslenmiştir.

a) Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)

1) YÜD’ün ilgili üründe 2012 yılında 100 olan üretim miktar endeksi, 2013 yılında 98, 2014 yılında ise 91 olmuştur.

2) YÜD’ün önlem konusu üründe kurulu kapasitesi 2012-2014 döneminde sırasıyla 100, 76 ve 76 olarak gerçekleşmiştir. KKO endeksi ise bahse konu dönemde sırasıyla 100, 128 ve 119 olarak tespit edilmiştir.

b) Yurt içi satışlar ve ihracat

1) YÜD’ün önlem konusu üründe 2012 yılında 100 olan yurt içi satış miktar endeksi, 2013 yılında 70’e düşmüş, 2014 yılında ise daha da düşerek 65 olarak gerçekleşmiştir.

2) Aynı dönemde, önlem konusu ürünün yurt içi satışlarının değeri reel olarak incelendiğinde 2012 yılında 100 olan endeksin 2013 yılında 95 ve 2014 yılında 86 olarak gerçekleştiği görülmüştür.

3) Dönem itibarıyla YÜD’ün önlem konusu üründe yurt dışı satışları ise miktar bazında 2012 yılı 100 olmak üzere 2013 yılında 99’a, 2014 yılında ise 83’e düşmüştür.

4) Önlem konusu üründe ihracatın değer bazında gelişimi incelendiğinde ise 2012 yılında 100 olan endeksin 2013 yılında 121’e, 2014 yılında ise 136’ya yükseldiği tespit edilmiştir.

c) Yurt içi satış fiyatları

1) YÜD’ün yurt içi birim satış fiyat endeksi baz yılda 100 iken 2013 yılında 135’e çıkmış, 2014 yılında ise 133’e düşmüştür.

ç) Pazar payı

1) Önlem konusu üründe YÜD’ün pazar payı endeks değeri 2012-2014 döneminde sırasıyla 100, 106 ve 95 düzeyindedir.

d) Stoklar

1) YÜD’ün ilgili üründeki stok verileri incelendiğinde, miktar bazında 2012 yılı 100 alındığında 2013 yılında 77 olan dönem sonu stok endeksinin, 2014 yılında daha da düşerek 72 seviyesinde seyrettiği görülmektedir.

2) 2012-2014 döneminde stok çevrim hızları ise 100, 105 ve 100 olarak gerçekleşmiştir.

e) İstihdam

1) YÜD’ün önlem konusu ürün üretiminde çalışan toplam direkt işçi sayısı endeksi 2012 yılında 100 iken 2013 yılında 107, 2014 yılında ise 104 olarak gerçekleşmiştir.

f) Ücretler

1) YÜD’ün aylık brüt işçi ücret endeksi 2012 yılı 100 olmak üzere 2013 yılında 95, 2014 yılında ise 120 düzeyindedir.

g) Verimlilik

1) YÜD’ün ilgili ürün üretiminde işçi başına düşen üretim rakamını yansıtan verimlilik endeksi 2012-2014 döneminde sırasıyla 100, 91 ve 87 olmuştur.

ğ) Maliyetler ve kârlılık

1) YÜD’ün ilgili üründe ağırlıklı ortalama birim ticari maliyet endeksi 2012 yılı 100 olmak üzere 2013 yılında 158, 2014 yılında ise 178 olmuştur.

2) YÜD’ün önlem konusu üründe ticari maliyetleri ve ortalama yurt içi satış fiyatları dikkate alınarak hesaplanan yurt içi ürün birim kârlılık endeksi 2012 yılı 100 olmak üzere 2013 yılında -100, 2014 yılında ise -90 düzeyindedir.

h) Nakit akışı

1) YÜD’ün önlem konusu ürün satışlarından elde ettiği nakit akışı endeksi 2012 yılı 100 olarak alındığında 2013 yılında -21, 2014 yılında ise -7 olarak tespit edilmiştir.

ı) Büyüme

1) YÜD’ün bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, bilançosunda yer alan aktif büyüklüğü reel olarak 2012-2014 döneminde sırasıyla 100, 131 ve 135 olarak gerçekleşmiştir.

i) Net kârlılık, özsermaye kârlılığı ve yatırım hasılatı

1) YÜD’ün bütün faaliyetleri ile ilgili olarak 2012 yılında 100 olan net kârlılık (Net Kâr/Net Satış) endeksi, takip eden yıllarda sırasıyla 216 ve 191 olarak gerçekleşmiştir.

2) Özsermaye kârlılığının göstergesi olarak kabul edilen Kâr/Özsermaye endeksi 2012 yılında 100 iken takip eden yıllarda sırasıyla 224 ve 236 olarak gerçekleşmiştir.

3) Yatırımların geri dönüş oranının göstergesi olarak kabul edilen Kâr/Aktif Toplamı endeksi 2012 yılında 100 iken takip eden yıllarda sırasıyla 197 ve 180 olarak gerçekleşmiştir.

j) Özsermaye artışı

1) YÜD’ün bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, 2012 yılında 100 olan öz sermaye büyüklük endeksi takip eden yıllarda sırasıyla 115 ve 103 olarak gerçekleşmiştir.

k) Yatırımların seyri

1) YÜD’ün bütün faaliyetleri ile ilgili olarak 2012 yılında 100 olan yatırım endeksi takip eden yıllarda sırasıyla 248 ve 438 olarak gerçekleşmiştir.

Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi

MADDE 19 – (1) Gözden geçirme döneminde YÜD’ün önlem konusu üründeki üretim ve satışları önemli düzeyde aşağı yönlü seyretmiştir. Aynı dönemde YÜD’ün maliyetleri önemli düzeyde artış göstermiş, buna mukabil birim fiyatları dampingli ithalatın baskısı altında aynı oranda artmamıştır. Dolayısıyla 2012 yılında önlem konusu üründen kâr elde edebilen YÜD, takip eden yıllarda kâr elde edememiş ve pozitif bir nakit akışı sağlayamamıştır. İlaveten, gözden geçirme döneminde YÜD’ün pazar payı %5 oranında azalmış, direkt işçi sayısı artmış ancak verimliliği düşüş göstermiştir. İşçilerin aylık brüt giydirilmiş ücretleri de aynı dönemde reel olarak %20 oranında artış göstermiştir. Dönem sonu stoklarsa YÜD’ün lehine olacak şekilde %28 oranında düşüş göstermiştir.

(2) YÜD geneli göstergeler olarak adlandırılan büyüme, net kârlılık, yatırımların geri dönüş oranı, yatırımların seyri, özsermaye kârlılığı gibi göstergelerin tamamında ise gözden geçirme döneminde olumlu seyir gözlenmiş olup YÜD’de görülen maddi zarar durumunun önlem konusu ürün kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir.

(3) Tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde, YÜD’ün önlem konusu ithalattan zarar görmeye devam ettiği ve önlemin kalkması halinde zararın devamının veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu sonucuna ulaşılabilmektedir.

ALTINCI BÖLÜM

Dampingin ve Zararın Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi

İhtimalinin Değerlendirilmesi

Genel açıklamalar

MADDE 20 – (1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi hükümleri gereğince, önlemin yürürlükten kalkması halinde dampingin ve zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı değerlendirilmiştir. Bu çerçevede, önleme tabi ülkedeki kapasite ve ihracat potansiyeli ile talebi etkileyen unsurlar incelenmiştir.

Önleme tabi ülkedeki yerleşik kapasite ve ihracat potansiyeli

MADDE 21 – (1) Soruşturma konusu ülkenin ihracat kabiliyeti, ITC verileri ile bazı sektör raporlarının kamuya açık kısımlarından faydalanılarak incelenmiştir.

(2) ITC’nin ticaret verileri önlem konusu ürünün altılı armonize sistem kodları bazında derlenmiş ve inceleme bu şekilde yapılmıştır. Bu çerçevede, önlem konusu ürünün dünya ihracat pazarı 2012 yılında 35 milyar ABD Doları, 2013 yılında 38,4 milyar ABD Doları, 2014 yılında ise 39,5 milyar ABD Doları civarındadır. ÇHC’nin büyüyen dünya ihracat pazarından her geçen yıl daha fazla pay aldığı görülmektedir. Bu kapsamda, ÇHC’nin önlem konusu üründe 2012 yılında 16,3 milyar ABD Doları olan ihracatının 2013 yılında 18,5 milyar ABD Dolarına, 2014 yılında ise 19,7 milyar ABD Dolarına yükseldiği ve bu sayede 2012 yılında %47 olan dünya ihracatındaki pazar payının 2014 yılı sonunda %50’ye yükseldiği tespit edilmiştir. ÇHC’den sonra dünya ihracatından en fazla pay alan diğer 3 ülke ise Güney Kore, Çin Tayvanı ve Türkiye’dir.

(3) ITC istatistiklerinde ihracat miktarındaki veri yetersizliği nedeniyle ÇHC’nin 2014 yılı birim FOB ihracat fiyatı bilgisine ulaşılamamıştır. Ancak, 2012 ve 2013 yılı birim fiyatlarına bakıldığında, ÇHC’nin birim fiyatlarının bu piyasada yer alan diğer tüm önemli ihracatçı ülkelerin birim fiyatlarının altında seyrettiği görülmektedir. Buna göre, 2013 yılında ÇHC’nin birim ihracat fiyatı 6,43 ABD Doları/Kg iken, Güney Kore’nin 11,03, Çin Tayvanı’nın 7,62, Türkiye’nin ise 11,25 ABD Doları/Kg olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir.

(4) ITC verilerine göre ÇHC’nin önlem konusu üründe dünya ihracatındaki ülke dağılımına bakıldığında en çok ihracat yapılan ülkelerin ABD, Vietnam ve BAE olduğu görülmektedir. Bu ülkelerin ÇHC ihracatından aldığı pay 2014 yılı verilerine göre sırasıyla %6,58, %6,54 ve %5,73’tür. Türkiye ise ÇHC’nin ihracat pazarları arasında %1,06’lık bir payla 29 uncu sırada yer almaktadır. İhracat birim fiyatları 2014 yılı için veri yetersizliği dolayısıyla hesaplanamamıştır. 2013 yılı verilerine göre ise ÇHC’nin Türkiye’ye olan ihracatının FOB birim fiyatının, ABD, Vietnam ve BAE’ye olan ihracatının birim fiyatlarından daha düşük seviyelerde gerçekleştiği görülmektedir. Coğrafi yakınlık ve pazar benzerliği açısından ÇHC’nin BAE’ye gerçekleştirdiği ihracat birim fiyatı ile Türkiye’ye gerçekleştirdiği ihracat birim fiyatı karşılaştırıldığında 2013 yılı için %14,2’lik bir fark görülmektedir. Buna göre, 2013 yılında BAE’ye olan ihracatın birim fiyatı 7,68 ABD Doları/Kg iken Türkiye’ye olan ihracatın birim fiyatı 6,59 ABD Doları/Kg olarak tespit edilmiştir.

(5) ITMF verilerine göre kurulu kapasite bakımından ÇHC dünyadaki en büyük kapasiteye sahip ülkedir. Dünya mekiksiz dokuma tezgâhlarının %53’ü, mekikli dokuma tezgâhlarının ise %42’si ÇHC’de bulunmaktadır. ITMF verilerine göre, 2008 yılında ÇHC’nin ev tekstili ürünlerinden elde etmiş olduğu ciro 14,3 milyar ABD Doları iken bu rakam 2013 yılında ikiye katlanarak 28,8 milyar ABD Doları seviyelerine gelmiştir. Bu sayede, ÇHC 2008 yılında %15,8 olan dünya geneli piyasa payını 2013 yılında %25,9’a çıkarabilmeyi başarmıştır. Euromonitor’e göre ÇHC’nin ev tekstili ürünlerindeki cirosu 2018 yılında 36,7 milyar ABD Dolarına yükselecek ve piyasa payı ise %31,3 olacaktır. Öte yandan, 2013 yılında ÇHC’nin ihracatının 19,7 milyar ABD Doları seviyesinde olduğu düşünülürse, ÇHC’nin ev tekstili sektöründeki gelir toplamının yaklaşık %68’inin ihracat kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir.

(6) Kısacası, ÇHC, özellikle önlem konusu ürünün üretiminde ve ihracatında oldukça agresif bir politika izlemekte, bunun karşılığı olarak da gerek ev tekstili ürünlerindeki toplam piyasa değerini gerekse de dünya ihracatından aldığı payı her geçen yıl artırmaktadır. Diğer taraftan, ÇHC’nin son yıllardaki yeni kapasite yatırımları ve küresel krizin etkisiyle dünya talebinde yaşanan talep daralması birlikte değerlendirildiğinde, ÇHC’de yerleşik ciddi boyutta bir kapasite fazlasının olduğu değerlendirilmektedir.

Talebi etkileyen unsurlar

MADDE 22 – (1) Esas soruşturmada yapılan tespite göre önlem konusu ürün talebinin fiyat esnekliği yüksektir. Yapılan bu tespit geçerliliğini sürdürmektedir. Döşemelik ve perdelik tekstil ürünleri, Türkiye ev tekstili sektöründe hem geleneksel olarak hem de geliştirilen yeni teknolojiler ve markalaşma ile sağlanan katma değer sayesinde oldukça canlı bir pazar durumundadır. Bu gelişmeler ile beraber AB ülkelerinde yaşanan durgunluğa rağmen coğrafi yakınlığı ve kurmuş olduğu gümrük birliğinin de etkisiyle Türkiye’nin AB’ye olan tekstil ihracatındaki büyük payı devam etmektedir. Bunun yanı sıra, önleme konu ülkedeki üretici/ihracatçıların üretimlerinin önemli bir bölümünü ihracata yönlendirdikleri bilinmekte olup, Türkiye pazarının potansiyelini, dağıtım ve pazarlama kanallarını iyi bilmeleri nedeniyle pazarın bu üreticiler için cazip koşullar sunduğu değerlendirilmektedir.

YEDİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Değerlendirme

MADDE 23 – (1) Esas soruşturma sırasında ÇHC’de yerleşik üretici-ihracatçı firmalar için tespit edilen damping marjları %77,04-%85,06 arasında değişmektedir. Yürürlükte bir dampinge karşı önlem bulunmasına rağmen, YÜD’ün önlem konusu üründeki üretim ve satış hacmi düşmüş, 2013-2014 yıllarında önlem konusu ürün üretiminden kâr elde edilememiş ve pozitif bir nakit akışı sağlanamamıştır. Yine aynı dönemde, YÜD’ün pazar payı azalmış ve ÇHC menşeli ithalat YÜD’ün fiyatlarını yüksek seviyelerde kırmış ve baskı altında tutmuştur. İlaveten, önlem konusu üründe ÇHC’nin üretim ve ihracat kabiliyeti gözden geçirme döneminde önemli ölçüde artış göstermiştir. Yakın döneme ilişkin projeksiyonlara bakıldığında, ÇHC’nin önlem konusu üründeki üretim ve ihracat kapasitesi ile dünya ev tekstili pazarından alacağı payın daha da artacağı değerlendirilmektedir.

(2) Yapılan tespitler çerçevesinde, önlemin kalkması halinde önlem konusu ülkenin muhtemel davranışlarını yansıtan esas soruşturmadaki damping marjının önemli düzeylerde olduğu; önlem konusu ülkenin soruşturma konusu üründe dünyanın en büyük ihracatçısı olduğu; önlem konusu üründe Türkiye’ye yönlendirebileceği ve yıllar içinde artan önemli büyüklükte bir kapasitesinin bulunduğu; fiyata duyarlı söz konusu ürün ithalatının büyük miktarlarda ve kolaylıkla Türkiye pazarına yönlendirilebileceği; yürürlükte bir damping önlemi bulunmasına rağmen YÜD’ün üretim, satış, kârlılık ve pazar payı gibi ekonomik göstergelerinde bozulmalar olduğu; yürürlükte bir damping önlemi bulunmasına rağmen YÜD’ün iç piyasa satış fiyatlarının önlem konusu ithalattan olumsuz etkilendiği göz önüne alındığında, yürürlükteki önlemin kalkması halinde dampingli ithalatın ve YÜD’de görülen zararın devamı veya tekrarının muhtemel olduğu değerlendirilmektedir.

(3) İlaveten, 5810.92 GTP altında sınıflandırılan ve eni 150 cm’yi geçen önlem konusu ürünlere yönelik yapılan değerlendirme sonucu, bahse konu sınırın benzer ürün niteliğinde olmayan giyimlik kumaşların ayrımı için yeterli olmadığı sonucuna varılmış olup bahse konu önlemde yer alan ölçütün 160 cm’yi geçenler şeklinde değiştirilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2010/8) sonucu soruşturma kapsamından çıkarılan ve benzer ürün olarak değerlendirilmeyen 5810.92 GTP altında sınıflandırılan 150 cm ve altı enine sahip olan giyimlik kumaşlar ile 60.05 ve 60.05 GTP altında sınıflandırılan giyimlik kumaşların önlem kapsamına alınmasının bu soruşturma kapsamında uygun olamayacağı değerlendirilmektedir.

Karar

MADDE 24 – (1) Soruşturma sonucunda, elde edilen bilgi ve bulgular çerçevesinde, yürürlükteki önlemin ortadan kaldırılması durumunda dampingin ve zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmiştir.

(2) Bu çerçevede, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun kararı ve Ekonomi Bakanının onayı ile soruşturma konusu ürün için uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin aynı oranda devam etmesi, 5810.92.10.00.00 ve 5810.92.90.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonlarında yer alan eşyanın önlem kapsamının ise “eni 160 cm’yi geçenler” olarak değiştirilmesine karar verilmiştir. Devam etmesi kararlaştırılan önleme ilişkin detaylar aşağıdaki tabloda sunulmaktadır.

Uygulama

MADDE 25 – (1) Gümrük idareleri, 24 üncü maddede gümrük tarife pozisyon numarası, tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında, karşılarında gösterilen oranda dampinge karşı kesin önlemi tahsil ederler.

Yürürlük

MADDE 26 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 27 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.

 

 

E-Bülten

SİTE İÇİ ARAMA

Hava Durumu

Döviz

1 $ = 3,84 TL
1 € = 4,53 TL
15897209 Ziyaretçi

Anket

  Hangi Mevzuata daha çok ihtiyaç duyuyor sunuz?

Döviz

1 $ = 3,84 TL
1 € = 4,53 TL
15897209 Ziyaretçi