E-Bülten

Sözlük

Döviz

1 $ = 3,64 TL
1 € = 3,93 TL
13125271 Ziyaretçi

Katma Protokol

Katma Protokol

Katma Protokol, Geçiş Dönemi'nin uygulanmasına ilişkin şartları, usulleri, sıra ve süreleri belirlemektedir.

Protokol"ün "dibacesi"nde yer alan ilkeler,

  • Akit taraflar arasında "karşılıklı ve dengeli yükümlülükler"in esas olması;
  • Türkiye ile Topluluk arasında bir gümrük birliğinin giderek yerleştirilmesi;
  • Ortaklığın iyi işlemesi amacıyla tarafların ekonomi politikalarının yakınlaştırılması ve ortak faaliyetlerin geliştirilmesinin sağlanması.

olarak sıralanmaktadır.

A. Katma Protokol'ün Kapsamı

Gümrük Birliği esasına dayandırılmış bulunan ve 64 maddeden meydana gelen Katma Protokol, malların serbest dolaşımını gerçekleştirecek usul, sıra ve süreler de dahil olmak üzere, kişilerin, hizmetlerin, sermayenin serbest dolaşımı; ulaştırma, rekabet, vergileme ve mevzuatın yakınlaştırılması; ekonomi ve ticaret politikalarının uyumlu hale getirilmesi konularını hükme bağlamaktadır.

B. Niteliği

Katma Protokol"ün ekonomik, sosyal ve siyasi niteliği Ankara Anlaşması ile paralellik göstermekte ve Protokol, Ankara Anlaşması'nın ekini oluşturmaktadır.

Ankara Anlaşması"nın 4 üncü, Geçici Protokol’ün 1 nci maddesine dayanılarak hazırlanan Katma Protokol, bir "Uygulama Anlaşması" dır. Zira, Ankara Anlaşması’nın belirlediği genel çerçeve, Katma Protokol ile doldurulmuş ve uygulamaya geçilmiştir.

Katma Protokol, doktrinde "Geçici Anlaşma" (interim agreement) olarak ifade edilmektedir. Bu çerçevede, sözkonusu Protokol’ün tam üyelik öncesi dönemi düzenleyen bir anlaşma olduğu kabul edilmektedir.

Ankara Anlaşması’nın 30 uncu maddesine göre Katma Protokol ve aşağıda belirtilecek olan diğer belgeler Ankara Anlaşması’nın "ayrılmaz parçalarıdır" ve aynı hukuki değere sahiptirler.

Katma Protokol’un Kapsamı

A. Malların Serbest Dolaşımı

  • Gümrük Birliği
  • Türkiye Ve Topluluk Arasında Gümrük Vergilerinin Kaldırılması
  • Ortak Gümrük Tarifesinin Türkiye Tarafından Kabulü
  • Akit Taraflar Arasında Miktar Kısıtlamalarının Kaldırılması
  • Ortak Tarım Politikasının Uygulama Alanına Konulması

B. Kişilerin Ve Hizmetlerin Serbest Dolaşımı

  • İşçiler
  • Yerleşme Hakkı, Hizmetler Ve Ulaştırma

C. Ekonomi Politikalarının Yaklaştırılması

  • Rekabet, Vergileme Ve Mevzuat Yaklaştırılması
  • Ekonomi Politikası

C. Yürürlüğe Girmesi

Katma Protokol, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 5 Temmuz 1971, T.C. Senatosu’nda da, 22 Temmuz 1971 tarihinde onaylandıktan sonra, 1 Eylül 1971 tarihinde kanunlaştırılmış ve Ankara Anlaşması’nda olduğu gibi, 30 Eylül 1971’de GATT’a sunulmuştur. Sözü edilen Protokol üye ülke parlamentolarında da onaylandıktan sonra,
1 Ocak 1973’te yürürlüğe girmiştir (Ancak, Katma Protokol’ün ticari hükümleri "geçici anlaşma" ile 1.9.1971 tarihinde yürürlüğe konmuş ve AT’nun yükümlülükleri bu tarih itibariyle başlatılmıştır).

İkinci Mali Protokol

Türkiye’nin kalkındırılmasını hızlandırmak amacıyla, Katma Protokol ile birlikte imzalanan İkinci Mali Protokol, Türkiye’ye 195 milyon ECU’lük bir kredi açmaktadır.

Sözkonusu kredinin şartları doğrultusunda, düşük karlı ya da karsız sosyal amaçlı ve uzun vadeli yatırımlar için 8 yıl ödemesiz 30 yıl vade ve % 2,5 faiz oranı uygulanacak; normal karlılıktaki projeler için ise, vade ve ödemesiz dönem projeye göre tesbit edilecek, faiz oranı ise % 4,5 olacaktır.

Mali Protokol’ün 8 inci maddesine göre, AET ayrıca 25 milyon ECU’lük ek bir kredi açma imkanlarını da araştıracaktır.

Aralık 1982 itibariyle tamamı kullanılan 195 milyon ECU’lük kredinin 175 milyon ECU’lük kısmı kamu sektörü, 20 milyon ECU’lük kısmı ile ek 25 milyon ECU’lük kredi ise, özel sektör tarafından kullanılmıştır.

AKÇT yetki alanına giren maddelerle ilgili anlaşma

Ankara Anlaşması’nın Avrupa Toplulukları’ndan sadece AET ile yapılmış olan bir Anlaşma olması nedeniyle, Türkiye-AET ticaretine konu bir kısım ürünler, AKÇT’nin yetki alanına girmekte, Ankara Anlaşması’nın kapsamı dışında kalmaktadır. Bu ürünlere (bazı demir ve çelik ürünleri) uygulanmak üzere yine Katma Protokol ile birlikte AKÇT ile ilgili bir çerçeve anlaşma imzalanmıştır.

Ancak, sözkonusu Anlaşma’da; uygulama usul, süre ve şartlarının sonradan yapılacak bir düzenleme ile saptanması hükmünün yer alması ve 1995 yılına kadar bu düzenlemenin yapılmamış olması nedeniyle, AKÇT kapsamındaki ürünler açısından Türkiye ile Avrupa Birliği arasında tavizli bir ticaret rejimi uygulamaya konulamamıştır.

1994 yılında, Gümrük Birliğine geçiş çalışmalarının ivme kazanmasıyla birlikte sözkonusu çerçeve Anlaşma’nın hayata geçirilmesi amacıyla müzakarelere başlanmış ve 21 Aralık 1995 tarihinde parafe edilen Serbest Ticaret Anlaşması, 1 Ağustos 1996 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Son Senet

Son Senet ile Katma Protokol, Mali Protokol ve Anlaşma’nın tarafların tam yetkili temsilcileri tarafından 23 Kasım 1970 tarihinde imzalandığı hususları tespit edilmektedir.

Uyum Protokolleri

İngiltere, Danimarka ve İrlanda’nın AET’ye tam üyeliklerinin, 1 Ocak 1973’te başlaması ile birlikte, Türkiye’nin ortaklığının bu üç yeni üye ülkeye de yaygınlaştırılmasını sağlama konusu gündeme gelmiştir. Bu amaçla bir "Tamamlayıcı Protokol" hazırlanması çalışmalarına, 1971’den itibaren başlanılmış, 21 Mayıs 1973 tarihli toplantıda anlaşmaya varılmış ve 30 Haziran 1973 tarihinde de aşağıdaki uyum protokolleri imzalanmıştır.

  • Tamamlayıcı Protokol,
  • AKÇT Yetki Alanına Giren Maddelere İlişkin Tamamlayıcı Protokol,
  • Tamamlayıcı Protokol’ün ticari hükümlerinin önceden yürürlüğe konmasını sağlayacak bir Geçici Anlaşma.

Tamamlayıcı Protokol, Türkiye’nin istekleri doğrultusunda, sadece teknik, hukuki bir anlaşma olarak düzenlenmemiş; genişlemenin doğurduğu yeni şartlar sebebiyle, Katma Protokol’deki yükümlülüklerimize ilişkin bazı "esneklik tedbirleri" de getirmiştir.

Diğer taraftan, Yunanistan’ın Topluluğa katılmasını takiben, Yunanistan ile ülkemiz arasında, 20 Nisan 1988 tarihinde kısaca "Uyum Protokolü" olarak da adlandırılan;

  • "Helen Cumhuriyetinin Topluluğa Katılması Dolayısıyla Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu Arasında Ortaklık Kuran Anlaşmaya Ek Protokol" ve
  • "Helen Cumhuriyetinin Topluluğa Katılması Dolayısıyla AKÇT’nin Yetki Alanına Giren Maddelere İlişkin Anlaşma ile İlgili Protokol"

imzalanmıştır.

Sözkonusu Protokol ülkemiz tarafından, 28.5.1988 tarihinde onaylanmış, ancak onay işlemlerinin iki taraf açısından da tamamlanmasına kadar geçecek sürenin uzaması ihtimaline karşı, karşılıklı olarak alınacak otonom tedbirlerle, Yunanistan’ın Türkiye ile ticaretinde Türkiye-AET Ortaklık Anlaşması’ndan kaynaklanan hükümlerin, 1 Ocak 1989 tarihinden itibaren uygulanması sağlanmıştır.

İspanya ve Portekiz’in 1986 yılında Topluluğa katılması sonucu ise, 23 Temmuz 1987’de imzalanan:

  • "İspanya Krallığı ile Portekiz Cumhuriyetinin Topluluğa Katılmalarından Dolayı Türkiye Cumhuriyeti ile AET arasında Ortaklık Yaratan Anlaşmaya İlişkin Protokol’,
  • "İspanya Krallığı ve Portekiz Cumhuriyetinin Topluluğa Katılmalarından Dolayı Türkiye Cumhuriyeti ile AKÇT Üyesi Ülkeler Arasında AKÇT’nin Yetki Alanına Giren Maddelerle İlgili Anlaşmaya İlişkin Protokol" ve
  • "Türkiye Cumhuriyeti ile AET arasındaki Ortaklık Anlaşması’nı Tamamlayıcı Protokol",

1 Nisan 1988 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere onaylanmıştır.

Gerek Yunanistan, gerek İspanya ve Portekiz’in Topluluğa katılmalarını takiben gerçekleştirilen bu Protokoller incelendiğinde, 1.1.1981 tarihinde Topluluğa tam üye olmasına karşın, Yunanistan’la bir Uyum Protokolü’nün, ancak, 1988 yılında ve konunun daha ziyade siyasi önemi gözönünde tutularak gerçekleştirilebildiği görülürken, İspanya ve Portekiz’in katılmaları dolayısıyle gerçekleştirilen Protokollerin, daha fazla teknik ayrıntıya yer verdiği ve bu ülkelerle ülkemiz arasındaki ticaretin içinde yürüyeceği koşulların ayrıntılarıyla tespit edildiği gözlenmektedir.

Tarafların Katma Protokol’den Kaynaklanan Yükümlülükleri

Katma Protokol, ekonomik ve sosyal hayatın her alanına ilişkin hükümler içermekle birlikte, Gümrük Birliği’nin gerçekleştirilmesine yönelik bölümlere ağırlık verilmiştir.

Katma Protokol, AKÇT ve EURATOM ürünlerine ilişkin hüküm ihtiva etmemekte, yalnızca AET’nin yetki alanına giren ürünlere ilişkin düzenlemeler içermektedir.

Malların Serbest Dolaşımına İlişkin Yükümlülükler

A. Sanayi Mamulleri

i. Türkiye ve Topluluk arasında gümrük vergileri ile eş etkili vergi ve resimlerin kaldırılması ve Türkiye’nin OGT’ne uyumu

Gümrük Birliği’nin esasını teşkil eden gümrük vergileri ile eş etkili vergi ve resimlerin kaldırılması, Türkiye’nin Topluluğun OGT’ne uyumu ve miktar kısıtlamalarının kaldırılması, Katma Protokol’ün 7-35 inci maddelerinde düzenlenmiştir.

Protokole göre, Topluluğun Türkiye’den ithal edilen sanayi mamullerine uyguladığı gümrük vergileri ve miktar kısıtlamalarını Protokol’ün yürürlüğe girdiği tarihte sıfıra indirmesi öngörülmektedir.Katma Protokol, Topluluk açısından gümrük vergilerinin kaldırılması konusunda 4 istisna getirilmiştir. Bunlar, bazı petrol ürünleri, perakende satışa arzedilmeyen pamuk ipliği, diğer işlenmiş pamuklu dokumalar, yün ya da ince hayvan kılından yapılma makina halılarıdır.

Türkiye ise, Topluluk çıkışlı sanayi mallarına (AKÇT ve EURATOM hariç) karşı uyguladığı gümrükleri, 1973 yılından başlamak üzere, geçiş döneminde dış rekabet gücü kazanacağı düşünülen üretim dallarında 12 yıl, daha uzun bir süre sonunda dış rekabete açılabilecek sektörlerde ise, 22 yıl sonunda Topluluğun Ortak Gümrük Tarifesi ile aynı düzeye indirmekle yükümlüdür. Bu kapsamda iki liste hazırlanmış ve bu listeler 12 ve 22 yıllık listelerde yer alan ürünler olarak tanımlanmıştır.

Katma Protokol’ün 17 ve 18 nci maddeleri Türkiye’nin OGT’ne uyum takvimini içermektedir.

ii. Miktar kısıtlamalarının kaldırılması

Protokol uyarınca, Topluluğun geçiş döneminin ilk gününden itibaren Türk sanayi ürünlerine karşı uyguladığı bütün miktar kısıtlamalarını ve eş etkili tedbirleri kaldırması gerekmektedir.

Türkiye, Topluluk çıkışlı özel ithalatının 1967 yılında gerçekleşen miktar kadarlık bölümünü kademeli olarak, libere ederek bunu Topluluğa konsolide etmekle, başka deyişle, bir daha sınırlamaya tabi tutmamakla yükümlüdür.

B. Tarım Ürünleri

Katma Protokol’ün 33/2 ve 3 üncü maddeleri Topluluğun genel mükellefiyeti olarak Türkiye’nin Topluluk Ortak Tarım Politikası’na uyum sürecinde, Türk tarımının çıkarlarını gözönünde tutacağını, Ortak Tarım Politikası’nda meydana gelecek gelişme ve değişiklikleri Türk tarafına bildireceğini hükme bağlamaktadır.

Protokol’ün 33/1 nci maddesinde ise, "22 yıllık bir dönem içinde Türkiye, tarım ürünlerinin Türkiye ve Topluluk arasında serbest dolaşımını için Türkiye’de uygulanması gerekli Ortak Tarım Politikası tedbirlerini bu dönemin sonunda alabilmek amacıyla, kendi tarım politikasının uyumu yoluna gider" şeklindeki hükümle tarım alanındaki serbest dolaşımın gerçekleştirilebilmesi için, Türk tarım politikasının OTP’na uyumu zorunlu kılınmaktadır.

Öte yandan, Protokol’ün 35 nci maddesi uyarınca taraflar, birbirlerine, tarım ürünleri alışverişleri için kapsamı ve usulleri Ortaklık Konseyi tarafından tespit edilecek olan tercihli bir rejim tanıyacaklardır.

Kişilerin Serbest Dolaşımı

Katma Protokol, Topluluk ile Türkiye arasında, gümrük birliğini aşan bir ekonomik bütünleşme öngörmüştür. Bu nedenle, malların serbest dolaşımına ilişkin hükümlerle yetinmeyip, aynı serbestiyi sermaye, işgücü ve hizmetler açısından da öngörmüştür. Ancak, bu konulara ilişkin hükümler, çoğunlukla bağlayıcı olmamış ve geleceğe yönelik dilekler olarak ifade edilmiştir.

Protokol’ün 36 ncı maddesine göre, Türkiye ile Topluluk arasında işçilerin serbest dolaşımı, Ankara Anlaşması’nın yürürlüğe girişinden sonraki 12 nci ve 22 nci yıl arasında kademeli olarak gerçekleşecek, buna ilişkin usuller ise, Ortaklık Konseyi tarafından kararlaştırılacaktır. Yine aynı madde uyarınca, bu konuda izlenecek yöntemler, Ankara Anlaşması’nın 12 nci maddesi çerçevesinde Konsey tarafından saptanacaktır.

Sermayenin Serbest Dolaşımı

Katma Protokol’ün 50/2 nci maddesi uyarınca, mal ve hizmet alışverişleriyle sermaye hareketlerine ait ödemelerin serbestleştirilmesi, miktar kısıtlaması, hizmet edinimi ve sermaye hareketleriyle ilgili serbesti prensipleri dahilinde gerçekleştirilir.

Protokol’ün 50/3 ncü maddesine göre, taraflar, Roma Antlaşması’nın III sayılı ekinde yer alan görünmeyen işlemlere ait transferlerde uyguladıkları rejimi daha kısıtlayıcı hale getiremezler. Ancak, Ortaklık Konseyi’nin bu konuda istisnai karar alma yetkisi bulunmaktadır.

Türkiye, Topluluk kaynaklı yabancı sermayeye tanıdığı rejimi kolaylaştırmakla yükümlüdür. Taraflar, aralarındaki sermaye hareketleri ve buna ilişkin ödemelere zarar verecek yeni kısıtlama koymaktan, eskilerini arttırmaktan sakınırlar.

Hizmetlerin Serbest Dolaşımı

Protokol’ün 41/1 nci maddesi uyarınca, taraflar, karşılıklı olarak yerleşme hakkı ve hizmetlerin serbest dolaşımına yeni kısıtlamalar getirmemekle yükümlüdürler. Yerleşme hakkı ve hizmetlerin serbest dolaşımına ilişkin mevcut kısıtlamalar ise, tedricen kaldırılacaktır. Bu kısıtlamaların kaldırılması için uygulanacak yöntem, sıra ve süreler Ortaklık Konseyince saptanacaktır. Protokol’ün 42 nci maddesinde ise, ulaştırma sektörü ile ilgili Türk mevzuatının Topluluk kurallarına uyumu düzenlenmektedir. Buna göre, Roma Antlaşması ile tesis edilmiş Topluluk ortak ulaştırma kurallarının Türkiye’ye teşmil edilmesine dair usuller Ortaklık Konseyi tarafından saptanacaktır.