E-Bülten

Sözlük

Döviz

1 $ = 3,57 TL
1 € = 4,15 TL
14469952 Ziyaretçi

Tekstilci Ayakta mı? Yoksa Uykuda mı?

Tekstilci Ayakta mı? Yoksa Uykuda mı?

            İthalatta Koruma Önlemlerine İlişkin 2011/1 ve 2011/2 Sayılı Tebliğlerin, 13.01.2011 tarih ve 27814 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanması ile Tekstil ithalatçıları arasında tabiri caizse bir şaşkınlık yarattı. Bu uykuda olan birisinin gürültüyle uyanmasının verdiği şaşkınlık gibiydi.

Öncelikle kumaş İthalatçılarını ilgilendiren 2011/1 sayılı tebliğin örme kumaşları kapsamadığını, dokuma kumaşlardan da ipek ve keten mensucatın kapsam dışı tutulduğunu belirtmek gerekir.

Söz konusu iki tebliği ele alacak olursak:

-2011/2 sayılı tebliğ ile hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün korunması yerinde bir karar olarak görünmektedir.

Koruma önleminin olmaması, Kaliteyi yakalamış Türk konfeksiyon ve hazır giyim sektörünü, ucuz ama kalitesiz uzak doğu malları ile rekabet edebilmek için kaliteden ödün vermek zorunda bırakabilirdi. Kaliteli mal üreten bir sektörü ucuz ama kalitesiz mala karşı korumayı planlamak yerinde bir karar olarak görünmektedir.

Ayni savunmayı kumaş üreticileri için yapmak çok mümkün değildir. Bu nedenle burada 2011/1 sayılı tebliğin uygulanmasının bir çok olumsuzluğa neden olacağını belirtmek gerekir.

Tekstil sektöründe yıllardan beri iki grup bulunmaktadır. Birinci grup, sadece işini düşünen, ar-ge çalışmaları yapan,yenilikleri takip eden, tekstilden kazandığını tekstile yatıran ve dünyada yeni müşteriler elde etmek için gecesini gündüzüne katan tekstilcileri kapsamaktadır.

İlk grubun çok da haberdar olmadığı ikinci bir grup daha var. Bu grup eski yıllardan kalma alışkanlıklarını devam ettiren para kazanmak için devletten bir şeyler bekleyen kısım. Bu gruptakilerin bir kısmı yıllardan beri tekstilden kazandıklarını başka sektörlere yatırmışlar ve dolayısıyla tekstilde dünya ile rekabetten uzak eski teknoloji makinelerle baş başa kalınca para kazanamaz duruma düşmüşlerdir.

Eskiden yaptıkları gibi yine yoğun lobi çalışmalarına girerek devletin kendilerini korumalarını istemişlerdir.  Oysa korumalarını istedikleri alanda ithal edilen bazı kumaşları burada üretememektedirler.

Devletin yerli sanayiyi koruması tabi ki desteklenmesi gereken bir durumdur. Ama hangi şartlarda?

Gelişmiş ülkelerde yerli üretimlerini çeşitli koruma önlemleri ile desteklemektedirler. Fakat bizdekinden farklı yönü bulunmaktadır.

Koruma önlemi kaliteli mal üretilen alanlarda yapılmalı, Yani ucuz ve kalitesiz mallara karşı yerli üretici korunmalı.

Örnekleri ülkemizde mevcuttur. Polyester ve devamsız suni mensucata İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2002/2 sayılı Tebliğ ile dampinge karşı vergi yürürlüğe konulmuş ve bu önlem 2008/25 Sayılı Tebliğ ile devam ettirilmiştir.. Söz konusu önlemlerle o sektörde günümüze kadar ne gibi yatırımlar yapılmıştır?

Bu sektör dünya ile rekabet eder hale mi gelmiştir yoksa aradan geçen sekiz yıllık zaman içersinde rekabettin çok gerisinde mi kalmıştır? çok iyi gözlenmeli.!!

Başka bir örnek olarak da Kadife Kumaşlara TSE standardı getirilmesini gösterebiliriz. İthalatı kısıtlamak için getirilen bu standart sonucunda o alanda ilerleme mi oldu yoksa gerileme mi?!

Kumaş ithalatına ek vergi konulmasının nedenlerinden biri olarak ithalat artışı gösterilmiş. Sadece İthalat artışını baz almak çok sağlıklı bir değerlendirme yapabilmemiz için yeterli olmayacaktır. Kaldı ki kumaş ithalatını baz alsak bile 2010 yılı ithalatının, 2007,2008 seviyesinde olduğunu görürüz.

Konfeksiyon son ürün olduğu için ihracatçıyı etkilemeyecektir. Ama kumaş ithalatında ek verginin yürürlüğe girmesi ihracatçıyı da ciddi sıkıntıya sokacaktır.

Olaya yüzeysel bakıldığında ihracatçı teşvik (D.İ.İ.B/D.İ.İ.) kapsamında çekeceği için teminat yükünün dışında başka etkisi olmaz denebilir. Fakat böyle düşünülmesi ciddi bir yanılgı olur. Tamamen ihracat çalışan firmalar bile üretimlerinin belli bir bölümünü kati çekmektedir, çekmek zorundadır. Neden mi?

Belge süresi içinde üretimin yetişmemesi, Ürünün bir kısmının üretim aşamasında bozulması, müşterinin malı kabul etmemesi, siparişin iptal edilmesi gibi sayısız neden gösterebiliriz.

Dahilde İşleme İzin Belgesi süresi içinde çıkılamayan hammaddeyi başka bir belgeye devir hakkı olmadığı için bu uygulamanın kumaş ithalatında uygulanması ciddi sıkıntılara yol açacağı aşikardır.

Aklımıza ithal yerine yerli girdi kullanılması gelebilir. Yukarda da belirtildiği gibi bir çok kalitedeki kumaşı yerli üretimden temin ederek avrupaya satamazsınız. İthal edilen bazı kumaşlar ne yazık ki ülkemizde aynı kalitede üretilememektedir.

Ayrıca bu kararların yürürlüğe girmesi halinde konfeksiyon fiyatlarında ciddi artışlar meydana geleceği için 2011 yılı enflasyon hedeflerininde de sapmalara neden olacaktır.

Bir de Uyarıda bulunmak istiyorum. Bu önlemlerin ek gümrük vergisi olarak uygulanacak olması önlemleri etkisiz hale getirmek isteyen ithalatçıları yeni arayışlara itecek, dolayısıyla malların çoğu AB’de serbest dolaşıma sokularak ülkemize getirilecektir. Eğer önlemlerin etkisiz hale getirilmesinin önüne geçmek istiyorsak ek verginin menşe ye göre alınmasının sağlanması gerekmektedir. Yoksa yerli üreticiyi koruyalım derken AB merkezli konfeksiyonculara destek vermiş oluruz.

Dileğimiz verilen kararların ülke ekonomimize kazanç getirmesi…

Akif Parlatan

Gümrük Müşaviri

--------------------------------------------------------------------------------

Diğer Yazıları:

Cari Açık Yanlış Hesaplanıyor..!

Sağlık Bir Bütündür...

Tekirdağ Guınness Rekorlar Kitabına Girebilir...!!!

Tekstilci Ayakta mı? Yoksa Uykuda mı?
Serbest Bölgelerde Telafi Edici Vergi Nasıl TELEF Edici Vergiye Dönüşüyür

Türk Ekonomisinde Yanlış Bilinenler

Serbest Bölgede Üretim yapan firmaların yarattığı haksız rekabet ve vergi kayıpları

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) Hakkında Kamuoyu Yanlış Bilgilendiriliyor